İSTANBUL (Medyascope) – Bir dönem oda kokusu satan, koronavirüs salgını sırasında TikTok videolarıyla ünlenen Ulrich Siegmund, bugün Almanya’da aşırı sağın en dikkat çekici isimlerinden biri. Siegmund, Saksonya-Anhalt seçimlerinde AfD’yi yüzde 43,8’e taşıdı ve ülke siyasetinin en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Peki Ulrich Siegmund hakkında ne biliyoruz?
Ulrich Siegmund (35), Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD’nin elde ettiği tarihi sonucun ardından Almanya siyasetinin gündeminde.
AfD’nin eyalette yüzde 43,8 oy almasıyla Siegmund, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından bir eyalet hükümetinin başına geçmeye en fazla yaklaşan aşırı sağcı siyasetçilerden biri oldu.
Siegmund, partisinin göç, kamu yayıncılığı ve kültür politikalarındaki sert çizgisini savunmasına rağmen AfD içindeki birçok isimden farklı olarak daha sakin ve iyimser bir siyasi üslup kullanıyor. Bu özelliği, parti tabanının dışındaki seçmenlere de ulaşmasını sağlayan etkenlerden biri.
Ulrich Siegmund kimdir?
1990’da Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinden birkaç hafta sonra dünyaya geldi.
Saksonya-Anhalt eyaletindeki Tangermünde kasabasında büyüdü.
Almanya’nın birleşmesinin ardından ülkenin doğusunda yaşanan ekonomik sorunlar, nüfus kaybı ve işsizlik, bölgede uzun yıllardır siyasi tartışmaların önemli başlıkları arasında yer aldı. AfD de özellikle Almanya’nın doğu eyaletlerinde bu memnuniyetsizlikten yararlanarak güç kazandı.
Siegmund siyasete girmeden önce özel sektörde çalıştı.
20’li yaşlarında bir sağlık şirketinde müşteri yöneticisi olarak görev yaptı. Daha sonra Berlin’de ortam kokulandırma sistemleri satan kendi şirketini kurdu. Şirketi mağazalar ve yaşlı bakım merkezleri dahil olmak üzere çeşitli işletmelere koku sistemleri sağlıyordu.
İşletme psikolojisi eğitimi alan Siegmund, bir podcast yayınında insanların hoş kokulu ortamlarda daha uzun süre kaldığını ve sunulan ürünle daha fazla ilgilendiğini anlatmıştı. 2014 yılında verdiği bir röportajda ise satış konusundaki yeteneğini erken yaşta fark ettiğini söyleyerek, “Satmayı seviyorum” demişti.
Siyasete CDU’da başladı, sonradan AfD’li oldu
Siegmund siyasi kariyerine Hıristiyan Demokrat Birlik’te (CDU) başladı ancak daha sonra partinin yönetim yapısından rahatsız olduğunu belirterek CDU’dan ayrıldı.
2014 yılında ise AfD’ye katıldı. Siegmund, AfD’ye katılma kararını Berlin’deki federal hükümetin politikalarına duyduğu tepkiyle açıklamıştı.

2016 yılında Saksonya-Anhalt eyalet meclisi seçimlerinde AfD’den aday oldu ve milletvekili seçildi. AfD o seçimlerde eyalette yüzde 24 oy aldı. Siegmund, 2022’den beridir de Oliver Kirchner ile birlikte AfD parlamento grubunun eş başkanlığını yürütüyor.
Parti, dönemin en önemli siyasi tartışmalarından biri olan Almanya’nın yaklaşık bir milyon mülteciyi kabul etmesine yönelik tepkiden önemli ölçüde yararlandı.
Koronavirüs döneminde TikTok’ta tanındı
Siegmund’un ülke çapında tanınması koronavirüs salgınıyla oldu. Maske zorunluluğu, aşılar ve diğer salgın önlemlerine karşı TikTok üzerinden yayımladığı videolar milyonlarca kez izlendi.
Siegmund, hükümetin salgın politikalarını eleştirirken AfD içindeki bazı isimlerin sert söylemlerinden farklı olarak daha gündelik ve sakin bir dil kullandı.
Sosyal medyadaki takipçi sayısı daha sonra 850 binin üzerine çıktı.
Seçim kampanyalarında da sosyal medyayı yoğun biçimde kullanan Siegmund, mitinglerinde cep telefonuyla kalabalıkları görüntüleyerek videolarını doğrudan takipçileriyle paylaştı.
Kiel Üniversitesi’nden Paula Diehl, Siegmund’un seçim etkinliklerinin yalnızca meydanlardaki seçmenlere değil, büyük ölçüde sosyal medya izleyicilerine yönelik olarak hazırlandığını belirtti.
Der Spiegel: “Almanya’nın en tehlikeli adamı”
Siegmund’un siyasi iletişim tarzı Almanya’da da tartışma konusu. Der Spiegel dergisi ağustos ayında Siegmund’u kapağına taşıyarak “Almanya’nın en tehlikeli adamı” ifadesini kullandı.

Derginin değerlendirmesinde, Siegmund’un sakin ve sempatik görüntüsünün AfD’nin sert politikalarını bazı seçmenler açısından daha kabul edilebilir hale getirdiği belirtildi.
Siegmund’un bazı destekçileri ise derginin kapağını seçim mitinglerine getirerek kendisine imzalattı.
Göçmenlere yönelik politikaları neler?
Siegmund’un daha ılımlı üslubuna rağmen savunduğu politikalar AfD’nin sert çizgisiyle örtüşüyor.
Parti göçmenlerin sınır dışı edilmesini artırmayı, kamu yayıncılarının finansmanını azaltmayı, okullarda LGBTİ+ bayraklarının kullanılmasını yasaklamayı ve Rusça eğitimini yaygınlaştırmayı savunuyor.
Siegmund bir röportajında göçmenleri Almanya’ya geldikleri için suçlamadığını söylemiş, ancak hemen ardından kendi eyaletinde yaşamlarını “çok rahatsız edici” hale getirmek istediğini belirtmişti.
Saksonya-Anhalt’taki AfD örgütü Alman iç istihbaratı tarafından aşırı sağcı olarak sınıflandırılıyor. Siegmund ise bu nitelendirmeyi reddediyor ve AfD’nin siyasi olarak engellenmeye çalışıldığını savunuyor.
Holokost açıklamaları tartışma yarattı
Siegmund geçmişte Holokost hakkındaki açıklamaları nedeniyle de eleştirildi. Politico’ya verdiği bir röportajda Holokost’un insanlık tarihinin en büyük suçu olup olmadığı sorulduğunda, bütün insanlık tarihini değerlendiremeyeceğini söyleyerek buna karar veremeyeceğini belirtti.
Siegmund ayrıca bazı destekçilerinin soyadını Nazi selamı “Sieg Heil”i çağrıştıran şekilde söylemesini açık biçimde kınamadı.
Kampanya ekibindeki bazı isimlerin aşırı sağcı örgütlerle bağlantıları da gündeme geldi. Siegmund’un kampanya videolarını hazırlayan şirketin başındaki isim, Alman istihbaratının aşırılıkçı olarak değerlendirdiği Kimlikçi Hareket ile bağlantılı. Sözcüsünün ise geçmişte daha sonra yasaklanan ve Hitler Gençliği’nden esinlenen aşırılıkçı bir grupta yer aldığı belirtildi.
Doğu Almanya nostaljisi
Siegmund’un seçim kampanyasında Doğu Almanya’ya ait semboller de öne çıktı. Bir kampanya etkinliğinde Doğu Almanya milli marşı seslendirilirken Siegmund bazı ziyaretlerinde Doğu Almanya döneminin simgelerinden Simson marka motosiklet kullandı.

Motosiklet AfD’nin renklerine uygun olarak açık maviye boyandı.
Siegmund aynı zamanda yüksek yaşam maliyetleri, işsizlik ve ekonomik sorunlar üzerinden seçmenlere “daha iyi bir gelecek” mesajı verdi. Bir röportajında Almanya’da “işlerin her yerde kötüye gittiğini” savunan Siegmund, hedefinin yeniden bir iyimserlik ortamı oluşturmak olduğunu söyledi.
Hedefinde 2029 seçimleri var
Siegmund’un siyasi hedefi Saksonya-Anhalt ile sınırlı değil.
AfD’nin eyalette hükümet kurmasının, partinin Almanya genelinde iktidara gelmesi açısından bir başlangıç olacağını savunuyor.
Siegmund, Saksonya-Anhalt’taki başarının 2029’da yapılması planlanan federal seçimlerde iktidara giden yolun “ilk adımı” olabileceğini söyledi.
Kaynak: Reuters, New York Times







