Demirtaş cezaevinden yazdı: Süreç somut adımlar gerektiriyor, yeni bir siyaset zemini kurulmalı

İSTANBUL (Medyascope) – Selahattin Demirtaş, Qad Barış Araştırmaları Derneği için kaleme aldığı yazıda çözüm sürecinin artık somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, Kürt-Türk ilişkilerinin bölgesel düzeyde yeniden ele alınmasını ve siyasi aktörlerin daha kapsayıcı bir uzlaşma zemini oluşturmasını istedi.

Demirtaş cezaevinden yazdı
Demirtaş cezaevinden yazdı: Süreç somut adımlar gerektiriyor, yeni bir siyaset zemini kurulmalı
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Selahattin Demirtaş, cezaevinden yazdığı yazıda çözüm sürecinin somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
  • Demirtaş, Türkiye’nin değişen jeopolitik koşullarına ayak uydurması için Kürt-Türk ilişkilerinin yeniden ele alınmasını istedi.
  • Sürecin Kürtlere ne kazandıracağını bilmediklerini ifade eden Demirtaş, dil ve kimlik konularının önemine dikkat çekti.
  • Somut adımlar atılmadığı takdirde mevcut fırsatların kaçırılabileceğini belirtti.
  • Demirtaş, siyasi liderlerin daha kapsayıcı ve iş birliğine dayalı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Almanya merkezli Qad Barış Araştırmaları Derneği için cezaevinden yazdı. Demirtaş yazıda, dünyada ve bölgede yaşanan dönüşümlerin Türkiye’yi doğrudan etkilediğini belirterek, yürütülen çözüm sürecinin artık somut ve görünür adımlarla ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.

Demirtaş, kapitalizmin ve emperyalizmin doğasına içkin krizlerle birlikte hem Ortadoğu’da hem de Türkiye’de eski düzenlerin çözüldüğünü ifade ederek, dünyanın ne Soğuk Savaş dönemindeki iki kutuplu yapıya ne de ABD merkezli tek kutuplu düzene benzediğini söyledi. Önümüzdeki dönemin, hiçbir gücün kalıcı hegemonya kuramayacağı, güç dengelerinin sürekli değiştiği uzun bir geçiş dönemi olacağını belirten Demirtaş, hegemonya savaşlarının önümüzdeki on yılların “yeni normali” haline gelebileceğini kaydetti.

Türkiye’nin bu dönüşümden doğrudan etkilenen ülkelerin başında geldiğini ifade eden Demirtaş, buna karşın Ankara’nın değişimi yönetme ve bundan yararlanma kapasitesini artırdığını savundu. Çözüm sürecinin de bu yaklaşımın sonucu olarak ortaya çıktığını belirten Demirtaş, sürecin devlet açısından stratejik bir hedefe hizmet eden önemli bir taktik olduğunu söyledi.

Ancak sürecin devlet tarafından stratejik düzeyde ele alınmadığını ifade eden Demirtaş, esas eksikliğin Kürt-Türk ilişkilerinin bölgesel ölçekte yeniden tanımlanmaması olduğunu dile getirdi. Özellikle Suriye ve Irak’taki Kürtlerle ilişkilerde daha kapsayıcı ve hak temelli bir yaklaşımın benimsenmesinin herkes için daha fazla kazanç sağlayacağını belirtti.

“Sürecin Kürtlere ne kazandıracağını bilmiyoruz”

Demirtaş, sürecin Kürtlere, Türkiye’deki yurttaşların özgürlüklerine, demokratik yaşama, temel insan haklarına ve ekonomik refaha ne kazandırdığının ya da kazandıracağının net olmadığını ifade ederek, bunun sürecin en zayıf ve en çok tartışılan yönü olduğunu söyledi.

Türkiye’nin son yıllardaki savaş ve yıkım ortamından süreç sayesinde uzak durmayı başardığını belirten Demirtaş, bunun önemli bir kazanım olduğunu kaydetti. Ancak aynı dönemde Kürtçe konuşan bir annenin TBMM komisyonunda konuşamadığını, Kürtçe yazılı çantası bulunan bir gazetecinin Meclis’e alınmadığını hatırlatarak, bu tür uygulamaların Kürtleri incittiğini ve Kürt sorununun temel başlıklarından birinin dil ve kimlik meselesi olduğunu vurguladı.

Demirtaş, bu olaylar karşısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin haberdar olması halinde farklı davranacağını düşündüğünü belirterek, Kürtçenin kamusal alanda korunması ve desteklenmesine yönelik güçlü bir mesajın toplumdaki birçok önyargıyı ortadan kaldırabileceğini ifade etti.

“Somut ve görünür adımlar atılmalı”

Yazısında sürecin artık elle tutulur ve gözle görülür adımlar gerektirdiğini belirten Demirtaş, söz konusu adımların bir taviz değil, ortak yaşamın gereği olan meşru haklar olduğunu söyledi.

Dünyada yaşanan köklü değişimlerin doğru analiz edilmesi ve Türkiye’de geniş bir uzlaşma zemininin oluşturulması halinde elde edilecek kazanımların katlanacağını ifade eden Demirtaş, dar siyasi hesapların ise mevcut fırsatların kaçırılmasına yol açabileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bundan sonraki tutumunun belirleyici olacağını belirten Demirtaş, çevresinde fırsatçı ve çıkar odaklı çevrelerin çoğaldığını öne sürdü. Erdoğan’ın ilkeli ve adil uzlaşmaların önünü açması gerektiğini ifade eden Demirtaş, “butlan“, kayyum uygulamaları ve uzun tutukluluklardan medet uman yaklaşımlara prim verilmemesi çağrısında bulundu.

“Yeni bir siyaset zemini kurmanın zamanı”

Türkiye’deki siyasi ortamı sert sözlerle eleştiren Demirtaş, siyasetin niteliksizleştiğini ve toplumun gerçek sorunlarından uzaklaştığını söyledi. Muhalefet ve iktidardaki tüm siyasetçilerin, dünyanın hızla değiştiği bir dönemde ortak çözüm arayışlarına yönelmesi gerektiğini belirtti.

Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Özgür Özel başta olmak üzere tüm siyasi liderlerin daha geniş, daha kapsayıcı ve daha kazançlı bir iş birliği zemini oluşturması gerektiğini ifade etti.

Olağanüstü uygulamaların ve sürekli gerilim siyasetinin sona erdirilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, önce demokratik siyasetin zemininin güçlendirilmesini, ardından yeni bir toplumsal sözleşmeden demokrasi reformlarına, yeni siyasi ittifaklardan mücadele birliklerine kadar birçok başlığın daha rahat tartışılabileceğini söyledi.

Demirtaş, yazısını “Eğer ki kimse buna yanaşmıyor veya cesaret edemiyorsa da umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin” sözleriyle tamamladı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş