Recep Karagöz yazdı – Almanya’da aşırı sağa açılan kapı: Wagenknecht-AfD yakınlaşması

Saksonya-Anhalt seçimlerinin ortaya çıkardığı tehlike yalnızca AfD’nin büyümesi değil. Solun içinden gelen Sahra Wagenknecht’in göç ve Rusya politikaları üzerinden aşırı sağla arasındaki demokratik sınırları belirsizleştirmesi de Almanya’nın geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturuyor.

Recep Karagöz yazdı - Almanya'da aşırı sağa açılan kapı: Wagenknecht-AfD yakınlaşması

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül’de yapılan seçimler, yalnızca aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif’in (AfD) zaferiyle sonuçlanmadı. Seçim, ülkenin siyasal merkezindeki çözülmeyi ve geçmişte birbirine bütünüyle zıt görülen hareketler arasındaki sınırların nasıl aşındığını da gösterdi.

AfD, oyların yüzde 43,8’ini alarak 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 milletvekili kazandı. 2021’de yüzde 20,8 olan oyunu iki kattan fazla artırdı. Uzun yıllardır eyaleti yöneten Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) oyları ise yüzde 37,1’den yüzde 17,2’ye geriledi.

AfD tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Ancak Sahra Wagenknecht’in kurduğu BSW’nin yüzde 5,3 oyla kazandığı beş sandalye, iktidarın kapısını açmaya yetebilir. AfD ile BSW’nin toplam 44 milletvekili, 42 sandalyelik salt çoğunluğu aşıyor.

Dolayısıyla seçimden sonra cevaplanması gereken soru şudur: Solun içinden gelen Wagenknecht, AfD’ye karşı demokratik sınırı koruyacak mı; yoksa kendi hedeflerini gerçekleştirmek için aşırı sağın desteğine mi başvuracak?

Solun içinden aşırı sağa açılan kapı

Sahra Wagenknecht, uzun yıllar Almanya’daki sol siyasetin en tanınmış isimlerinden biriydi. Doğu Almanya’da doğdu; felsefe, Alman edebiyatı ve ekonomi eğitimi aldı. Sol Parti’de milletvekilliği ve Federal Meclis grup başkanlığı yaptı. Sosyal devlet, gelir adaleti, çalışanların korunması ve sermayenin sınırlandırılması gibi konularda güçlü bir sol söylem geliştirdi.

Ancak zamanla partisiyle özellikle göç, kimlik siyaseti, Avrupa Birliği ve Rusya konularında ayrıştı. Sol Parti’den ayrılarak 2024’te kendi adıyla anılan Sahra Wagenknecht İttifakı’nı (BSW) kurdu.

Parti, ekonomide sosyal devletçi, göç konusunda ise daha sınırlayıcı bir çizgi izliyor. NATO ve ABD politikalarına eleştirel yaklaşırken Rusya konusunda Alman ana akım siyasetinden ayrışıyor. Bu bileşim, BSW’yi alışılmış sağ-sol kategorilerine kolayca sığmayan bir konuma taşıyor.

Recep Karagöz yazdı - Almanya'da aşırı sağa açılan kapı: Wagenknecht-AfD yakınlaşması

Wagenknecht’in hedefi, özellikle eski Doğu Almanya eyaletlerinde AfD’ye yönelen protesto seçmeninin bir bölümünü geri kazanmaktı. Seçim sonuçları ise BSW’nin AfD’yi zayıflatmak yerine onun bazı tezlerini sol kökenli bir siyaset üzerinden meşrulaştırdığı ihtimalini güçlendiriyor.

Bu yakınlaşma, sol ile aşırı sağın bütünüyle aynılaştığı anlamına gelmiyor. İki hareketin ekonomik politikaları ve siyasal kökenleri arasında önemli farklılıklar var. Ancak Berlin’deki yerleşik partilere, Avrupa Birliği bürokrasisine, göç politikalarına, Rusya’ya uygulanan yaptırımlara ve Ukrayna’ya verilen desteğe karşı çıkmaları onları ortak bir zeminde buluşturuyor.

Her iki parti de kendisini “halkın sesini duymayan seçkinlere” karşı konumlandırıyor ve eski Doğu Almanya’da biriken ekonomik, sosyal ve kültürel dışlanmışlıktan besleniyor. Ortaya çıkan yapı; sosyal devletçi ekonomi, kültürel muhafazakârlık, göç karşıtlığı ve egemenlikçi dış politikanın birleştiği yeni bir popülizm biçimini yansıtıyor.

Buluşmanın merkezi Rusya

Wagenknecht ile AfD arasındaki en güçlü ortak zemin Rusya-Ukrayna savaşıdır.

Wagenknecht, Almanya’nın Ukrayna’ya silah ve mali yardım göndermesine karşı çıkıyor; Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve Moskova ile ilişkilerin yeniden kurulmasını savunuyor. AfD de Ukrayna’ya verilen desteğin kesilmesini ve Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesini istiyor.

