Endonezya’daki eşcinsel bireyler, tehditlerin ardından polisin de baskısıyla yeraltına çekilmek zorunda kalıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
2010 yılında, Endonezya’nın başkenti Cakarta, Q! adıyla eşcinselliği ele alan filmlerin gösterildiği bir film festivaline ev sahipliği yapmıştı. İslamcı Savunma Cephesi adı altında faaliyet gösteren radikal İslamcı bir grup da, organizasyonu, film gösterimlerinin yapıldığı salonu yakmakla tehdit etmişti.
Reuters haber ajansı geçtiğimiz günlerde Endonezya’daki eşcinsel bireylerle yaptığı röportajları yayınladı. Bu kişilerden biri de, festivalde gönüllü görev almış Adi isimli bir genç. 7 yıldır nelerin değiştiğini anlatan Adi, yetkililerin, haklarını korumak yerine onları yaşam biçimlerini gizlemeye, hatta yurtdışına çıkmaya zorluyor olmasından duyduğu korkuyu dile getiriyor.
Peki geçtiğimiz ay Endonezya’da iki kişinin, eşcinsel ilişkiye girdikleri iddiasıyla toplum içinde kırbaçlanmalarına kadar neler oldu?
Endonezya, nüfusunun %85’ini Müslümanlar oluştursa da, Hıristiyanlar, Budistler, Konfüçyanistler, Putperestler de başta olmak üzere, pek çok farklı dini inanç ve etnik gruba ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz yıla kadar ülkenin en büyük şehri ve başkenti Cakarta’nın belediye başkanı Çin kökenli Hristiyan Basuki Purmana’ydı. Geçtiğimiz yıl, Müslümanlar’ın çoğunluğu elde ettiği seçimlerin ardından, Tanrı’ya hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılan Purmana, geçtiğimiz aylarda iki yıl hapis cezasına çarptırıldı ve koltuğuna başkası getirildi.
Adi, bu davanın açılmasından sonra azınlık haklarının üzerinde hiç durulmadığını ifade ediyor. Ayrıca Purmana’nın davasının radikal İslamcı örgütlerin rolünü ortaya çıkardığını iddia ediyor. Mesela İslamcı Savunma Cephesi’nin Ramazan aylarında barları ve şapelleri yağmaladığının, kiliseleri kundakladığının bu sayede açığa çıktığını söylüyor.
Reuters’ın röportaj yaptığı, memur olan Ahmet de başka olaylardan bahsetmiş. Geçtiğimiz aylarda bir otele ve saunaya, fuhuş çetesinin bir ayağı oldukları iddiasıyla yapılan baskınlar sonucunda 200’e yakın kişi gözaltına alınmış. Bu 200 kişi, haklarında bir işlem yapılmadan salınmış olsalar da, insanların karakolun etrafına toplandığını ve 200 kişinin araçlara, fotoğraflanıp yarı çıplak halde gitmek zorunda bırakıldıklarını belirtiyor.
Geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Konseyi üyeleri yaşanan bu olaylardan duydukları endişeyi dile getirmek için Endonezya hükümetine bir mektup göndermişti. Mektupta; ‘yaşanan olayların radikalleşmenin hız kazandığına işaret ettiğini, bu sürecin ülkenin diplomatik ilişkilerine ve yabancı yatırımlara zarar vereceğinin öngörüldüğünün belirtildiği’ açıklansa da, Endonezya hükümeti mektupla ilgili açıklama yapmayı reddetti.
Konuyla ilgili hükümet tarafından söylenen tek şey ise, ‘kimsenin herhangi bir şeyden dolayı suçlanmaması gerektiği ve eşcinselliğin Endonezya’da pek de popüler olmadığı’ oldu.
Ayrıca Endonezya Başbakanı Jusuf Kalla, geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’ndan, LGBTİ gruplara organizasyonları için aktarılan 8 milyon dolarlık fonun kesilmesini istemişti. O esnada Endonezya Savunma Bakanı Ryamizard Ryacudu da, eşcinselliğin kendilerine dolaylı yoldan açılmış ve diğer devletler tarafından desteklenen bir savaş olduğunu söylüyordu.
Benzer şekilde 2013’te yapılan bir araştırmaya göre de, Endonezya halkının %93’ü halkın eşcinselliği kabullenmesi gerektiği fikrine karşı.
Eşcinsellik, Endonezya hükümeti gibi, halkında da bir tabu olarak kalmaya devam ediyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus