Aziz İhsan Aktaş davası | Ali Rıza Yılmaz: “Örgütten beraat istenip diğer suçlardan ceza talep edilmesi çelişkidir”

İSTANBUL (Medyascope) – Aziz İhsan Aktaş davasının üçüncü duruşmasında savunma yapan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, örgüt üyeliğinden beraat talep edilirken diğer suçlardan ceza istenmesini “çelişkili” olarak nitelendirdi. Yılmaz, hakkındaki tüm suçlamalardan beraatini istedi.

Ali Rıza Yılmaz
Aziz İhsan Aktaş davası | Ali Rıza Yılmaz: “Örgütten beraat istenip diğer suçlardan ceza talep edilmesi çelişkidir”

Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil 7 kişinin tutuklu olduğu, 200 sanıklı “Aziz İhsan Aktaş” davasının üçüncü duruşmasına dokuzuncu günde, Silivri’de Marmara Ceza İnfaz Kurumları karşısında inşa edilen 2 bin 295 kişilik yeni salonda devam edildi.

Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, mütalaaya karşı beyanda bulundu Yılmaz, “örgüt üyeliği” suçlamasından beraat, “ihaleye fesat karıştırma”, ”resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” gibi suçlamalarla ceza talep edilen mütalaaya itiraz etti.

Hakkındaki iddiaların tamamen soyut olduğunu dile getiren Yılmaz, “Bu yargılamayı da bu iddiaların gerçek olup olmadığını bulmak için yaptık. Yargılama sonunda hakkımda aleyhte herhangi bir delil bulunamadı. Buradaki diğer arkadaşlar gibi ben de hedefe konu kişilerden biriyim” dedi.

“Benimle ilgili ilk andan itibaren gömleğin delikleri yanlış iliklendi. Bu sebeple mütalaaya katılmıyorum” diyen Yılmaz, “Soruşturma savcısı örgüte yardım etmek için ihaleleri yönlendirdiğimiz iddiasında bulunmuştur. Duruşma savcısı ise örgüt iddiasından beraat talep etti. İnsanlar tanımadığı kişlerle örgüt olamazlar. Ben Aziz İhsan Aktaş’ı ve akrabalarını tanımam. Bugüne kadar kendileriyle bir iletişimim de olmadı” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, devamında şunları söyledi:

“Hakkımda bu konuda talep edilen beraat ile hukukun er ya da geç tecelli edeceğine inanıyorum. Ama başından itibaren söylüyorum, iddianameden önce de savcılık benim öğütle ilişkiimin olmadığını biliyordu. Ancak bugün örgüt ile ilişkim olmadığının bir kez daha anlaşıldığını düşünüyorum. Örgütten beraatım talep ediliyorsa diğer suçlardan cezamın talep edilmesi mütalaanın çelişkili olurunu göstermektedir. Diğer suçlardan da beraatımı talep ediyorum.

İddianamedeki ithamlar tüm taraflarca çürütüldü. Bilirkişi raporlarındaki hatalar tek tek ortaya döküldü, suç işlemenmediği anlaşıldı. Benim de ihalelerle ilgili herhangi bir sorumluluğum bulunmamaktadır. Memur arkadaşlar ihalelere dahil olmadığımı, baskı ve telkinde bulunmadığımı söylediler.

Biz muhalif bir belediyeyiz, dolayısıyla müfettişler kılı kırk yararak çok sıkı denetim yaparlar. Bir gün dahi beni çağırıp bilgime başvurmadılar. Çünkü ihalelerden sorumlu olmadığımı en iyi onlar biliyorlar. Ama mütalaada, sanki hiç yargılama yapılmamışçasına, deliller değerlendirilmeksizin cezalandırılmam talep edildi. Yargılanma sürecinde suçsuzluğumun ispatlandığını ve heyetinizin de bunu farkında vardığını düşünüyorum.