Savaşa karşı çıkmak ve diplomasiyi savunmak yalnızca meşru değil, büyüyen insani yıkım karşısında zorunludur. Ancak kalıcı barış, taraflardan birinin tezine bütünüyle yaslanarak değil; uluslararası hukuku, karşılıklı güvenlik kaygılarını ve halkların iradesini birlikte gözeten müzakerelerle kurulabilir. Bu nedenle silah yardımları tartışılırken temel soru, bu politikanın savaşı sona erdirmeye mi yoksa uzatmaya mı hizmet ettiğidir. Öncelik, ateşkesin sağlanmasına ve adil, sürdürülebilir bir diplomatik çözümün kurulmasına verilmelidir.

Wagenknecht’in savaşı sona erdirme çağrısı bu bakımdan önemlidir. Ancak barış siyaseti yalnızca Ukrayna’ya verilen desteğin kesilmesine indirgenemez. İnandırıcı bir diplomasi, bütün taraflardan ateşkes, müzakere ve uluslararası hukuka uygun adımlar talep etmelidir.

Brandmauer’daki çatlak artık varsayım değil

Almanya’da Die Heimat, Der III. Weg ve Freie Sachsen gibi başka aşırı sağcı yapılar da bulunuyor. Ancak bunlar AfD gibi kitlesel desteğe ve hükümet kurabilecek parlamento gücüne sahip değil. Bu nedenle aşırı sağa karşı oluşturulan ve “Brandmauer” olarak adlandırılan siyasi güvenlik duvarı tartışması esas olarak AfD etrafında şekilleniyor.

AfD’nin yükselişinden bu yana CDU’dan SPD’ye, Yeşillerden Sol Parti’ye kadar parlamentoda temsil edilen demokratik partiler, onunla koalisyon kurmayı ve aşırı sağa iktidar alanı açacak iş birliklerine girmeyi reddetti.

Wagenknecht ise bu güvenlik duvarını “aptallık” ve “demokrasiye aykırı” olarak nitelendiriyor. Milyonlarca AfD seçmeninin yok sayılamayacağını, doğru buldukları teklifler için AfD’nin oylarının alınabileceğini savunuyor.

AfD’ye oy veren insanların ekonomik kaygıları, dışlanmışlık duygusu ve mevcut partilere tepkisi elbette görmezden gelinemez. Ancak seçmeni anlamaya çalışmakla AfD yönetimini meşru bir iktidar ortağı hâline getirmek aynı şey değildir.

Nitekim seçimden sonra yaşananlar, Wagenknecht’in yaklaşımını teorik bir tartışma olmaktan çıkardı. AfD, eyalet meclisine giren bütün partileri hükümet kurma görüşmelerine davet etti. CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti çağrıyı reddederken BSW’nin Saksonya-Anhalt yönetimi, AfD ile görüşme kararını oybirliğiyle aldı.

BSW, görüşmelerde enerji arzı, eğitim ve “barış politikası” konularının ele alınacağını açıkladı. Wagenknecht resmî bir AfD-BSW koalisyonunu şimdilik reddediyor. Ancak AfD oylarıyla parti bağımsız bir başbakan seçilmesini ve hükümetin değişken çoğunluklarla yönetilmesini savunuyor.

Bu formüllerin adı koalisyon olmayabilir; fakat sonucu değişmez: Saksonya-Anhalt teşkilatı Anayasayı Koruma Dairesi tarafından kesinleşmiş aşırı sağcı olarak sınıflandırılan AfD, eyalet yönetimi üzerinde belirleyici bir güce kavuşabilir.

Wagenknecht AfD’yi mi kullanacak?

Wagenknecht, AfD’nin oylarından yararlanarak Ukrayna’ya yardımları durdurabileceğini, Rusya ile ilişkileri değiştirebileceğini ve mevcut siyasal düzeni sarsabileceğini düşünüyor olabilir. Ancak tarih, aşırı sağı kendi amaçları için kullanabileceğini sanan siyasetçilerin çoğu zaman onu güçlendirdiğini gösteriyor.

Bu tür iş birliklerinden en fazla yararlanan taraf, dışlanan ve meşruiyet arayan aşırı sağdır. AfD, BSW sayesinde yalnızca seçim kazanmış bir protesto partisi olmaktan çıkarak görüşülen, pazarlık yapılan ve hükümet üzerinde etkili olabilecek bir aktöre dönüşüyor.

Saksonya-Anhalt seçimlerinin ortaya çıkardığı tehlike yalnızca AfD’nin yüzde 43,8’e ulaşması değildir. Asıl tehlike, demokratik siyasetin diğer aktörlerinin bu sonucu gerekçe göstererek aşırı sağla aralarındaki ahlaki ve siyasal sınırları kaldırmaya başlamasıdır.

Solun görevi aşırı sağın göçmen karşıtlığını, milliyetçiliğini ve öfke dilini ödünç almak değil; bu öfkeyi doğuran eşitsizliğe, güvencesizliğe ve dışlanmışlığa demokratik çözümler üretmektir.

Wagenknecht, AfD’yi kendi politikaları için kullanabileceğini düşünüyor. Saksonya-Anhalt’ta atılan ilk adım ise tersine işaret ediyor: AfD, BSW’nin sol geçmişinden ve siyasal meşruiyetinden yararlanarak iktidara biraz daha yaklaşıyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş