İSTANBUL (Medyascope) – Immanuel Kant felsefede neyi değiştirdi? Kant olmasaydı ne olurdu? Kant aklı eleştirmeye neden ihtiyaç duydu? Felsefe ve Kritik’te Kaan Özkan’ın konuğu Prof. Dr. Bülent Gözkan, aydınlanmanın en önemli filozoflarından Kant’ın düşünce tarihindeki yerini ve felsefede gerçekleştirdiği “Kopernik devrimi”ni anlattı.
Prof. Dr. Bülent Gözkan aydınlanma döneminin filozoflarından Immanuel Kant’ın felsefi düşünüşteki dönüştürücü rolünü, temel kavramlarını ve günümüze uzanan etkisini değerlendirdi.
Kant olmasaydı ne olurdu?
Kant’tan sonra, Kant’ın düşüncelerinin belli ölçülerde somutluk kazandığını belirten Gözkan, Kant’ın kendisinin de bunu ifade ettiğini söyledi.
Kant’tan sonrakilerde Fransız Devrimi’nin ortaya koyduğu ideallerin tarihsel ve toplumsal bir gerçeklik olarak karşımıza çıktığını söyleyen Gözkan sözlerine şöyle devam etti:
“Dolayısıyla devrim Fransa’da ortaya çıktı. Etkisi altında olan Alman düşünürleri açısından da ‘Almanya’da devrim ne zaman olacak?’ çok temel bir meseleydi. Fakat Fransa’nın tarihsel, iktisadi ve yönetimsel koşulları farklı. Orada bir krallık var. Almanya’nın yapısı ise farklı. Almanya’da eyaletler var, tam bir birlik, tam bir devlet yok. Dolayısıyla yapı daha farklı. Ama bu durum, Kant sonrası ve Kant’tan hareket eden bütün bir Alman düşünce geleneğini, yani Alman idealizmi dediğimiz şeyi belirledi: Fichte, Schelling, Hegel. Hegel sonrasında ise karşınıza bir sefer Marx çıkıyor.”
Kant aklı eleştirmeye neden ihtiyaç duydu?
Kopernik’in 1543’te yayımlanan kitabıyla birlikte yeryüzünün evrenin merkezinde olduğu düşüncesinin sarsıldığını belirten Gözkan, bu anlayışın hem Kitab-ı Mukaddes’teki kabullerle hem de Aristotelesçi düşünceyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Gözkan, Aristoteles’in kendi felsefesi açısından yeryüzünün evrenin merkezinde ve hareketsiz olması gerektiğini savunduğunu belirtti.
Gözkan, Aristoteles’in bu görüşünün daha sonra kilise öğretisiyle de uyumlu hale geldiğini söyledi. Bu anlayışta Tanrı’nın yalnızca evreni yaratmadığını, aynı zamanda ahlakın ne olacağını da belirlediğini belirten Gözkan, “Dolayısıyla hem ontolojinin hem etiğin birliği Tanrı’da” dedi.
Kopernik’in yeryüzünü evrenin merkezinden alıp Güneş’i merkeze yerleştirmesinin yalnızca astronomik bir değişim olmadığını vurgulayan Gözkan, “Evrene ilişkin tasavvurlar, insanın eşref-i mahlukat olarak evrenin merkezinde bulunduğu düşüncesi; bütün bunlar sarsılıyor. Çok köklü bir değişim. Bu bakımdan özetlersek, Kopernik devrimi bir merkez değişikliğine yol açtı” diye konuştu.
Gözkan, Kant’ın Kopernik benzetmesinin de bu “merkez değişikliği” üzerinden anlaşılması gerektiğini belirtti. Kant’ın bilgi konusunda alışılmış bakışı tersine çevirerek yeni bir yaklaşım ortaya koyduğunu söyledi.