Peşinen suçlu ilan edilerek tutuklandım. Delillerden kişilere gidilmedi, kişileri cezalandırmak için deliller oluşturulmaya çalışıldı. Hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum. Ben 70 yıllık hayatımda namusumla, şerefimle, ailemden aldığım terbiyeyle yaşadım. Kendime güveniyorum, kendimden eminim, birlikte görev yaptığım arkadaşlarımdan da eminim.

Nasıl ki doğru söyleyenler yargılandı, iftira atanlar da bir gün yargılanıp hesap verecektir. Ben siyaseti zenginleşme aracı olarak görmedim ve kullanmadım.

Bu süreç bizim için bir özgürlük ve demokrasi mücadelesi oldu. Bu mücadeleyi demokrasi ve yargı tarihi yazacaktır. Ben Ali Rıza Yılmaz olarak dik durdum, doğruları söylemekten vazgeçmedim, kimseye iftira atmadım. Ancak suçlu olanlar yalan söyler ve iftira atarlar çünkü başka çıkış yolları yoktur.

‘Yanlış hesap Bağdat’tan döner’ derler. Siz de vereceğiniz beraat kararı ile iftira atanların hesaplarını Silivri’den döndüreceksiniz. Buna inanıyorum.”

Davanın geçmişi

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş iddianamesi” olarak bilinen 578 sayfalık iddianameyi kabul etmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede 19 kişi mağdur sıfatıyla yer alırken, şüpheli sayısı 200’e ulaşmıştı. 

İddianamede, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat hakkında fezleke düzenlenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği de belirtilmişti.

İddianamede, şüpheli olmayan Ekrem İmamoğlu’nun adı 14 sayfada geçmişti. İmamoğlu için “suç örgütü lideri Ekrem İmamoğlu” ve “Ekrem İmamoğlu suç örgütü” ifadelerinin kullanıldığı görülmüştü.

Şüpheliler arasında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere yer alıyor. Ayrıca Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de aralarında bulunuyor.

Savcılık, Aziz İhsan Aktaş hakkında dokuz farklı suçtan toplam 270 yıldan 704 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Aktaş’a yöneltilen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “edimin ifasına fesat karıştırma” yer alıyor. Ayrıca “resmî belgede sahtecilik”, “özel belgede sahtecilik” ve “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” suçları da bulunuyor.

“Rüşvet verme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “gerçeğe aykırı fatura düzenleme” suçlamaları da Aktaş’a yöneltilmişti.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı

Bir önceki duruşmada (14 Mayıs), “suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen tutuksuz Aziz İhsan Aktaş’ın 13 eylemden beraatı, 35 ayrı eylemden de cezalandırılması talep edilmişti. Aziz İhsan Aktaş’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 29 kez “ihaleye fesat karıştırma,” 19 kez “özel belgede sahtecilik”, dört kez “resmi belgede sahtecilik”, üç kez “rüşvet” ve üç kez “edimin ifasına fesat karıştırmak” suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın “suç örgütü üyeliği”nden beraatı, 30 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 17 kez “özel belgede sahtecilik”, iki kez “resmî belgede sahtecilik”, bir kez “nitelikli dolandırıcılık”, iki kez “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti.

Oya Tekin’e “rüşvet alma”, Ahmet Özer’e iki farklı eylem üzerinden “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma”, Zeydan Karalar’a “rüşvet alma”, Utku Caner Çaykara’ya “rüşvet alma”, Kadir Aydar’a “rüşvet alma” suçlamasından hapis cezası istenmişti. Oya Tekin’in eşi Celal Tekin hakkında 59 numaralı eylem kapsamında “rüşvet alma” suçundan ceza istenmişti.

Ali Rıza Yılmaz hakkında farklı eylemlerden “ihaleye fesat karıştırma” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından ceza talep edilmişti. Mütalaada ayrıca örgüt bünyesinde olduğu belirtilen 16 şirket ile bazı malvarlıklarının müsaderesi istenmişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş