CIA, Çin’de kaybolan ajanlarının gizemini çözmeye çalışıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD’li istihbarat kuruluşları Çin’de ard arda kaybolan ajanlarının sırrını çözmeye çalışıyor. Konuyla ilgili olarak 20 Mayıs’ta The New York Times gazetesinde bir makale yayınlandı.

 

Makaleye göre 2010 yılından 2012’ye kadar, Çin’den ABD’ye istihbarat akışı sağlayan bir düzineden fazla CIA kaynağı Çin hükümeti tarafından ya öldürüldü ya da hapse atıldı. CIA kaynaklarının bu şekilde saf dışı bırakılması, 2010 yılından bu yana Çin’den ABD’ye istihbarat akışına büyük bir darbe vurmuş durumda.

New York Times’daki makaleye göre; 2011 yılına kadar CIA’in Çin’de bulunan kaynaklarından bilgi akışı konusunda bir sorun yaşanmıyordu. Ancak bu tarihten itibaren bilgi akışında kesintiler görülmeye başladı. Üstelik bazı bilgi kaynaklarıyla artık irtibat kurulamıyordu. Bunun üzerine CIA ve FBI konuyla ilgili ortak bir soruşturma başlattı. ABD’nin Pekin Büyükelçiliği’ndeki herkes sorgulandı. Soruşturma süreci devam ederken bir yandan da Çin’den, “bir ajanın daha ortadan kaybolduğu” yönünde haberler geliyordu.

Hem halihazırda görevde bulunan hem de emekli olmuş ABD’li istihbarat yetkililerine göre Çin’den gelen akıştaki bu kesilme, son on yıllardaki en büyük istihbarat başarısızlıklarından biri. Ancak yetkililer bu başarısızlığın ardındaki sebepler konusunda bölünmüş durumda. Bazı yetkililer bu başarısızlığa CIA içinde yuvalanmış bir köstebeğin neden olduğu görüşünde. Hatta bir ara, CIA’in Çin departmanında daha önce çalışmış, fakat teşkilattan ayrıldıktan sonra Asya’da yaşamaya başlayan bir kişi, bir numaralı şüpheli haline geldi. Ancak yürütülen soruşturma sonrasında, söz konusu kişi aleyhinde delil olabilecek bir veriye rastlanmadı.

Bir grup yetkili ise CIA’in yurtdışındaki kaynaklarıyla iletişimini sağlayan gizli sistemin Çinliler tarafından hacklendiği görüşünde. Bununla birlikte, istihbarat kesintisinin ortaya çıktığı tarihten bu yana olayın gizemi hâlâ çözülebilmiş değil. Ancak FBI ve CIA -sebebini açıklayamasalar da- 2013’ten itibaren bilgi akışının tekrar eski düzeye döndüğü sonucuna ulaştı.

Makalede, istihbarat kesintisinin sebebinin ne olduğu konusunda tartışma olsa da, verdiği zarar konusunda bir tartışma olmadığı belirtiliyor. Makalenin emekli istihbarat yetkililerine dayandırarak verdiği bilgiye göre, en az 12 CIA kaynağı Çinliler tarafından öldürüldü. Üstelik bunlardan bir tanesi, diğer çalışanlara ya da potansiyel ajanlara gözdağı vermek amacıyla, bir hükümet binasının bahçesinde herkesin gözü önünde öldürüldü. Aynı kaynaklara göre 18 ila 20 CIA kaynağı Çin’de halen hapiste bulunuyor.

Konuyla ilgili olarak CIA ve FBI açıklamada bulunmayı reddetti. Konunun hassasiyetinden dolayı soruşturmanın büyük bir gizlilikle yürütüldüğü belirtiliyor.  Makalede ayrıca CIA için; Çin’den istihbarat akışını sağlamanın en önemli önceliklerden biri olduğu vurgulanırken, Çin devletinin iç güvenlik teşkilatının olağanüstü büyük ve yaygın olması nedeniyle, bu ülkede yeni bir istihbarat ağı ve akışı oluşturmanın, Batı ülkelerine oranla çok daha zor olduğuna dikkat çekiliyor.
Makale, Çin’in karşı-istihbarat konusunda son yıllarda büyük bir atağa kalktığı bilgisini vererek sona eriyor. Buna göre son bir yılda bir FBI, bir de Dışişleri Bakanlığı yetkilisi hakkında Çin lehine casusluk yapmak suçundan soruşturma başlatılmış.

Çin suçlamalara cevap verdi

Öte yandan New York Times’da yayınlanan makaleye Çin’den yanıt gecikmedi. Çin Komünist Partisi’nin resmi yayın organlarından sayılan ve İngilizce yayın yapan Global Times’da 22 Mayıs’ta konuyla ilgili bir yazı yayınlandı. Yazıda New York Times’ın, Çin’de faaliyet gösteren ABD ajanlarını masum, Çin devletini ise merhametsiz gösterdiği dile getirilirken, ajanlık faaliyetleri önlendiyse, bunda ABD’nin gurur duyması gereken bir durum olmadığı belirtildi.  Yazıda arıca şu ifadelere yer verildi:

“Eğer NYT’deki makaledekiler gerçekse, Çin’in karşı-istihbarattaki başarısını alkışlamalıyız. Bu, sürklase edici bir zafer sayılmalı. Ayrıca, ABD Çin’de yeni bir casus ağı kurmak çabası içerisindeyse, bu çabanın da aynı sonuçla karşılaşacağını söylemeliyiz.”
Yazıda, Çin-ABD ilişkilerinin görece bir sakinlik yaşadığı bir ortamda, bu tarz iddiaların ortaya atılması manidar bulunurken, CIA ajanlarının devlet binalarında, herkesin gözü önünde öldürülmesi gibi iddialar “hayal ürünü” olarak tanımlandı. Çin’in karşı-istihbarat faaliyetlerinin uluslararası hukuk kurallarına tamamen uygun olduğunun savunulduğu yazıda, ABD için ise durumun tam tersi olduğu iddia edildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus