COP31 Yolu (8): COP31’de Türkiye’nin rolü ne olacak? 

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope ve İklim Haber işbirliğiyle hazırlanan COP31 Yolu programının bu bölümünde, Dr. Barış Doğru’nun konuğu Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFİA) temsilcisi Bengisu Özenç oldu. Özenç, Türkiye’nin COP31 dönem başkanlığının, Avustralya ile paylaşılan bu rolün dinamiklerini, Türkiye’nin öne sürdüğü eylem gündemini değerlendirdi.

Barış Doğru’nun konuğu olan Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) temsilcisi Bengisu Özenç, Türkiye’nin COP31 başkanlığını, Avustralya ile iş bölümünü, iklim finansmanını, adil geçişi ve elektrifikasyon hedeflerini değerlendirdi.

COP31’de Türkiye’nin rolü ne olacak? 

Türkiye’nin COP31 başkanlığının geç kesinleşmesinin hazırlık sürecini zorlaştırdığını belirten Özenç, Türkiye ile Avustralya arasında yaşanan başkanlık tartışmalarının ardından kararın COP30 sonrasında açıklanmasına dikkat çekti:

“Türkiye COP başkanlığını Avustralya’yla paylaşılıyor gibi görünse de teknik olarak durum farklı. İki ülke arasında yalnızca bir iş bölümü var. Türkiye, Avustralya’yla yürütülen çetin müzakerelerin ardından başkanlığı aldı. Ancak kararın COP30 sırasında açıklanması nedeniyle hazırlık için önemli bir zaman kaybedildi ve kasım ayından itibaren hızlandırılmış bir hazırlık sürecine girildi.”

Türkiye’nin geçmişte iklim müzakerelerinde uzun süre savunmacı bir pozisyon izlediğini söyleyen Özenç, bunun Türkiye’nin COP süreçlerindeki deneyimini de etkilediğini belirtti. Bengisu Özenç, Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi gelişmelerle birlikte küresel iklim diplomasisinde daha aktif bir konuma geçtiğini ifade etti.

COP31'de Türkiye'nin rolü ne olacak? 
COP31’de Türkiye’nin rolü ne olacak? 

“İklim finansmanının yalnızca yüzde 10’u uyuma gidiyor”

COP31 gündemindeki önemli başlıklardan birinin iklim finansmanı olduğunu belirten Özenç, finansmanın azaltım ve uyum arasında dengeli dağıtılması gerektiğini söyledi.

Özenç’e göre mevcut durumda iklim finansmanının yaklaşık yüzde 90’ı emisyon azaltımına, yüzde 10’u ise iklim değişikliğinin etkilerine uyuma yöneliyor. Özel sektörün kârlılık nedeniyle azaltım yatırımlarına daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyen Özenç, uyum yatırımlarında kamu finansmanı ve çok taraflı kalkınma bankalarının önemine dikkat çekti.

“Türkiye’nin ulusal politikalarında ne yaptığı önemli”

Türkiye’nin ulusal enerji politikaları ile COP31’de üstlendiği küresel rol arasındaki ilişkiye değinen Barış Doğru, Türkiye’nin elektrifikasyon gündemini sahiplenmesine rağmen kömür alanlarını genişletmeye yönelik girişimlerin sürdüğünü ve henüz kömürden çıkış taahhüdünde bulunmadığını hatırlattı.

Özenç ise COP31 başkanlığının inandırıcılığının Türkiye’nin kendi politikalarıyla da bağlantılı olduğunu vurguladı, “Türkiye samimi bir başkanlığı, inandırıcı bir başkanlığı yapacaksa ulusal politikalarında ne yapıyor? Ulusal eylemlerinde ne yapıyor?” dedi.

Türkiye’nin fosil yakıtlardan uzaklaşma gündemine daha doğrudan referans vermesi gerektiğini söyleyen Özenç, elektrifikasyon ve yenilenebilir enerjinin fosil yakıtların sistem dışına çıkmasını hızlandırabileceğini ancak COP31 başkanı olarak Türkiye’nin fosil yakıtlardan çıkış konusunda daha açık bir tutum ortaya koymasının da sorumlulukları arasında bulunduğunu belirtti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş