ABD’li gazeteci Kinzer: “Kuzey Kore bizim sayemizde nükleer güç olabildi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Deneyimli gazeteci Stephen Kinzer Nisan ayında The Boston Globe’a ABD ve Kuzey Kore arasında yaşanan gerilimle ilgili bir makale yazmıştı. Kinzer’a göre şu anda yaşananları anlamak için Washington’ın Soğuk Savaş esnasında izlediği yanlış politikalara bakmak lazım.

Kinzer, makalesinde okuru Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal ettiği 1979 yılına götürüyor. Afganistan’ın işgalinin ardından ABD’nin düşmanına cevap vermek için silahlı bir güç yaratması gerekiyordu. Bu silahlı güç, ABD’nin şu anda dünyanın dört bir yanında savaştığı cihatçı örgütlerdi.

Cihatçı örgütlerin Sovyet Birliğine karşı daha rahat savaşabilmesi için ABD’nin Afganistan’ın komşusu Pakistan’da bir üsse ihtiyacı vardı. Pakistan, üssün kurulmasına izin vereceğini söyledi. Ancak bir şartı vardı: ABD’nin Pakistan’ın nükleer silah geliştirmesine izin vermesi.

O dönemki ABD Başkanı Jimmy Carter teklifi kabul etti. Pakistan nükleer programını geliştirdi ve 1998 yılında ilk nükleer silah testini gerçekleştirdi.

90’lı yıllar boyunca Pakistan, Kuzey Kore’den füze satın aldı. Karşılığında da “askeri amaçla kullanılmayacak nükleer teknoloji” sattı. 2002 yılında Pakistan’ın bununla sınırlı kalmadığı, Kuzey Kore’ye nükleer silah geliştirmesini sağlayabilecek gaz santrifüjü de sattığı ortaya çıktı. Kuzey Kore, nükleer silahlarını, Pakistan’ın ABD’nin izniyle başlattığı nükleer programı sayesinde elde etmişti! Kinzer şunun altını çiziyor: 35 sene önce “acil” gözüken Sovyet tehdidine karşı durmak için alınan bu yanlış karar, bugünkü içinden çıkılması zor krize yol açtı.

Kinzer’a göre Kuzey Kore’nin, Irak ve Libya gibi ABD’yle arası iyi olmayan ülkelerin başlarına gelenleri gördükten sonra nükleer programından vazgeçmesi mümkün değil. Çin, mevcut krizin çözülmesi için kilit bir rol oynuyor çünkü Kuzey Kore’yi nükleer programını sınırlandırmaya ya da dondurmaya ikna edebilir. Ancak bunu yaparken, kendisine düşman bir sınır komşusu doğmasına izin vermeyecektir. Çin, kararlı davranırsa bu krizin çözülmesine katkı sağlayabilir hatta Kuzey ve Güney Kore’nin birleşmesini kabul edebilir. Ancak bunu kendi güvenliğini tehlikeye atmayacak bir şekilde yapacaktır. Kinzer, şayet iki Kore birleşirse, ABD’nin Güney Kore’deki askeri üslerini kapatması gerekeceğinin altını çiziyor.

Kinzer’ın makalesinin son cümleleri siyasetçilere önemli bi uyarı: “1979’da uzun vadeli güvenliğimizden taviz vererek hızlı bir zafer kazanmak istedik. Şimdi o vade doldu. Bu her zaman olacak.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus