İSTANBUL (Medyascope / Ajanslar) – Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin dönemin Tunceli Barosu Başkanı Kenan Çetin’in evinin kapısına 26 Ocak’ta bırakılan notta, “Gülistan Doku’nun Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Sonel ile ilişkisi vardı” ifadelerinin yer aldığı öğrenildi.

Haberin özeti
- Gülistan Doku’nun öldürülmesiyle ilgili soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Soruşturma dosyasına giren isimsiz bir notta Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Sonel’in adı “Gülistan Doku’yla ilişkisi olduğu” iddia ediliyor.
- Soruşturma kapsamında tutuklanan Mustafa Sonel, ifadesinde Doku’yu tanımadığını iddia etmişti.
- Gülistan Doku soruşturmasında Umut Altaş için Kırmızı Bülten çıkarıldı.
- Geçmişteki hastane kayıtlarının silinmesi nedeniyle dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
- Yürütülen soruşturma sonucunda 15 şüpheliden 11’i tutuklandı.
Bilmeniz gerekenler
Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada önemli bir delilin 27 Ocak’ta dosyaya girdiği öğrenildi.
Buna göre dönemin Tunceli Barosu Başkanı Kenan Çetin’in şehirde bulunan evinin kapısına 26 Ocak 2026 akşamı bir not bırakıldı. Notta “Gülistan Doku’nun Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Sonel ile ilişkisi vardı” ifadeleri yazıldı.
Çetin, notu ertesi gün Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına iletti ve not Gülistan Doku soruşturma dosyasına eklendi.
Mustafa Türkay Sonel iddiaları reddetmişti
Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in jandarma ifadesinde, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi ben de basından duyduğum kadarıyla tanıdım” şeklinde ifade verdiği öğrenilmişti.
Firari şüpheli için Kırmızı Bülten
Öte yandan Adalet Bakanlığı, Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş‘ın geçici tutuklanması ve Kırmızı Bülten ile uluslararası seviyede aranması için resmi süreci başlattı.
Adalet Bakanlığı, Altaş’ın iade dosyasını hem ABD makamlarına iletilmek, hem de INTERPOL Genel Sekreterliği tarafından Kırmızı Bülten yayımlanmasını sağlamak üzere ilgili Bakanlıklara bildirdi.
Başhekim de tutuklandı
Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarının silinmesine ilişkin Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir, Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi.
Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarının silinmesiyle suçlanan Özdemir, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
11 kişi tutuklu
“Kasten öldürme”, “cinsel saldırı” ve “suç delillerini yok etme” suçlamalarıyla gözaltına alınan 15 şüpheliden 11’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tutuklanan isimler arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in yanı sıra, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zaynal Abakarov, Abakarov’un annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de bulunuyor. Ayrıca valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu ile SIM kart verilerini sildiği öne sürülen eski polis Gökhan Ertok da tutuklananlar arasında yer aldı.
Öte yandan İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in gözaltı işlemleri sürüyor.
DEM Partili Koçyiğit: “Soylu da sorgulanmalı”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ortada sadece bir cinayet dosyası olmadığını, bir suç şebekesi olduğunu ifade ederek şunları dedi:
“Bir çatı örgütlenmesi var. Buraya sadece bir cinayet ve bir cinayetin örtbas edilmesi meselesi olarak bakamayız. Bir mülki idare amiri, ildeki her insanın can güvenliğinden ve mal güvenliğinden sorumlu mülki idare amirinin oğlu bir cinayet işliyor ve kendisi bu cinayeti örtbas etmek için devletin bütün birimlerini harekete geçiriyor. Kendi makamını kullanıyor, kendi valilik forsunu kullanıyor yetmiyor bütün aileyi ve bütün kamuoyunu da yanlış yönlendirip günlerce orada Munzur Gölünde arama çalışmaları yaparak dikkatleri sürekli dağıtıyor. Peki bu mesele gerçekten sadece vali ile mi sınırlıdır? Vali ile sınırlı olduğunu da düşünmüyoruz. Valinin çok yakın arkadaşı dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da sorgulanmalıdır, ifadesi alınmalıdır. Sorumluluğu vardır. Şimdi çıkıp zamanında ‘biz bütün bunları sorguladık ama bir şey çıkmadı’ demekle olmaz. Bu nasıl bir soruşturmadır ki düşünün aileden SIM kartı alma görevi normalde kriminal büroda olması gerekirken, oradaki cinayet büroda olması gerekirken ilgili kollukta olması gerekirken vali kendi eliyle teslim alıyor. Vali sonra SIM kartı bir eski polis olan hackera gönderiyor ve bilgileri sildiriyor sonra getiriyor emniyete veriyor. Kimse de demiyor ki ‘ya kardeşim senin bunu almaya hakkın yok, sen bu sim kartı alamazsın’, ‘ailesi verse de alamazsın böyle bir yetkin yok’ diyen var mı? Yok.”
Ne olmuştu?
Gülistan Doku, Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisiydi. 4 Ocak 2020’de kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu’ndan (KYK) ayrıldı ve 5 Ocak 2020’de yurda dönmedi. Doku’nun dönmemesi üzerine arkadaşları endişelenip Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu ve ailesine haber verdi.
