İSTANBUL (Medyascope) – Haftaya Bakış’ın yeni bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can, Adalar’da yaşanan siyasi gelişmeler ve yerel yönetimler üzerindeki tartışmaları, Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılıp siyasi hayatına bağımsız devam etmesini ve fon krizini değerlendirdi.
Adalar da düştü, sırada neresi var?
Adalar Belediyesi’nde başkanvekili seçimi yapıldı. Seçimler yapılırken gerginlik çıktı. YENİ Partililer ve CHP’liler salonu terk etti. Yapılan oylama sonucunda Adalar Belediyesi AKP’ye geçti.
Üsküdar’da iktidarın “olağanüstü bir çabayla” birkaç aşamalı şekilde belediyeyi ele geçirdiğini belirten Çakır, Adalar’da da benzer bir sürecin yaşandığını söyledi. Adalar’da Belediye Başkanvekili’nin istifa ettirildiğini savunan Çakır, sürecin baskı sonucunda geliştiğini belirtti.

Kemal Can ise, seçim aritmetiğinin son 10 yılda muhalefetin lehine değiştiğini ancak bu tablonun tek başına yeterli olmadığını söyledi. İktidarın değişen aritmetik karşısında ittifaklarını yeniden şekillendirdiğini ve ardından sayısal denge dışındaki araçları kullanarak iktidarda kalabileceğini göstermeye başladığını belirtti.
“İktidar bu bilgiyle ne yaptı? Önce ittifakını değiştirdi. O kendi başına, tek başına sağlayamayacağı iktidarı yeni bir ittifakla tazeledi. İşte MHP’yi yanına alarak yeni bir çoğunluk tablosu üretmeye çalıştı. Ama o da olmadı. Ondan sonra şunu yapmaya başladı: ‘Bu sayısal denge dışında araçları kullanarak ben iktidarda kalmaya devam edebilirim ya da sizin iktidara gelmenizin önünü kesebilirim.’ Ve her aşamada bunu gösterdi.”
Mansur Yavaş’ın bağımsızlığı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın “Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nden üstün değildir” açıklamasının ardından CHP’den istifa ettiğini açıkladı.
Mansur Yavaş’ın zaten bağımsız olmak istediğini belirten Ruşen Çakır, Yavaş’ın CHP sözcüsü Müslüm Sarı’nın bir sözünü gerekçe gösterip ayrıldığını söyledi.
Kemal Can, Mansur Yavaş’ın ilgi odağı haline gelip daha geniş bir kesimin radarında kalmayı tercih eden bir siyaset yürüttüğünü söyledi:
“Yavaş, belediye başkanlığıyla yetinen ve kendisi hakkındaki spekülasyonlara son vermek üzere kenara çekilmeye çalışan bir görüntü vermiyor. Buradan çıkartılacak sonuç bizi kendisinin Erdoğan’ı yenecek bir cumhurbaşkanı adayı olmak istediği noktasına götürür mü? Ondan da çok emin değilim. Yalnız şu örnekleri unutmayalım. Erdoğan karşısında aday olanların hepsi kazanmak için aday olmadılar. Bakınız, Sinan Oğan.”
Fon skandalı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin fonlarını alım satıma kapattı. Kurul bu şirketlerin 130 fonunun tasfiyesine karar verdi. Tasfiyedeki fonların büyüklüğü yaklaşık 17 milyar dolara, yani 826 milyar liraya ulaşıyor.
Kemal Can, geçmişte 17-25 Aralık gibi pek çok yolsuzluk, yargı ve güvenlik bürokrasisi tartışmasının yaşandığını belirterek, bu olayların iktidara siyasi maliyetler getirdiğini ancak topyekûn bir yüzleşme sonucuna yol açmadığını söyledi. Can, “Hep bu iş geliyor, geliyor bir yerde tıkanıyor” diyerek, mevcut olayın nasıl sonuçlanacağının ve yargı boyutunun ne kadar derinleşeceğinin ise henüz belirsiz olduğunu ifade etti.








