İSTANBUL (Medyascope) – Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, 28 Kasım 2026’da yapılması planlanan seçimleri 2027’ye erteledi. Gerekçe olarak İsrail’in kısıtlamalarını ve Gazze’deki işgal koşullarını gösteren 90 yaşındaki Abbas, 2005’te dört yıllığına seçildiği görevini 21 yıldır sürdürüyor.
Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, yaklaşık 20 yıldır sandık başına gitmeyen Filistinlilerin 28 Kasım’da yapılması planlanan seçimlerini erteledi.
Abbas’ın 10 Ekim Cumartesi günü imzaladığı kararnameyle yasama seçimleri 11 Eylül 2027’ye ertelendi. Filistin’de uzun yıllardır yapılmayan cumhurbaşkanlığı seçimleri de aynı tarihte yapılacak.
Abbas’ın ofisi erteleme kararına gerekçe olarak İsrail’in uyguladığı kısıtlamaları ve Gazze’de üç yıldır süren işgalin yarattığı ağır koşulları gösterdi. Ancak karar, Filistin Yönetimi’nin demokratik reform vaatlerine yönelik kuşkuları yeniden gündeme getirdi.
Nitekim 90 yaşındaki Abbas, Filistin Yönetimi’nin başına 2005 yılında, Yaser Arafat’ın ölümünün ardından dört yıllık bir dönem için seçilmişti. Aradan 21 yıl geçmesine rağmen yeni bir cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmadı. Abbas, görev süresi dolmasına karşın Filistin Yönetimi’nin başında kalmayı sürdürdü.
Abbas neden seçimleri erteledi?
New York Times’ın haberine göre Abbas, Fransa ve Kanada gibi Batılı ülkelerin Filistin Yönetimi’nde reform yapılması yönündeki baskılarının ardından yasama seçimlerinin 28 Kasım’da düzenleneceğini açıklamıştı.
Muhalifler, seçimlerin Abbas’ın iktidarını tehdit edebileceğini ve bu nedenle Filistin liderinin sandığa gitmekten kaçınacağını başından beri savunuyordu.
Filistin Yönetimi, resmi gerekçesinde İsrail’in kısıtlamalarını ve Gazze’deki insani koşulları öne çıkarsa da kararın siyasi nedenleri de tartışılıyor. Abbas’ın yönetimine yönelik yolsuzluk ve otoriterleşme suçlamaları yıllardır gündemde. Kamuoyu araştırmalarında Filistinlilerin büyük çoğunluğu Abbas’ın istifasını istiyor.
Abbas’ın Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) sürgünde yaşayan rakiplerinden Muhammed Dahlan da erteleme kararına tepki gösterdi, Abbas’ı “meşruiyetini yitirmiş bir koltuğa körü körüne tutunmakla” suçladı.
Seçimlerin ertelenmesi yalnızca İsrail’in uyguladığı kısıtlamalarla değil, Abbas’ın uzun yıllardır sürdürdüğü iktidarını koruma çabalarına ilişkin eleştirilerle de birlikte değerlendiriliyor.
2005’te dört yıllığına seçildi, bir daha sandığa gitmedi
Mahmud Abbas, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) tarihi lideri Yaser Arafat’ın 2004 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Ocak 2005’te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmıştı.
Dört yıllık görev süresinin 2009’da sona ermesi gerekiyordu ancak Filistin’deki siyasi bölünme ve seçimlerin gerçekleştirilememesi nedeniyle Abbas görevini sürdürdü. Bu süreçte siyasi rakiplerine yönelik baskılar ve İsrail’le güvenlik alanındaki işbirliği nedeniyle de eleştirildi.
Filistinlilerin katıldığı son kapsamlı yasama seçimleri ise 2006 yılında yapıldı. Hamas’ın Abbas’ın liderliğindeki El Fetih karşısında çoğunluğu elde ettiği seçimlerin ardından iki hareket arasında gergin bir iktidar paylaşımı başladı.
2007’de çatışmaya dönüşen anlaşmazlık, Hamas’ın El Fetih’i Gazze Şeridi’nden çıkarmasıyla sonuçlandı. O tarihten bu yana Hamas Gazze’de hâkimiyet kurarken Abbas yönetiminin kontrolü İsrail işgali altındaki Batı Şeria’nın sınırlı bölgeleriyle kısıtlı kaldı.
Abbas, 2021 yılında da yasama seçimleri düzenleme kararı almış ancak oylamaya haftalar kala seçimleri iptal etmişti. O dönem gerekçe olarak İsrail’in Doğu Kudüs’te oy kullanılmasına izin vermemesini göstermişti.
Fransa’nın baskısıyla seçim sözü vermişti
Abbas’ın seçimleri ertelemesi, Filistin Yönetimi’nden demokratik reform talep eden Batılı ülkelerle ilişkileri de etkileyebilir.
Avrupa ülkeleri, Hamas’a alternatif olarak gördükleri Filistin Yönetimi’ne yıllardır milyarlarca euroluk mali destek sağlıyor. Ancak bu desteğin yanında yönetimin demokratik meşruiyetini yenilemesini ve seçimlere gitmesini de istiyor.
Abbas, temmuz ayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a gönderdiği mektupta bir yıl içinde seçim düzenleme sözü vermişti. Macron da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin devletini tanırken Abbas’ın Filistin yönetimini yeniden yapılandırma taahhüdünü gerekçeleri arasında göstermişti.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ise geçen ay The Wall Street Journal’da yayımlanan yazısında, “Yalnızca yenilenmiş bir Filistin Yönetimi, Filistin halkını dünya sahnesinde temsil edebilir ve İsrail’le kalıcı bir barış müzakere edebilir” ifadelerini kullanmış, seçimlerin bir an önce yapılması çağrısında bulunmuştu.
Abbas yönetimi ise 10 Ekim tarihli kararnamede ertelemenin Filistinli gruplarla yapılan görüşmelerin ardından kararlaştırıldığını savundu. Kararnamede İsrail’in Batı Şeria’daki askeri operasyonları, yerleşimlerin genişlemesi, Gazze’ye seçim görevlilerinin ve gözlemcilerin girişindeki engeller ile insani koşullar gerekçe gösterildi.
Yeni takvime göre Filistinliler, 11 Eylül 2027’de hem cumhurbaşkanını hem de parlamento üyelerini seçmek için sandığa gidecek.








