ABD, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütleri listesine almayı düşünüyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD’nin yeni yönetimi, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu, Yabancı Terör Örgütleri Listesi’ne almayı tartışıyor. İran, zaten, 1984’ten beri, ABD’nin terör örgütlerini destekleyen ülkeler listesinde ve Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü, İran’ın terör örgütlerini desteklemek için kullandığı “temel mekanizma” olarak adlandırılıyor.

Ayrıca, İran Devrim Muhafızları’nın bazı üst düzey komutanları, Kudüs Gücü ve Kudüs Gücü’nün komutanı Kasım Süleymani, ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım uyguladığı kurum ve kişiler listesindeler.

Eğer ABD Devrim Muhafızları’nı Yabancı Terör Örgütleri listesine alırsa, ilk defa bir devlet kurumunu, El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerle birlikte terör örgütü ilan etmiş olacak. Devrim Muhafızları’nın İran’daki gücü ve ülkenin her yerine sirayet eden varlığı düşünüldüğünde, ABD’nin uygulayacağı yeni yaptırımların, iki ülkenin zaten oldukça gergin olan ilişkilerine ve  İran ekonomisine ciddi zarar vermesi bekleniyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Nedir?

İran Devrim Muhafızları Ordusu, 1979 yılında İran Devrimi’nin lideri Ayetullah Humeyni tarafından, İran ordusunu dengeleyecek bir güç yaratma amacıyla kuruldu. Humeyni, mevcut ordunun, yeni kurulan rejime bir darbe yapmasını önlemeyi hedefliyordu.

devrim muhafızları

İran’ın şu anki dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, 2015 yılında, Devrim Muhafızları’nın komutanları ve üst düzey yetkililerine yaptığı bir konuşmada şöyle diyordu: “Devrim Muhafızları Ordusu, görevi, ülkemizin tarihinin ve bugününün en önemli olayı olan Devrim’i korumak olan tek kurum. (…) Devrim’i korumak, devrimci kararlılığın güçlü olması ve Devrim’in her yerde ve alanda mevcut olmasını güvence altına almak anlamına geliyor.”

Devrim Muhafızları Ordusu, yıllar içinde, Hameney’in dediği gibi, “her yerde ve alanda” var olan bir güce dönüştü. Muhafızlar, ilk başta, devrimi, ülke içindeki tehditlerden korumak ve ulusal güvenliği sağlamak için kurulmuş olsa da İran-Irak Savaşı sırasında oldukça etkin bir yapıya dönüştü. 1980 yılında başlayan İran-Irak Savaşı, sekiz sene sürmüş ve 1 milyondan fazla kişinin hayatını kaybetmesinde neden olmuştu. Devrim Muhafızları Ordusu’nun şu anda 100 bine yakın “muhafızı”nın yanı sıra kara, hava ve deniz güçleri var. Ayrıca, İran’ın balistik füzelerinin kontrolü de bu gücün elinde.

Doğrudan dini lidere bağlı çalışan muhafızların altındaki birimlerden biri Besic Direniş Gücü. Kendilerine “Ezilenler Hareketi” de diyen Besic Gücü, 90 bin civarı gönüllü milisten oluşuyor. Muhafızlar, Besic gücünü, ülke içindeki protestoculara karşı kullanıyorlar. 2009’da reform yanlılarının başlattığı Yeşil Devrim’in kanlı bir şekilde bastırılmasında Besicler büyük bir rol oynamıştı.

Devrim Muhafızları’ndan bahsederken atlanmaması gereken bir diğer nokta ise ekonomik gücü. Bazı araştırmacılara göre Muhafızlar, kendileriyle irtibatlı şirket ve vakıflar aracılığıyla ülke ekonomisinin üçte birini kontrolünde tutuyor. Çoğunluğu inşaat ve imalat sektörlerinde faaliyet gösteren, 12 milyar dolar sermayesi olan yüzden fazla şirket, Devrim Muhafızlarıyla bağlantılı olarak çalışıyor. Ayrıca Muhafızların, petrol, ithalat-ihracat ve telekomünikasyon alanlarında çalışan çeşitli şirketlerle ortaklıkları ve kendilerine bağlı çalışan birçok vakfı var.

Muhafızların dış politika aracı: Kudüs Gücü

Devrim Muhafızları’na bağlı bir diğer önemli yapı ise Kudüs Gücü. Kudüs Gücü, İran Devrimi’nin ilk yıllarında, Kudüs’ün İsrail’den kurtarılması için kuruldu. İlk başta çok sayıda başka ülkelerden gönüllüleri de barındıran bu yapı zamanla, İran’ın dış politikasını şekillendiren ve bu politikaların hayata geçmesinde önemli rol oynayan kilit bir güç haline geldi. Devrim Muhafızları’nın seçme askerlerinden oluşan Kudüs Gücü, önemli siyasi kişilere suikast düzenlenmesi, İran’a yakın siyasi/askeri hareketlerin desteklenmesi ve silahlandırılması ve farklı ülkelerde faaliyet gösteren Şii milislerin eğitilmesi gibi görevleri üstleniyor.

