İran-ABD

İran-ABD haberleri sayfasında İran-ABD hakkında son dakika bilgileri, güncel gelişmeler, videolar, fotoğraflar ve araştırma dosyaları bulunmaktadır. Geçmişte ve bugün yeni yayımlanan çok sayıda haberi sayfamızdan takip edebilirsiniz.

İran – ABD ilişkileri, modern tarihin en gerilimli ve kırılgan uluslararası ilişkilerden biridir. İki ülke arasında uzun ve karmaşık bir tarih vardır; ilişkiler bugünkü hâliyle temelde 1940–50’lerde kurulan yakın ilişki, 1979 İslam Devrimi sonrası kopuş ve nükleer anlaşma, yaptırımlar ile gerilim döngüleri üzerinden tanımlanır.

Tarihsel Arka Plan

İran, 1950’lerde ABD ile yakın müttefikti; bu dönemde özellikle Şah Muhammed Rıza Pehlevi rejimi Washington’un bölgedeki ana ortaklarından biri olarak görüldü. Bu ilişkinin önemli kırılma noktalarından biri, 1953’te CIA destekli darbe ile demokratik Başbakan Muhammed Musaddık’ın devrilmesidir.

1979 İran İslam Devrimi ile İran monarşisi yıkıldı, Şah ülkeyi terk etti ve Humeyni liderliğindeki İslam Cumhuriyeti kuruldu. Devrimden kısa süre sonra ABD Tahran Büyükelçiliği baskını ve diplomatların 444 gün boyunca rehin tutulması olayı yaşandı; bu, iki ülke arasındaki ilişkilerin kesin bir kopuşa dönüşmesine yol açtı.

Kopuş ve Çatışma Dinamikleri

1980 – 2010 arasında ilişkiler neredeyse tamamen düşmanlık üzerine kuruldu. ABD, İran’ı “terörü finanse eden devlet” olarak nitelendirip kapsamlı ekonomik yaptırımlar uyguladı. Tahran yönetimi ise ABD’yi Orta Doğu’daki etkinliğini artırmaya çalışan bir hegemon olarak gördü.

2015’te imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA), İran’ın nükleer programına sınırlamalar getirirken ABD ve AB yaptırımlarının hafifletilmesini öngördü. Ancak 2018’de ABD bu anlaşmadan çekildi; yaptırımlar yeniden devreye kondu ve gerilim tırmandı.

2020’ler ve Güncel Durum

Son yıllarda ilişkiler yeni bir gerilim evresine giriyor. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımleri sürerken, Tahran nükleer faaliyetleri üzerindeki kısıtlamaları gevşetiyor. 2025’te İran, 2015 JCPOA’yı resmen sonlandırdığını açıkladı.

2026 başında ABD’nin nükleer program ve bölgesel saldırganlık iddialarına karşı askeri varlığını artırması ve İran’ın da Hürmüz Boğazı gibi kritik noktalarda tatbikatlar yapma kararı alması, gerilimi artırdı.

Her iki taraf arasında doğrudan diplomatik ilişkiler hâlâ kurulmadı; dolaylı görüşmeler zaman zaman yapılıyor ama İran, müzakere taleplerini reddettiğini belirtiyor.

Bölgesel ve Stratejik Etki

ABD, İran’ı bölgesel milis ve vekil grupları desteklemekle suçlarken; İran ABD’yi bölgeye müdahaleci bir güç olarak görüyor. Bu stratejik çatışma, Orta Doğu’daki proxy savaşlara, Yemen, Irak, Suriye ve Lübnan’da farklı aktörlerin çatışmalarına da yansıyor.

İran – ABD ilişkileri, 1979’dan bu yana büyük ölçüde düşmanlık, yaptırımlar, nükleer gerilim ve ara sıra yapılan müzakere girişimleriyle şekillenen, ciddi bir güven bunalımı ile karakterize edilir. Bugün de doğrudan diplomasi mevcut değildir ve her iki taraf stratejik rekabet içinde kalmayı sürdürüyor.

Medyascope'u destekle

Birlikte büyüdük, birlikte direndik. Şimdi birlikte sürdürelim. Bize katıl ve hikayenin parçası ol.

Haber akışı