İSTANBUL (Medyascope) – Almanya’nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sapcı Almanya için Alternatif (AfD), oyların yüzde 43,8’ini alarak seçimi açık ara kazandı. AfD, tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamasa da seçimden en güçlü parti olarak çıktı. Şimdi gözler, eyalette kurulacak hükümete ve AfD ile iş birliğine kapıyı tamamen kapatmayan Sahra Wagenknecht İttifakı’na (BSW) çevrildi.
Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde bütün oyların sayılmasının ardından açıklanan sonuçlara göre aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD), yüzde 43,8 oyla açık ara birinci parti oldu.
Böylece AfD 2021 seçimlerine kıyasla oy oranını iki kattan fazla artırdı.
Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise büyük bir kayıp yaşayarak yüzde 17,2’de kaldı. CDU, 2021’de eyalette oyların yüzde 37,1’ini almıştı.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 9,3, Yeşiller yüzde 8,9, Sol Parti ise yüzde 8,6 oy aldı. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) adına seçime katılan Saksonya-Anhalt Yurttaş Girişimi yüzde 5,3 oyla eyalet meclisine girmeyi başardı.
Mevcut hükümetin ortaklarından Hür Demokrat Parti (FDP) ise yüzde 5’lik seçim barajının altında kaldı.
Seçime katılım yüzde 77,8 oldu.
AfD tek başına iktidar olabilecek mi?
Seçimi açık ara kazanan AfD, buna rağmen eyalet meclisinde tek başına hükümet kurmak için gereken mutlak çoğunluğa ulaşamadı.
Bu sonuçlara göre AfD, 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 milletvekilliği kazanıyor. Tek başına çoğunluk için ise 42 sandalye gerekiyor. Bu nedenle seçim zaferinin ardından asıl soru, AfD’nin hükümeti kurabilecek desteği bulup bulamayacağı.
Saksonya-Anhalt AfD lideri Ulrich Siegmund sonucu “sansasyonel” olarak nitelendirerek partisinin hükümet kurma yetkisini seçmenden aldığını söyledi. Siegmund, destekçilerine yaptığı konuşmada, “Bu yalnızca Saksonya-Anhalt’la ilgili değil. Bu, bütün Almanya’ya gönderilmiş kendine güvenen bir mesaj” dedi.
AfD’nin eyalet düzeyinde hükümeti kontrol etmesi halinde Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez aşırı sağcı bir parti bir eyalette iktidara gelmiş olacak.
Eyalet hükümetleri Almanya’da polis teşkilatı, eğitim ve kültür politikaları gibi önemli alanlarda geniş yetkilere sahip.
Hükümet kurmak neden zor?
AfD’nin önündeki en büyük engel, Almanya’daki diğer partilerin uzun süredir partiyle koalisyon yapmayı reddetmesi.
Ana akım siyasi partilerin AfD’yi iktidarın dışında tutmak için benimsediği ve “Brandmauer”, yani “güvenlik duvarı” olarak adlandırılan politika bugüne kadar büyük ölçüde korundu.
Ancak AfD’nin yüzde 40’ın üzerine çıkan desteği bu yaklaşım üzerindeki tartışmaları da artırdı.
Siegmund şimdiye kadar bir azınlık hükümetine sıcak bakmadığını söyledi. AfD lideri, gerekli çoğunluğun sağlanamaması durumunda yeniden seçime gidilebileceğini belirterek, “Gerekirse yeniden seçim olur. O zaman yüzde 50 ya da 55 alırız” dedi.
Bununla birlikte Siegmund, tek tek milletvekilleriyle veya başka bir partiyle çalışmaya açık olabileceğinin de sinyalini verdi.
Kilit parti BSW
Bu noktada seçimde yüzde 5,3 oy alan BSW kritik bir konumda.
BSW’nin eyalet meclisinde beş sandalye kazanması bekleniyor. Göç politikalarında sert bir çizgi izleyen ve Rus gazının yeniden ithal edilmesini savunan parti, AfD ile belirli konularda işbirliğine kapıyı tamamen kapatmadı.
BSW’nin Saksonya-Anhalt’taki liste başı adayı Claudia Wittig, seçim sonuçlarının ardından AfD ile iş birliğinin konu bazında değerlendirilebileceğini söyledi. Wittig, AfD’nin aldığı oy oranına dikkat çekerek, partiyi “bir şekilde hükümete dahil etmemenin tamamen antidemokratik olacağını” savundu.
AfD’nin BSW’den veya başka milletvekillerinden yeterli desteği alması, Almanya siyasetinde tarihi bir kırılmaya yol açabilir.
Diğer seçenek ise CDU öncülüğünde bir azınlık hükümeti kurulması. Thüringen ve Saksonya’dakine benzer bir modelde CDU’nun Sol Parti’nin dışarıdan desteğine ihtiyaç duyması gündeme gelebilir. Ancak CDU, prensip olarak hem AfD hem de Sol Parti ile iş birliğine karşı çıkıyor.
Mevcut CDU-SPD-FDP koalisyonunun seçim sonuçlarının ardından devam etmesi mümkün değil. CDU, SPD ve Yeşillerin oluşturacağı bir koalisyon da çoğunluğa ulaşamıyor.
Saksonya-Anhalt seçimlerine dünyadan tepkiler
Saksonya-Anhalt seçimleri Almanya dışında da yankı buldu.
ABD Başkanı Donald Trump, Alman televizyonunda yayımlanan seçim tahminlerinin ekran görüntüsünü Truth Social hesabından paylaştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in temsilcilerinden Kirill Dmitriev de Trump’ın paylaşımını yayımlayarak AfD’nin sonucunu “pragmatik AfD için tarihi bir zafer” sözleriyle övdü.
Dmitriev daha önce de Rusya’yla yakın ilişkileri savunan AfD’yi “Almanya için umut ve aklın partisi” olarak nitelendirmişti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de geçen yıl Almanya’daki federal seçimler öncesinde AfD’ye destek vermiş, bu açıklamalar Almanya’da iç siyasete müdahale suçlamalarına yol açmıştı.
Polonya Başbakanı Donald Tusk ise seçim sonucuna çok daha sert tepki verdi. Tusk, “Polonya’da AfD’nin zaferine ancak aptallar ve hainler sevinebilir” dedi.
AfD neden tartışılıyor?
Saksonya-Anhalt’ta AfD, “kesinleşmiş aşırı sağ aşırılıkçı grup” olarak sınıflandırılıyor. Parti, Almanya genelinde de “sağ aşırılıkçılık” şüphesiyle Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın gözetimi altında.
Partinin en tartışmalı politikalarından biri de “remigration”, yani “geri göç” planı. Kavram yaygın olarak çok sayıda göçmenin Almanya’dan sınır dışı edilmesini öngören bir politika olarak yorumlanıyor.








