Şi Cinping Kuzey Kore’de: Dostluk ziyareti mi, nüfuz yarışı mı?

Kim ve Şi Cinping

İSTANBUL (Medyascope) – Çin lideri Şi Cinping, yaklaşık yedi yıl sonra Kuzey Kore’ye gitti. Ziyaretin resmi dili “dostluk” olsa da asıl gündem, Pyongyang’ın Moskova ile hızla yakınlaşması ve Pekin’in Kim Jong-un üzerindeki etkisini kaybetmek istememesi. Peki Çin, Kuzey Kore’yi yeniden kendi yörüngesine çekebilir mi?

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Şi Cinping, yaklaşık yedi yıl sonra Kuzey Kore’ye giderek Kim Jong-un ile görüşmek üzere Pyongyang’a ulaştı.
  • Ziyaret, Kuzey Kore’nin Rusya ile askeri ve ekonomik ilişkilerini hızla güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti.
  • Çin, Rusya’nın Pyongyang üzerindeki etkisinin artmasından ve kendi nüfuzunun azalmasından kaygı duyuyor.
  • Kim Jong-un, Moskova ile yakınlaşmasını Pekin’den ekonomik tavizler koparmak için kullanabilir.
  • Kuzey Kore’nin nükleer programı, Çin’in bölgesel istikrar kaygıları ile Pyongyang üzerindeki etkisini koruma isteği arasında sıkışmış durumda.
İlgili haberler:

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Kuzey Kore’de. Yaklaşık yedi yıl sonra gerçekleşen ziyaret, Pekin ile Pyongyang arasındaki ilişkilerin yeniden dengelendiği kritik bir döneme denk geldi.

Çin ve Kuzey Kore, ilişkilerini sık sık Kore Savaşı’na atıfla “kanla kurulan dostluk” olarak nitelendiriyor ancak son yıllarda iki ülke arasındaki güven sorunu belirginleşti. Kuzey Kore’nin Rusya ile askeri ve ekonomik bağlarını hızla güçlendirmesi, Pekin’de rahatsızlık yarattı.

Şi, Kim ve Putin
Putin, Şi Cinping ve Kim Jong-un.

BBC ve New York Times’ın analizlerine göre Şi Cinping’in Kuzey Kore’ye ziyareti, dostluk gösterisinden çok nüfuz mücadelesi anlamı taşıyor. Çin, sınırında istikrar istiyor, Pyongyang üzerindeki etkisini korumaya çalışıyor ancak Kuzey Kore’nin nükleer hedeflerinin yol açabileceği krizlere de sürüklenmek istemiyor.

Çin neden şimdi harekete geçti?

Pekin ile Pyongyang arasındaki soğuma son dönemde açıkça görülüyordu. İki ülke, Ekim 2024’te diplomatik ilişkilerin 75. yıl dönümünü düşük profilli mesajlarla geçirdi. Çin’in Pyongyang Büyükelçisi, Kuzey Kore’nin kuruluş kutlamalarına katılmadı. Yıl boyunca üst düzey temaslar da sınırlı kaldı.

Aynı dönemde Kuzey Kore’nin Rusya ile ilişkileri hızla güçlendi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2024’te Pyongyang’a yaptığı ziyaret sırasında iki ülke karşılıklı savunma anlaşması imzaladı.

BBC’nin araştırmasına göre yaklaşık 2 bin 300 Kuzey Koreli asker, Ukrayna’ya karşı Rusya saflarında savaşırken hayatını kaybetti.

Pyongyang’ın Rusya’ya mühimmat ve asker sağladığı, karşılığında petrol, gıda, yardım ve silah teknolojisi aldığı belirtiliyor. Bu tablo, Washington ve müttefiklerini olduğu kadar Pekin’i de rahatsız ediyor.

Kuzey Kore askerleri Rusya'da
Kuzey Kore askerleri, Moskova’daki geçit töreninde.

Pekin’in asıl kaygısı ne?

Çin’in tek resmi savunma anlaşması Kuzey Kore ile. Bu nedenle Pekin, Rusya’nın Pyongyang üzerinde baskın güç haline gelmesini istemiyor. Daha özgüvenli ve Moskova’ya daha fazla yaslanan bir Kim Jong-un, Çin’in Kuzey Kore üzerindeki nüfuzunu azaltabilir.

Uzmanlara göre Şi, bu ziyaretle dünyaya Kuzey Kore’nin hâlâ Çin’e bağımlı olduğunu ve Pekin’in denklem dışında bırakılamayacağını göstermek istiyor. Aynı zamanda Kim’i, Rusya ile yakınlaşmanın sınırları konusunda dengelemeye çalışıyor.

New York Times’a konuşan uzmanlar, Şi’nin bu ziyareti Çin’i ABD’ye denk bir küresel güç olarak gösterme çabasının parçası olarak da yorumluyor. Pekin, Washington’ın İran savaşı ve tarife politikalarıyla kaos yarattığı bir dönemde kendisini “istikrar sağlayıcı güç” olarak sunmaya çalışıyor.

Kim Jong-un artık daha mı güçlü?