Merkezi, Tahran’daki eski ABD Konsolosluğu’nda bulunan ve 15 bin civarı üyesi olduğu tahmin edilen Kudüs Gücü, Lübnan, Filistin, Irak, Afganistan, Yemen ve Körfez Ülkelerindeki İran yanlısı grupları silahlandırıyor ve onlara eğitim veriyor. Bu gruplar, ağırlıklı olarak Şiilerin çoğunluk olduğu örgütler olsa da İran, bölgede kendisine tehdit olarak gördüğü ve rakibi olan diğer ülkelerin hükümetlerine karşı savaşan Hamas gibi Sünni örgütleri de silahlandırıyor.

Kudüs Gücü’nün, ayrıca, 1982 yılında Lübnan İç Savaşı’nda Şii milislerin ortak bir çatı altında toplanmasına öncülük ederek Hizbullah’ı kurduğu da biliniyor. İran, Hizbullah’a hâlâ yıllık yüz milyon dolara yakın para yardımı yapıyor. Kudüs Gücü, 2006 yılında, İsrail’in Lübnan’dan çıkmasıyla sonuçlanan, İsrail ve Hizbullah arasında 33 gün süren savaşta Hizbullah’a yardım etti.

kudüs gücü

1992 yılında, Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki İsrail Büyükelçiliği hedef alan ve 29 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıyı Kudüs Gücü’nün organize ettiği tahmin ediliyor. Bundan iki yıl sonra Hizbullah’ın aynı şehirdeki bir Yahudi Merkezi’ne yönelik düzenlediği ve 85 kişinin ölmesine neden olan bombalı saldırının arkasındaki esas aktörün yine Devrim Muhafızları’nın bu özel gücünün olduğu düşünülüyor.

Kudüs Gücü, Suriye ve Irak’taki savaşlarda kilit rol oynuyor. İran’ın eğittiği Şii milisler, Irak’taki birçok ABD hedefine saldırdı. İran’ın bu gruplara verdiği özel patlayıcılar, (Patlayarak Oluşan Nüfuz Edici – Explosively Formed Projectile) Irak’ta ABD askerlerinin hayatlarının kaybetmelerine neden olan silahların başında geliyor.

Geçtiğimiz iki sene boyunca, İran’ın, rejimin düşmesini bölgedeki gücü ve varlığı için varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü Suriye’de de Devrim Muhafızları’nın bu seçkin gücüne bağlı askerler ve onların eğittiği milisler, Suriye ordusunun yanında muhalif gruplara karşı etkin bir şekilde savaştı. Kudüs Gücü, Suriye’de, Besic Gücü’nü model alan, Ulusal Savunma Gücü adlı gönüllü bir milis gücü kurdu. Besic Gücü’nün eski komutanı Tuğgeneral Hüseyin Hamedani, bu gücü eğitmek ve komuta etmek için Suriye’ye gitti. 2015 yılında Suriye’de hayatını kaybeden Hamedani’nin 7000 Suriyeliyi eğittiği düşünülüyor.

Gölge komutan: Kasım Süleymani

İran’ın dış politika hedeflerini gerçekleştirmesinde vaz geçilmez bir rol oynayan Kudüs Gücü’nün başında, İran’ın yurt dışındaki operasyonlarının mimarı olduğu düşünülen Kasım Süleymani var. Yoksul bir çiftçinin oğlu olan Süleymani, genç yaşta girdiği Devrim Muhafızları içerisinde, İran-Irak Savaşı sırasında hızla yükseldi. Süleymani’nin doğrudan emir aldığı Ayetullah Hamaney, Süleymani için “devrimin yaşayan şehidi” tabirini kullanıyor.

süleymani

Kasım Süleymani, 1998 yılından beri başında olduğu Kudüs Gücü’nün etki alanını geçtiğimiz on dokuz senede hızla genişleterek; istihbarat, finans, siyaset ve özel hareket alanlarında çalışan farklı birimleri olan karmaşık ve etkin bir yapıya dönüştürdü.

Süleymani için Suriye, İran’ın Hizbullah ile ilişkisinin güvence altına alınması ve yıllar içerisinde Lübnan’da ve Suriye’de kurduğu “direniş hattını” koruması için hayati bir öneme sahip. Suriye’de, ordunun yanında savaşan, Kudüs Gücü ve Devrim Muhafızı üyelerinin savaş taktiklerini Kasım Süleymani, bizzat kendisi belirliyor. Aynı zamanda, Irak’ta ve Suriye’de IŞİD’e karşı verilen savaşta, sahnenin arkasından oldukça etkin bir rol oynuyor. Süleymani’nin Irak ordusunun IŞİD’le savaş taktiklerini şekillendirdiği düşünülüyor. Bölgedeki savaşlar hakkında yazan birçok gazeteci ve araştırmacı Kasım Süleymani’yi “gölge komutan” olarak tanımlıyor.

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus