DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan “Hareket Yönetimi”nin açıklamasını hatırlattı, İzleme Komisyonu için çağrı yaptı

ANKARA (Medyascope) – DEM Parti MYK’sı sürece dair gelişmeleri ele aldı, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan Meclis’te kurulması planlanan İzleme Komisyonu için Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrı yaptı. Örgütün silah bırakmasının tamamlanıp tamamlanmadığı yönündeki tartışmalara değinen Doğan, “Hareket Yönetimi” imzasıyla yapılan “Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejisinin gereklerini tümüyle yerine getirdiği” şeklindeki açıklamayı hatırlattı.

Ayşegül Doğan İzleme Komisyonu için çağrı yaptı
Ayşegül Doğan İzleme Komisyonu için çağrı yaptı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) çözüm sürecindeki gelişmeler, Meclis’te kurulacak İzleme Komisyonu’nun hazırlıkları, fon krizi gündemleriyle toplandı. Toplantı devam ederken DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan basın toplantısı düzenledi.

“Fon krizi kronik bir vurgun düzeninin fotoğrafı”

Doğan sözlerine dün hayatını kaybeden Avukat Alp Selek’i anarak başladı. Selek’in kızları Seyda ve Pınar Selek ile sevenlerine başsağlığı dileyen Doğan, “Ömrünü insan hakları, barış, demokrasi ve hukuk mücadelesine adayan bir ismi daha kaybettik. Bu uğurda ağır bedeller ödedi, keşke ödediği bu ağır bedellerin nihayetinde adalet mücadelesinin sonucunu görebilseydi” dedi.

Birileri zenginleşirken sürekli aynı toplumsal kesimlerin derinleşen yoksulluk içinde olduğunu söyleyen Doğan, “Bugün fon manipülasyonu, fon krizi olarak adlandırılan durum, kronik bir vurgun ve soygun düzeninin bariz fotoğraflarından biri” diye konuştu. Fon krizinin yalnızca bir finans skandalı olmadığını, sistem krizi olduğunu söyleyen Doğan, kamusal denetim ve siyasal sorumluluğun sorgulanması gerektiğine işaret etti.

“Bir tarafta bir ekmek bulamayanlar, bir ekmeğin, bir bardak sütün mücadelesini veren aileler ve çocuklar; öteki tarafta ise sorgulanmadığı, denetlenmediği için değil, sistemsel olarak böyle olduğu için sermayesine sermaye katanlar” diyen Doğan, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması kararı alınmamasına rağmen fon krizinin araştırılması ve sorumluluğu olan herkesin hesap vermesi için takipçisi olacaklarını kaydetti.

Ayşegül Doğan İzleme Komisyonu için çağrı yaptı
Ayşegül Doğan İzleme Komisyonu için çağrı yaptı

Numan Kurtulmuş’a İzleme Komisyonu çağrısı

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırdıkları çözüm süreci için Meclis’te yapılması gereken çalışmalar, İmralı Heyeti’nin görüşmelerini değerlendirdiklerini belirtti. İmralı Heyeti’nin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve AKP yetkilileriyle görüşmelerinin, sürecin hızlanması için rutin temaslar olduğunu söyleyen Doğan, diyaloğun güçlenmesi ve kurumsal hâle gelmesini istediklerini söyledi.

10 Ağustos 2026’da, Meclis kapanmadan kabul edilen çerçeve yasayı “kök yasa” olarak tanımlayan Doğan, sürecin güçlendirilmesi için ilk yasa olduğunu ve peşi sıra yasal düzenlemeler ve Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunun gereklerinin yapılması gerektiğini vurguladı.

Doğan, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrı yaparak, “Çerçeve yasanın da öngördüğü İzleme Komisyonu’nun süreci destekleyecek, diğer siyasi partileri temsiliyetlerinin, kapsayıcılığın ve çoğulculuğun sağlanabileceği bir yöntemle kuruluş çalışmaları bir an önce tamamlanmalı. Sayın Kurtulmuş siyasi partilere gerekli ziyaretleri tamamlamalı, önerilerini almalı. Usul, esas ve çalışma ilkeleri belirlenmeli; yöntem kamuoyuyla paylaşılmalı. Toplumsal katkının o komisyona nasıl akıtılacağı tartışılmalı” diye konuştu.