Kim Jong-un açısından tablo birkaç yıl öncesine göre çok değişti. 2019’da Trump ile nükleer görüşmelerin başarısızlığa uğraması ve ardından koronavirüs salgını nedeniyle ülkenin sınırlarını kapatması, Kuzey Kore’yi ağır bir izolasyona sokmuştu.

Kim Jong un ve kızı
Kim Jong-un ve kızı Kim Ju Ae.

Ancak Rusya’nın Ukrayna savaşında Kuzey Kore desteğine ihtiyaç duyması, Kim’e yeni bir alan açtı. Pyongyang, Moskova’ya silah ve asker desteği verirken, karşılığında milyarlarca dolarlık petrol, gıda, silah teknolojisi ve yardım aldı.

Bu nedenle Kim artık yalnızca Çin’e bağımlı bir lider görüntüsü vermek istemiyor. Moskova ile yakınlaşmasını, Pekin’den daha fazla ekonomik taviz koparmak için de kullanabilir. Turizm de bu alanlardan biri. Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımlarının dışında kalan turizm sektörü için Kim’in sahil tatil bölgeleri ve dağ kaplıcalarına yatırım yaptığı, özellikle Çinli turistleri hedeflediği belirtiliyor.

Nükleer program masada mı?

Ziyaretin en kritik başlıklarından biri Kuzey Kore’nin nükleer programı. Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana Kim ile yeni bir zirve istediği, hatta Şi’den Pyongyang’a mesaj iletmesini istemiş olabileceği değerlendiriliyor.

Ancak Kim Jong-un, ülkesinin nükleer programını müzakere masasına koyan herhangi bir diyaloğu reddedeceğini daha önce açıkça belirtmişti. Pyongyang için nükleer program, hem ABD müdahalesine karşı güvence hem de Moskova ile Pekin’e bağımlılığı azaltan stratejik bir araç.

Çin resmen nükleer silahlı bir Kuzey Kore’ye karşı. Çünkü bu durum Güney Kore ve Japonya gibi ABD müttefiklerinin kendi nükleer kapasitelerini gündeme almasına yol açabilir. Ancak Pekin’in son dönemde bu konuda daha temkinli davrandığı görülüyor. Çin, Pyongyang’a fazla baskı yaparsa Kuzey Kore’nin daha da fazla Rusya’ya yaklaşmasından endişe ediyor.

Nitekim Şi ve Kim’in Pekin’deki son görüşmesinin ardından yapılan resmi açıklamalarda, yıllardır standart ifade olarak kullanılan Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması hedefinden söz edilmemesi dikkat çekmişti.

Eski güvensizlik bitmedi

Çin-Kuzey Kore ilişkilerindeki sorunlar yeni değil. Kim Jong-un iktidara geldiğinde babası Kim Jong-il’den farklı bir çizgi izledi. Babası Çin’e sık sık gider ve Pekin’in desteğine yaslanırken, Kim Jong-un ilk yıllarında nükleer programı hızlandırdı.

İktidarının ilk altı yılında yaklaşık 90 balistik füze denemesi ve dört nükleer deneme yaptı. Bu sayı, babası ve dedesinin dönemindeki toplam denemeleri aştı. Ayrıca Çin’in istikrar unsuru olarak gördüğü amcası Jang Song Thaek’i idam ettirmesi, Pekin ile ilişkilerdeki kırılmayı derinleştirdi.

Şi Cinping de bu dönemde Kim ile görüşmeden önce 2014’te Güney Kore’yi ziyaret ederek Pyongyang’a açık bir mesaj verdi. Kuzey Kore ise Çin’i “dönek” ve “düşman” olarak nitelendiren sert ifadeler kullandı.

İlişkiler ancak 2018’de, nükleer program nedeniyle yaptırımlar ağırlaşınca yeniden toparlanmaya başladı. Kim, bilinen ilk yurt dışı seyahatini zırhlı treniyle Pekin’e yaptı. Bundan sonra ABD ve Güney Kore liderleriyle görüşmeden önce Çin’e danışması, Pyongyang’ın Pekin’i tamamen devre dışı bırakamayacağını gösterdi.

Kim Jong-un
Kim Jong-un.

İki taraf birbirine muhtaç

Bugün Kuzey Kore, Çin için hem tampon bölge hem de yük. Pyongyang, ABD askerlerinin Çin sınırına yaklaşmasını engelliyor ancak füze denemeleri ve nükleer programıyla bölgeyi istikrarsızlaştırıyor.

Kim ise Çin’in korumasını istiyor ama Çin’in kontrolünü istemiyor. Rusya ile kurduğu yeni denge sayesinde Pekin karşısında elini güçlendirmeye çalışıyor.

Çin açısından ise amaç net: Kuzey Kore’yi kaybetmeden, Rusya’nın Pyongyang üzerindeki etkisini sınırlamak. Bu nedenle Şi’nin ziyareti, “kanla kurulan dostluk” söyleminin ötesinde, Kuzeydoğu Asya’daki nüfuz mücadelesinin yeni bir perdesi olarak görülüyor.

Kaynak: BBC, New York Times

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.