İSTANBUL (Medyascope) – COP31’de neler yaşanacak? Türkiye iklim politikalarında somut adımlar atabilecek mi? İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, Medyascope ve İklim Haber işbirliğinde hazırlanan COP31 Yolu’nun bu bölümünde Antalya’da düzenlenecek iklim zirvesinin önemini, fosil yakıtlardan çıkış tartışmalarını, kömür politikalarını ve küresel iklim diplomasisini Barış Doğru’ya değerlendirdi.
9 Kasım’da Antalya’da başlayacak COP31 İklim Zirvesi öncesinde Medyascope ve İklim Haber iş birliği ile hazırlanan COP31 Yolu’nun bu bölümüne konuk olan İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, zirvenin küresel enerji krizi nedeniyle kritik bir dönemeç hâline geldiğini vurguladı. COP31 başkanlığını değerlendiren Şahin, fosil yakıtlardan çıkış, adil geçiş ve iklim diplomasisinde önemli gelişmeler yaşanabileceğine dikkat çekti.

“Bu tamamen siyasi bir COP”
Ümit Şahin, başlangıçta “ara COP” olarak değerlendirilen zirvenin savaşlar ve enerji krizi nedeniyle farklı bir önem kazandığını belirtti:
“Geçen sene bakıldığında bu bir tür ara COP gibi görünüyordu ama şu anda özellikle savaşlardan sonra, petrol fiyatlarının artmasından sonra bir enerji krizinin ortasındaki COP’a dönüştü. COP’lar tarihinde bu tür bir enerji krizinin ortasında yapılmış başka bir COP yok. Bu hiç teknik bir COP değil. Bu tamamen siyasi bir COP. Buradan çok iyi bir iklim değişikliği sonucu çıkarsa, bu sadece iklim müzakerelerini değil, Trump’ın yıkmaya çalıştığı uluslararası düzeni de kurtarabilir.”
COP31’in “Uygulama COP’u” olarak tanımlanmasına değinen Şahin, yalnızca yatırımlara odaklanılmasının risklerine dair, “Uygulamadan kastedilen şey sadece projeler, yatırımlar ve bunlara para bulmak ise bu gerçekten Paris Anlaşması’nın altını oyar. Ama uygulama denen şeyin müzakerelerin ve güçlü hedeflerin tamamlayıcısı olduğu anlayışı yerleşmeye başlıyor” dedi.

“Türkiye’nin iklim politikasındaki düğüm kömür”
Türkiye’nin COP31 hazırlıklarını değerlendiren Şahin, İklim Ağı’nın kömürden çıkış ve atık ithalatının yasaklanması taleplerinin karşılanmadığını söyledi:
“Atık ithalatının yasaklanmaması akıl alır gibi bir şey değil. Türkiye hükümetinin ve COP başkanlığının atabileceği en basit ve en bedelsiz adımdı. Bunun bile yapılamaması ve buna rağmen sürekli sıfır atıktan bahsedilmesi ciddi bir zayıf karın oluşturuyor. Türkiye’nin iklim politikasındaki düğüm kömürdür.”
Kömürden çıkışın önemine değinen Şahin şöyle devam etti:
“Türkiye’nin iklim politikasının bu kadar zayıf olmasının açık ara bir numaralı nedeni kömürdür. Kömür düğümü çözüldüğü anda Türkiye’nin iklim politikaları değişecek. Hükümetin bir an önce bir takvim ilan etmesi ve derhal adil geçiş planlaması yapması gerekiyor. Aksi takdirde çok sayıda insan ve ekonomi ciddi zarar görecek.”








