COP31 Yolu (6): Sanayide karbonsuzlaşma mümkün mü?

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope ve İklim Haber işbirliğiyle hazırlanan COP31 Yolu programının bu bölümünde, Dr. Barış Doğru’nun konuğu İstanbul Politikalar Merkezi Uzmanı Dursun Baş, Türkiye’nin COP31’e giden yolda “azaltımı güç” (hard-to-abate) sektörlerdeki karbonsuzlaşma çabalarını, mevcut zorlukları ve uluslararası iklim politikalarıyla olan etkileşimini değerlendirdi.

Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Dursun Baş, COP31 yolunda Türkiye’nin sanayide karbonsuzlaşma çabalarını ve zorluklarını değerlendirdi.
  • Çelik sektörü, karbonsuzlaşma en zor sektörlerden biri olarak ele alındı ve elektrikteki hesap hatalarının etkisi vurgulandı.
  • Türkiye’nin yıllık sera gazı emisyonunun yarısından fazlası sanayi sektöründen kaynaklanıyor.
  • Dönüşümde çalışanların görüşleri göz ardı ediliyor, ancak bu kesim en istekli gruptur.
  • Baş, COP31 öncesi daha iddialı iklim hedefleri çağrısında bulundu.

Programda “Sanayide karbonsuzlaşma mümkün mü” sorusuna yanıt arayan Baş, yüksek emisyonlarıyla azaltımı en zor olanlardan biri olan çelik sektörü üzerine yaptığı 3.5 yıllık kapsamlı araştırmanın bulgularını paylaştı. Baş, “Ürettiğimiz elektriğin aslında tamamını sanki günlük hayatta kullanıyoruz ya da sanayide bir karşılığı yokmuş gibi görüyoruz. Bu hesap hatası, bizim gerçek resmi görmemizi engelliyor” dedi.

Dursun Baş, sanayideki proses emisyonlarına elektrik tüketiminin de eklenmesiyle gerçek oranın yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirtti. Baş “Bir de bunun üzerine hammadde çıkarılması, tesise getirilmesi ve tüketiciye ulaşımı için harcanan ulaşım emisyonlarını eklemeniz lazım” diye ekledi.

Türkiye’nin toplam yıllık 600 milyon ton sera gazı emisyonunun yarısından fazlasının sanayi sektöründe oluştuğunu vurgulayan Baş, “Sonuç olarak, Türkiye’nin toplam yıllık 600 milyon ton seragazı emisyonunun büyük bir kısmı, yarısından fazlası özetle sanayi sektöründe oluşuyor” diye konuştu.

COP31 Yolu (6): Sanayide karbonsuzlaşma mümkün mü? 

Karbonsuzlaşma dönüşümünde çalışanların rolü göz ardı ediliyor

Sanayi, enerji, çevre ve iklim politikalarının eşgüdümlü olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Dursun Baş, “Ne üreteceğiz? Bu üretimi yaparken neleri kullanacağız? Hangi enerji birimlerini kullanacağız ve neyi yurt dışına satacağız ya da yurt dışından sağlayacağız. Tüm bu soruları bu dört önemli başlığın altında, birbiriyle etkileşimlerini düşünerek ele almalıyız” dedi. Sanayideki karbonsuzlaşma dönüşümünün önemini vurgulayan Baş, bu dönüşümde çalışanların fikirlerinin hiç dinlenmediğini ancak en hazır ve istekli kesimlerin hem kamuda hem de özel sektörde doğrudan işi yapan çalışanların olduğunu vurguladı: 

“Dönüşümü başaracak, dönüşümü yapacak kişiler, çalışanlar; kamudaki işçiler, özel sektördeki işçiler, sivil toplumda çalışan işçiler, medyada çalışan işçiler. Konumuz sanayide karbonsuzlaşma olduğu için evet, sanayi sektöründe, fabrikalarda çalışan işçiler, çalışanlar, ofiste veya sahada. Bu dönüşüm onları dahil etmeden, onların birikimlerinden yararlanmadan, onların motivasyonlarını arttırmadan mümkün değil. Öbür türlüsü işte yeşil badana diyebileceğimiz bir şeyden başka bir şey olmaz.”

COP31 öncesi daha iddialı iklim hedefi çağrısı

Kasım ayında Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’nin bugünü kadarki iklim politikalarını da değerlendiren Baş, mevcut durumda Türkiye’nin ulusal katkı beyanı hedefinin çok azimkar bir hedef içermediğini söyledi.

“Belki COP’a giderken daha azimkar bir ulusal katkı beyanı hedefi sunulması bizi hem iyi bir ev sahibi yapar hem de diğer ülkelere de örnek olması açısından yerinde bir müdahale olur” diyen Baş, sanayi, ulaşım ve enerji sektörünü içine alan, bağlayıcı bir 2030 iklim hedefinin kanuni bir düzenlemeye bağlanıp açıklanmasının çok önemli bir adım olabileceğini ve diğer ülkelere de aynı mesajı verebileceğini söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş