İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope ile İklim Haber işbirliği ile hazırlanan COP31 Yolu’nda Barış Doğru’nun konuğu Doğa Koruma Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Yıldıray Lise oldu. Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı, çölleşme ve kuraklık arasındaki bağlantı değerlendirildi.
COP31 Yolu’nun bu bölümünde Barış Doğru, konuğu Yıldıray Lise ile Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybını ele aldı.
İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi bozulumunun birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Lise, 1992 Rio Zirvesi’nden İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi olmak üzere üç ayrı sözleşmenin çıktığını hatırlattı.
Bu alanların uzun süre birbirinden bağımsız biçimde ele alındığını söyleyen Lise, son yıllarda ise ortak eylem, izleme ve finansman mekanizmalarının geliştirilmesinin öne çıktığını belirtti.
“Üç sözleşmenin bir araya gelmesi önemli”

COP31’de “Rio Sinerjisi”nin temel eylem başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Lise, “Üç sözleşmenin bir araya gelmesi ve aslında başta ortak eylemler, ortak izleme, belki sonrasında finansmanın da hep beraber ele alınması konusunda bir yol açıldı son yıllarda. O yolun da belki Antalya’nın en önemli çıktılarından biri olacağını düşünüyorum” dedi.
Biyolojik çeşitlilik alanında Türkiye’nin atması gereken adımlara da değinen Yıldıray Lise, korunan alanların ve türlerin sayısının artırılmasının yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ekonomik faaliyetlerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini söyledi:
“Özellikle üretim peyzajlarında sürdürülebilirlik çok önemli. Yani orman, tarım ve diğer peyzajlarda sürdürülebilirlik açısından biyolojik çeşitliliğin ana akımlaştırılması önemli konulardan. Arazi bozulumunda da artık sürdürülebilir arazi yönetimini tüm ülke sathında ele almamız lazım.”
İklim politikalarının ağırlıklı olarak emisyon azaltımına odaklandığını belirten Lise, uyum çalışmalarının da hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti. Orman, tarım ve turizm gibi sektörlerin iklim değişikliğine uyumunun önemini vurgulayan Lise, doğa temelli çözümlerin bu süreçte önemli araçlardan biri olduğunu vurguladı.
COP31’in “uzlaşıdan somut eyleme” temasını bu nedenle önemli bulduğunu belirten Lise, “Böyle strateji konuşmak değil, azaltım boyutunda söylenenlerin uyum boyutunda da eyleme geçmesi önemli” dedi.
Yıldıray Lise, COP31’de iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve çölleşmeyle mücadele arasındaki bağın güçlendirilmesinin, üç kardeş sözleşmenin ortak hedefleri açısından önemli bir adım olabileceğini dile getirdi.