Doku ailesi, 6 Ocak 2020’de Emniyet Müdürlüğü’ne Gülistan Doku için kayıp başvurusunda bulundu. Emniyet, Gülistan Doku’nun arkadaşlarıyla görüştü, telefon sinyallerini ve şehirdeki MOBESE kayıtlarını izledi. İncelemeler sonucunda Doku’nun Atatürk Mahallesi’ndeki minibüs durağından üniversiteye giden araca bindiği ancak üniversiteye gitmediği gözlemlendi.
İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı 7 Ocak 2020’de arama çalışması başlattı. Amcası, Gülistan Doku’nun kaybolmadan bir gün önce eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov ile tartıştığını ve Abakarov’un Doku’ya zor kullandığını söyledi. Bu iddianın doğru olduğu ortaya çıktı.
Telefon sinyallerini tarama çalışmaları Uzunçayır Baraj Gölü ve Dinar Deresi çevresinde yoğunlaştırıldı. Yaklaşık on gün sonra basına yansıyan görüntülerde Gülistan’ın, Abakarov’un çalıştığı kafeye gittiği ve Abakarov ile tartıştığı görüldü.
“İntihar” algısı
Aynı gün anaakım medyada Doku’nun intihar etmiş olabileceğine dair haberler yayımlanmaya başladı. Doku ailesi bu iddiaları kabul etmedi.
Ailenin avukatı, Abakarov’un şüpheli olarak tutuklanması için 17 Haziran 2020’de Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verdi. Haziran ayındaki incelemede Abarakov’un 26 Şubat 2020’de bir arkadaşına telefonuna bir gün sonra el konulacağına dair mesaj attığı ortaya çıktı. İncelemeler sonucunda Abakarov’un Gülistan Doku’nun dosyasına erişimi olduğu anlaşıldı. Abakarov’un tutuklanma talebi ise reddedildi.
Abarakov’un Asayiş Şube’de görevli üvey babası Engin Yücer, sosyal medya hesabından Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddiasına dair bir fotoğraf paylaştı ve bunun dosyada bulunduğunu belirtti. Ancak savcı, dosyada böyle bir bilginin olmadığını söyledi. Doku ailesi bunun üzerine suç duyurusunda bulundu.
Bu arada 22 Haziran 2020’de abla Aygül Doku, ifade vermek üzere Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne çağrıldı.
Uzunçayır Baraj Gölü içinde ve Sarısaltuk Viyadüğü çevrelerinde su altında yapılan arama çalışmaları İçişleri Bakanlığı talimatıyla 6 Temmuz 2020’de durduruldu. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Doku ailesi 17 Temmuz’da görüştü. Görüşmenin ardından barajdaki su boşaltıldı ve su altı arama çalışmaları yeniden başladı.
Tarihler 21 Temmuz 2020’yi gösterdiğinde bilirkişi raporu savcılığa gönderildi. Raporda yer alan görüntülerde Abakarov’un Gülistan Doku’yla “ihtar ve ikaz eder biçimde fazlaca ısrarcı şekilde konuştuğu” belirtildi.
Doku ailesinin avukatı bu görüntüler üzerine, 23 Temmuz 2020’de Abakarov için tekrar tutuklama talep etti ancak bu talep “hukuka uygun bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Abakarov’un ifadesinin alınmasına karar verildi. Abarakov ve babası Engin Yücer dosyada şüpheli olarak yer aldı.
6 yıl sonra yeniden
Gülistan Doku’nun ailesi 24 Ocak 2024’te Abarakov’un tutuklanması ve Yücel’nin şüpheli sıfatıyla dosyaya girmesi talebinde bulundu. Aile ayrıca dönemin valisi Tuncay Soyel hakkında “görevi kötüye kullanmaktan” suç duyurusunda bulundu.
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Zaynal Abarakov‘un da bulunduğu 13 kişi 13 Nisan 2026’da gözaltına alındı.
15 Nisan 2026’da Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Şu an gözaltında olan Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” dedi.
16 Nisan 2026’da eski polis memuru Gökhan Ertok tutuklandı. Ertok’un Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girerek iki kişiyi sildiği iddia ediliyor. Ertok’un ardından Gülistan Doku’yla son temas eden kişi olduğu iddia edilen İl Özel İdaresi’nde görevli olan Erdoğan Elaldı da tutuklandı.
Aynı gün gizli tanık “Şubat”, dönemin eski Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı Uzi ile öldürdüğünü ileri sürdü. Sabah gazetesinin ulaştığı ifadede cinsel saldırı, hamilelik ve delil karartma iddiaları da yer aldı.
17 Nisan 2026’da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatıldı. Müfettiş olarak İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışan Sonel açığa alındı.
- Gülistan Doku soruşturması: Tunceli Devlet Hastanesi hakkında soruşturma başlatıldı
- Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden bir yıl geçti, akıbeti hâlâ bilinmiyor, soruşturmada ilerleme yok
- Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku: “Deliller 10 bin dolar karşılığında yok edildi”
- Gülistan Doku soruşturması: Dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu dahil 13 kişi gözaltına alındı







