İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, 1119. haftada Galatasaray Meydanı’nda Fethi Ildır için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta Fethi Ildır’ın hikâyesini anlatarak açıklamalarını okudu.
Cumartesi Anneleri bu hafta ne dedi?
Cumartesi Anneleri 1119. haftada zorla kaybetme suçlarında cezasızlığın kendiliğinden oluşmadığını vurguladı. Açıklamada, devletin soruşturma yapmamasıyla, faillerin üzerine gitmemesiyle, dosyaları yıllarca bekletmesiyle cezasızlığın adım adım kurulduğu belirtildi.
Cumartesi Anneleri açıklamalarında şu sözlere yer verdi:
“Kayıplarımızın kimler tarafından gözaltına alındığını biliyoruz. Aileler, yıllardır savcılıklara isim isim şüphelileri bildiriyor. Tanıkları gösteriyor, yaşananları anlatıyor, delillerin araştırılmasını istiyor. Ama savcılıklar etkili soruşturmalar yürütmüyor. Dosyalar, zamanın geçmesi ve zamanaşımının dolması beklenerek sürüncemede bırakılıyor. Ardından da ‘Zamanaşımı doldu’ denilerek kapatılıyor. Böylece devletin etkili soruşturma yapmamasıyla geçen yıllar, faillerin lehine kullanılıyor.”
Fethi Ildır kimdir?
Fethi Ildır, 18 yaşındaydı, Şırnak-İdil’de yaşıyordu. Ildır, Eylül 1993’te Cizre’ye gitmek için evden ayrıldı. Tanıklar, Fethi’nin Kuştepe köyünde, Hizbullah örgütüne yakınlıklarıyla bilinen ve aynı zamanda koruculuk yapan kişiler tarafından gözaltına alındığını ailesine söyledi.
Ildır’ı arayan ailesi, savcılığa, karakollara ve resmî makamlara başvurdu. Ancak kendilerine, Fethi Ildır’ın gözaltına alınmadığı ve kayıtlarda böyle bir ismin bulunmadığı söylendi.
Fethi Ildır’ın ailesinin arama çalışmalarına devam ettiği sürede, 19 Eylül 1993’te Ildır’ın cansız bedeni bulundu. Cizre-İdil karayoluna yaklaşık üç kilometre mesafede bulunan Fethi Ildır’ın bedeni, ağır işkence izleri taşıyordu ve el ile ayakları bedeninden ayrıydı.
Fethi Ildır’ın babası Hüseyin Ildır, İdil ve Cizre Cumhuriyet Başsavcılıkları’na başvurarak oğlunun kaçırılarak öldürülmesinden, aynı zamanda köy koruculuğu yapan Hizbullah örgütü üyelerinin sorumlu olduğunu bildirdi.
İdil Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı. Dosya, Kuştepe Köyü’nün Cizre’ye bağlı olması nedeniyle 16 Ekim 2000’de yetkisizlik kararı verilerek Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Savcılığın kararında korucular Mehmet Şerif Tanrıverdi, Cemal Gözüncü, Behrem Gözüncü ve Süleyman Güngör şüpheli olarak belirtildi. Fethi Ildır’ın ailesinin belirttiği isimler, soruşturma dosyasında yer aldı.
Ancak Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmada olayı “faili meçhul” olarak ele aldı. Başsavcılık, 2003’te daimi arama kararı verdi.
Fethi Ildır’ın ailesi, sonuç alamamalarının üzerine 19 Mart 2009’da aile avukatları aracılığıyla Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeni bir dilekçe verdi. Fethi Ildır’ın, Hizbullah örgütüne yakınlıklarıyla bilinen ve aynı zamanda korucu olan şüpheliler tarafından kaçırılarak işkenceyle öldürülmesinin örgütlü suç kapsamında ele alınmasını, şüphelilerin ve diğer suç ortaklarının tespit edilerek yargılanmasını talep etti.
Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Haziran 2023’te yapılan inceleme sonucunda soruşturmanın fezlekesi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Dosya İdil, Cizre ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıkları arasında gidip geldi. Dosya yıllar içinde sürüncemede bırakıldı.
Cumartesi Anneleri açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Zaman, suçu ortadan kaldırmaz. Zaman, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zaman, adalet hakkımızı ortadan kaldırmaz. 1119.haftamızda bir kez daha hatırlatıyoruz. Fethi Ildır dosyasında Devletin etkili soruşturma yürütme, hakikati ortaya çıkarma ve failleri cezalandırma yükümlülüğü devam etmektedir. Yargı makamlarını bu yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz.Kaç yıl geçerse geçsin; Fethi Ildır için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”