“Hareket Yönetimi”nden açıklama

Örgütün silah bırakmasının tamamlanıp tamamlanmadığı yönündeki tartışmalar konusunda Doğan, dün (8 Ekim) “Hareket Yönetimi” imzasıyla yapılan açıklamaya değindi:

“Örgütün feshi, silahların yakılarak imha edilmesi gibi tarihî adımların yanı sıra çerçeve yasadan itibaren Türkiye sınırları içinde ve dışında, sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm siyasi güçlerini çektiğini ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejisinin gereklerini tümüyle yerine getirdiğini; Türkiye için hiçbir biçimde silahlı tehdit durumundan söz edilemeyeceğini ‘Hareket Yönetimi’ açıkladı. Bu saatten sonra çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin belirsizlikler artık sona erdirilmeli.”

Çerçeve yasanın ne zaman yürürlüğe gireceği, üst kurulun nasıl çalışacağı, alt kurulların işleyişi, üyeleri gibi konuların netliğe kavuşması gerektiğini vurgulayan Doğan, “Tartışmalara boğulmamalı, süreç hızla ilerlemeli. ‘Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ Sayın Öcalan’ın sürece etkin katılımını sağlayacağı için oldukça önemli. Bu katılımın bir an evvel sağlanması gerekiyor. Sürecin bekletilerek, durağanlaştırılarak devam etmesi değil, hız alarak yeni adımlarla ilerletilmesine ihtiyaç var” diye konuştu.

“Operasyonlar, tutuklamalar sürüyor, medya engelleniyor”

Doğan bir çağrılarının da demokratik kamuoyuna, siyasi partilere, farklı toplumsal kesimlere olduğunu söyledi. “Sürecin olmazsa olmazı” olarak, barışı tesis etmenin yanı sıra demokratik toplumu inşa etmeye çalıştıklarını ifade eden Doğan, “Bunun için yalnızca yasal değişiklikler değil, bunu oluşturacak toplumsal güce, desteğe de ihtiyaç var” dedi. Doğan, çözümün de çözümsüzlüğün de önümüzdeki yüzyılı belirleyeceğini söyleyerek güncel gelişmelere işaret etti:

“Bir yandan baskılar, operasyonlar, tutuklamalar sürüyor. AYM, AİHM kararları uygulanmıyor. Belediye başkanları, gazeteciler tutuklanıyor. Medya ve haber siteleri engelleniyor. İdare ve gözlem kurulları tarafından siyasi tutsakların tahliyeleri engelleniyor. Yas hakkını kullandığı için insanlar hakkında soruşturmalar başlatılıyor. Tüm bunlar yeni bir dönemin ruhuyla örtüşen uygulamalar değil. İnsanların yeni bir dönemin ruhunu hissetmeleri için bu uygulamalardan vazgeçilmesi gerekiyor. Bundan vazgeçirecek irade ancak toplumsal destekle, yan yana gelerek olabilir. Aksi takdirde hiçbirimiz nefes alamayız. Sürecin toplum tarafından sahiplenilebilmesi için herkes kendi payına düşeni yapmalı.”

Şırnak’ın İdil ilçesinde Meryem Ana Süryani Kilisesi’ne ait misafirhanenin mühürlendiğini, vakfa para cezası verildiğini, Süryani ailelere ait bazı yapıların mühürlendiğini ve yıkıldığını söyleyen Doğan, “Ayrımcı biçimde süren bu uygulamalarla Süryani toplumunun yaşam alanları, tarihsel, dinî ve kültürel varlığı yeniden hedeflendi” dedi.

Suriye’nin kuzeyinde Haseke kentinde Kürt sembollerine yönelik saldırılar olduğunu söyleyen Doğan, “Toplumsal hassasiyetleri kaşıyacak söylemlerden, uygulamalardan vazgeçmek gerekiyor. Haseke’de yaşananlar Kürtler ve Araplar arasında karşıtlık yaratmayı hedefleyen güçler tarafından destekleniyor olabilir. Buna karşı dikkatli ve tedbirli olmak gerekiyor” diye konuştu. Doğan, Suriye İç Güvenlik Güçleri’ni ve yetkilileri sorumlu davranmaya çağırdı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş