Kadınlar neden yan yana? | Gözde Şeker & Sebahat Tuncel & Özgür Sevgi Göral & Rümeysa Çamdereli

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope özel yayınında Gözde Şeker konukları Sebahat Tuncel, akademisyen Özgür Sevgi Göral ve aktivist Rümeysa Çamdereli ile Ankara’da 500’den fazla kadını bir araya getiren “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansını konuştu. Farklı siyasi ve toplumsal kesimlerden kadınların buluştuğu konferansta barış, demokrasi, kadın hakları, LGBTİ+ hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, ekoloji ve ortak gelecek arayışı ele alındı.

Gözde Şeker konukları Sebahat Tuncel, akademisyen Özgür Sevgi Göral ve aktivist Rümeysa Çamdereli ile Ankara’da 500’den fazla kadını bir araya getiren “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansını ele aldı.

Konferansın ortaya çıkış sürecini anlatan Sebahat Tuncel, farklı görüşlerden kadınların ortak bir tartışma zemini oluşturduğunu belirtti:

“Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını konuşsak, bu yüzyıl kadınlar açısından nasıl geçti, ikinci yüzyılda nasıl yapabiliriz diye düşündük. Tartışmalarda herkesin Cumhuriyet kavramına yaklaşımı farklı oldu ama kimse yapmayalım demedi, nasıl yapalım diye sordu. Aslında kadınların konuşmaya ihtiyacı var. Çok uzun süredir bu tekçi, otoriter yönetim biçimi kadınları birbirinden ayırmış. Herkes kendini duymuş ama birbirini duymayı başaramamış. Gelinen noktada Cumhuriyet’i tartışabilmek için önce yan yana gelmeye, birbirimizi duymaya ve konuşmaya ihtiyacımız olduğunu gördük.”

“Barış ve demokrasi birbirinden ayrı düşünülemez”

Konferansın yalnızca barış sürecine odaklanmadığını vurgulayan Özgür Sevgi Göral, farklı toplumsal mücadelelerin ortaklığına dikkat çekti:

“Bizim tek başlığımız barış değil. Ekoloji, emek politikaları, parlamentonun rolü, toplumsal cinsiyet, bütün bunlar aslında birbiriyle ilişkili. Barış inşası dediğimiz alan çok uzun soluklu bir şey. Türkiye’nin diğer bütün meseleleriyle ne kadar sıkı sıkıya ilişkili olduğunu, toplumsal cinsiyet eşitliğiyle, özgürlükle, ekolojiyle, emek politikalarıyla birlikte düşünmek istedik. Demokrasi ve barış diye ayrılan alanı birlikte tartışmak istedik. Nasıl bir ortak gelecek tahayyül edebiliriz? Daha eşitlikçi, kimsenin kimsenin üstünde yerleşmediği, özgürlük ufku olan başka türlü bir ortak yaşam mümkün mü?”

Kadınlar neden yan yana? | Gözde Şeker & Sebahat Tuncel & Özgür Sevgi Göral & Rümeysa Çamdereli

Konferansta farklı kesimlerden kadınların birbirlerinin deneyimlerini dinlemesini değerlendiren Rümeysa Çamdereli, “Bir süredir kendi yerimizde saydığımızı, kendi bildiğimiz şeyleri bildiğimiz insanlara anlattığımızı hissettiğim bir döngüde sıkışmışım. Etkinlikte bunu fark ettim. Salonda ilk kez karşılaşmalarını anlatan, çok açıklıkla özeleştiri veren, ‘Ben bunu daha önce bilmiyordum, şimdi öğrendim’ diyen kadınlar vardı. Bence Türkiye’de şu an ihtiyaç duyduğumuz en önemli şey bu olabilir. Bir bilgelik dinlemedik, kendi hikâyelerimizi anlattık. Herkes kendi hikâyesini anlattı. Birbirimizi dinlemeye alan açtık. Çok uzun zamandır ilk defa geleceğe dair daha umutlu hissediyorum” diye konuştu.

“Barış yalnızca siyasetçilerin masasında kurulamaz”

Kadınların barış süreçlerindeki rolüne değinen Çamdereli, sivil toplumun sorumluluğunda dair şunları söyledi:

“Barış siyasetçilere ve erkeklere bırakılamayacak kadar ciddi bir mesele. Kadınların özneliğini ortaya çıkarma meselesi çok değerli. Şu an içerisinde bulunduğumuz süreç herhangi bir öznelik tanıyan bir süreç olarak işlemiyor. Kapalı kapılar ardında, sanki siyasilerin yan yana oturduğu masalarda bazı imzalar atılarak çözülebilecek bir şeymiş gibi anlaşılıyor. Halbuki barış bir inşa süreci. Sivil toplumun burada nasıl bir barış hayal ettiğimizi herkesin konuşabileceği alanları açma sorumluluğu var.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş