İSTANBUL (Medyascope) – Mütalaa’nın bu bölümünde gazeteciler Furkan Karabay ve Fırat Fıstık, son günlerde belediyelere yönelik operasyonlar, gazeteci Cem Küçük hakkında başlatılan soruşturma ve Ahbap Derneği soruşturmasını değerlendirdi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Mütalaa’da Etimesgut ve Üsküdar belediyelerine yönelik operasyonlar, Ahbap Derneği soruşturması ve Cem Küçük hakkında başlatılan soruşturma ele alındı.
- Karabay, belediyelerdeki idari yapının soruşturmalarda “suç örgütü” olarak kurgulandığını ifade etti.
- Karabay, gözaltı görüntülerinin paylaşımını “hak ihlali” olarak nitelendirerek, masumiyet karinesine vurgu yaptı.
Mütalaa’da Etimesgut ve Üsküdar belediyelerine yönelik operasyonlar ele alındı. Karabay, son dönemde belediyelere yönelik soruşturmaların ortak bir yöntem izlediğini belirtti. Karabay ayrıca, tanık ifadeleri ve bilgi notları üzerinden yeni dosyaların hazırlandığını söyledi.
Fırat Fıstık ise Üsküdar Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın, belediyeye daha önce yapılan operasyonların devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Fıstık, Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operayonla kamuoyunda oluşan beklentilere dikkat çekti.
Furkan Karabay, İBB davasında olduğu gibi belediyelerdeki idari yapının soruşturmalarda “suç örgütü” şeması olarak kurgulandığını belirtti. Belediye başkanlarının örgüt lideri, bürokratların örgüt yöneticisi, belediye çalışanlarının ise örgüt üyesi olarak gösterildiğini söyleyen Karabay, belediyelerle çalışan iş insanlarının da rüşvet suçlamalarıyla dosyalara dahil edildiğini söyledi.

Cem Küçük gözaltında
Fırat Fıstık, Cem Küçük soruşturmasını yalnızca hukuki değil, iktidar içerisindeki farklı gruplar arasındaki gerilimin de bir yansıması olduğu dile getirdi. Son dönemde iktidara yakın isimler arasındaki tartışmaları hatırlatan Fıstık, Cem Küçük dosyasının bu tablo içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Karabay ise Cem Küçük’ün geçmişte İBB soruşturmasına ilişkin yaptığı yayınlarda daha sonra yanlış olduğu ortaya çıkan bilgileri kamuoyuna aktardığını hatırlattı. Mevcut soruşturmada asıl meselenin bu yayınlar olmadığını ifade eden Karabay, gözaltı kararının bürokrasi içindeki güç mücadelesinin sonucu olduğu değerlendirmesini yaptı.
Karabay ayrıca gözaltı görüntülerinin servis edilmesini “hak ihlali” olarak nitelendirerek, soruşturmanın içeriğinden bağımsız olarak masumiyet karinesinin korunması gerektiğini söyledi.








