İSTANBUL (Medyasope) – Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenek mi, yoksa geliştirilebilen bir beceri mi? Spekülatif‘in bu bölümünde Emre Dündar, yaratıcı düşüncenin nasıl geliştiğini, sanat, edebiyat, felsefe ve günlük yaşamdan örneklerle anlattı.
Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Yaratıcılık, mevcut malzemeye yeni bir yorum eklemekle ilgilidir ve her alanda mevcuttur.
- Sanat tarihi, diğer disiplinlere ilham verebilir ve yaratıcı faaliyetlerin zengin bir veri tabanıdır.
- Her yaratıcı faaliyetin bir malzemesi vardır ve bu malzeme sanat tarihinden ilham alabilir.
- ‘Artist Manqué’ kavramı, büyük yaratıcı potansiyele sahip ama bunu somut bir ürüne dönüştüremeyenleri tanımlar.
- Almanya’da sanatsal üretim çoğunlukla göçmenler tarafından yapılmaktadır; bu durum yaratıcılığın sosyal güvencelerle bağlantılı olduğunu gösterir.
Yaratıcı düşünce nasıl geliştirilir? Emre Dündar, yaratıcı düşüncenin ne olduğunu, hayatın farklı alanlarındaki belirtilerini değerlendirdi. Yaratıcılığın, mevcut malzemeye yeni bir yorum ekleme veya değişiklik katmak ile ilgili olduğunu söyleyen Dündar, “Büyük bir devrim niteliğinde olmasa bile, küçük bir katkı dahi mevcut formata yeni bir zenginlik katabilir ve nitelikli bir yaratıcı faaliyet olarak kabul edilir” diye konuştu.
“Yaratıcılık hayatın her alanında mevcuttur”
Dündar, en büyük yaratıcılığın, başkaları tarafından taklit edilecek ve üzerine inşa edilecek yeni bir “klişe” yarattığını söyledi:
“Yaratıcılık sadece sanatsal alanlarla sınırlı değildir. Hayatın her alanında mevcuttur. Sanat faaliyetlerindeki yaratıcı planlama ve yöntemler, şirket yönetimi, organizasyon kurma veya bir restoranın ambiyansını tasarlama gibi farklı disiplinlere uyarlanabilir. Sanat tarihi, diğer alanlara ilham ve adaptasyon için zengin bir ‘veri tabanı’ sunar.”

“Her yaratıcı faaliyetin bir malzemesi vardır”
Her yaratıcı faaliyetin bir “malzemesi” olduğunu söyleyen Dündar, “Bir yeni restoran açıyorsunuz. Özel bir ışık olsun içerisinde, insanları çekecek bir aurası olsun istiyorsunuz. Neye bakacaksınız? Sanat tarihine bakacaksınız. Eski kafe resimlerine, restoran resimlerine, belki eski saray mutfaklarına bakacaksınız. Sanat tarihinin herhangi bir yerinden ilham alarak bir başka bir yaratıcı faaliyet oluşturabilirsiniz” dedi.
Emre Dündar, bir kişinin konuşma biçiminin, hitabetinin, metafor kullanımının ve mizah anlayışının, yaratıcı reflekslerinin en hızlı gözlemlenebildiği alanlar olduğunu ifade etti.
Artist Manqué nedir?
“Artist Manqué” kavramının ıskalanmış sanatçı anlamına geldiğini söyleyen Dündar, “Bu kavram, büyük yaratıcı potansiyele sahip olup, bu potansiyeli somut bir ürüne dönüştüremeyen kişileri tanımlar” dedi. Dündar sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün Avrupa’da sıkça karşılaşılan bir durum bu. Örneğin Almanya’da sanatsal ve yaratıcı üretimi çoğu zaman Almanlardan ziyade Türkler, Arjantinliler, İspanyollar gibi göçmenler gerçekleştiriyor. Çünkü devletin sağladığı sosyal güvenceler sayesinde insanlar iyi bir eğitim alıyor, edebiyat ve felsefe okuyor, bilgi sahibi oluyor ve nitelikli sohbetler edebiliyor. Ancak yaratıcı üretimin gerektirdiği mücadeleye, zanaata ve yoğun emeğe yönelmek için aynı motivasyonu her zaman bulamıyorlar. Maddi kaygıları azalınca ‘Bir gün yazarım, bir gün üretirim’ diyorlar ama çoğu zaman bunu hayata geçirmiyorlar.”








