İSTANBUL (Medyascope, Antalya Kent Haber) – Antalya’nın Kemer’den Konyaaltı’na uzanan kıyılarında plastik kirliliği görüntülere yansıdı. Sağlık Bakanlığı’nın Yüzme Suyu Takip Sistemi’nde bölgedeki yüzme alanlarının büyük bölümü hâlâ “mükemmel” kalite sınıfında gösteriliyor.

Antalya’nın Kemer’den Konyaaltı’na uzanan kıyılarında deniz yüzeyini kaplayan plastik atıklar son günlerde görüntülere yansırken, çevre uzmanları ve kamu yetkilileri kirliliğin deniz ekosistemi için oluşturduğu tehdide dikkat çekti. Buna karşın Sağlık Bakanlığı’nın Yüzme Suyu Takip Sistemi’nde bölgedeki yüzme alanlarının çoğu hâlâ “mükemmel” kalite sınıfında yer alıyor.
Sistemde kayıtlar “mükemmel” gösteriyor
Sağlık Bakanlığı’nın sistemi üzerinden yapılan incelemeye göre, dört ilçede toplam 104 yüzme alanı kayıtlı bulunuyor ve bu alanların 20’si Muratpaşa’da, 15’i Konyaaltı’nda, 59’u Kemer’de, 10’u ise Kumluca’da yer alıyor.
Muratpaşa’da Nine Beach, Lara Beach ve Mermerli Plajı gibi noktalar “mükemmel” sınıfında gösterilirken, Konyaaltı’nda Büyük Çaltıcak, Sarısu ve Topçam da aynı sınıfta yer alıyor.
Kemer’de Tekirova Rixos Otel Plajı, Phaselis Halk Plajı ve Olimpos Plajı dahil 59 alanın tamamı “mükemmel” olarak kayıtlı bulunurken, Kumluca’daki 10 alandan yalnızca Jandarma Noktası Önü “iyi” sınıfında gösteriliyor, diğerleri ise “mükemmel” statüsünde kalıyor.
“Mükemmel” sınıfı plastik yok anlamına gelmiyor
Sağlık Bakanlığı, yüzme alanlarından belirli aralıklarla numune alarak suyu bakteriyolojik yönden izliyor ve bakanlığın uygulamasına göre analizlerde esas olarak mikrobiyolojik parametreler değerlendiriliyor.
Bu nedenle bir plajın “mükemmel” olarak sınıflandırılması, yüzeyde plastik ya da katı atık bulunmadığı anlamına gelmiyor. Numunelerin yüzme sezonunda yaklaşık 15 günde bir alınması da sistemin anlık bir kirlilik uyarı mekanizması olmadığını gösteriyor.

Mavi Bayrak’ta görsel temizlik de kriter arasında
Mavi Bayrak programında değerlendirme daha geniş bir çerçevede yapılıyor; Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜRÇEV) kriterlerine göre ödül yalnızca bakteriyolojik analize dayanmıyor, su kalitesinin yanı sıra çevre yönetimi, çevre eğitimi, güvenlik ve plaj temizliği de zorunlu kriterler arasında bulunuyor.
TÜRÇEV’in kılavuzunda görsel, fiziksel ve kimyasal temizliğin de dikkate alınması gerektiği belirtilirken, bugün itibarıyla yapılan taramada kirliliğin ardından TÜRÇEV tarafından bölgeye ilişkin yeni bir kamuoyu açıklamasına rastlanmadı.
Valilik kirliliğin kaynağını araştırıyor
Antalya Valiliği, yaşanan kirliliği doğrulayarak bir çalışma başlattığını duyurdu ve 22 Temmuz’da yapılan açıklamada denizdeki plastik atıkların kaynağının araştırıldığı belirtildi.
Açıklamaya göre Antalya genelinde 29 nehir ağzına atıkların denize ulaşmasını engelleyecek bariyerler kurulması planlanırken, deniz temizleme sistemlerinin de artırılacağı ifade edildi.


