ABD Suudi Arabistan ile tarihi nükleer anlaşmaya imza attı

ABD Suudi Arabistan'la anlaşma

İSTANBUL (Medyascope) – Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Suudi Arabistan, tarihi bir sivil nükleer anlaşması imzaladı. Anlaşmayla Riyad’ın enerji kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Suudi Arabistan’ın uranyum zenginleştirme potansiyelinin nükleer silahlanmayı tetikleyebileceği olasılığı güvenlik endişelerini beraberinde getirdi.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • ABD ve Suudi Arabistan, sivil nükleer enerji anlaşması imzaladı.
  • Anlaşma, Suudi Arabistan’ın uranyum zenginleştirme potansiyelinin nükleer silahlanmayı tetikleyebileceğine dair endişeleri beraberinde getirdi.
  • ABD, anlaşmayla zenginleştirilmiş uranyum üzerinde denetim sahibi olacağını vurguladı.

ABD, Suudi Arabistan’ın sivil nükleer programına katkı sağlayacak tarihi anlaşmayı imzaladı. Suudi Arabistan’ın nükleer adımlarında Amerikan teknolojisinden yararlanmasına olanak sağlayan anlaşma, 22 Temmuz’da imzalandı. Anlaşma, Suudi Arabistan’ın ülke içinde uranyum zenginleştirme kapasitesine ulaşması halinde, nükleer silahlanmayı tetikleyeceği endişesinden tepki topladı.

Nükleer anlaşmanın içeriği ne?

ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın açıklamasına göre 30 yıl sürecek anlaşma, petrol zengini Suudi Arabistan’ın “enerji ihtiyaçlarını” karşılamak üzere tasarlandı.

Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın ekonomik planı doğrultusunda Suudi Arabistan, elektrik üretiminin bir kısmı için nükleer enerjiyi kullanmayı ve ihracat için daha fazla kaynağı serbest bırakarak petrol satışlarını artırmayı hedefliyor. Anlaşma, Amerikan şirketlerini ülkenin nükleer altyapısının geliştirilmesinde merkezi hale getirirken, Çin ve Rusya gibi rakipleri engelleyecek.

Anlaşmanın Suudi Arabistan’da uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasına kapı araladığı belirtildi. Ancak nihai karar ABD ile Suudi Arabistan’ın ortak araştırmasına bağlı olacak. Araştırmada tesisin gerekliliği incelenecek. İki yıl sürecek bu araştırmada, kararın Trump’ın varisine bırakılabilir.

Nükleer anlaşma neden bu kadar kritik?

Nükleer enerji endüstrisine sahip birçok ülke, uluslararası kısıtlamaların anlaşmalara dahil edilmesi sebebiyle nükleer silah için uranyum üretebilecek bir süreç olan uranyumu zenginleştirmeyi ülke içinde yapamıyor. Bunun yerine, reaktörler için yakıt ithal ediliyor.

Nükleer enerji endüstrisine sahip birçok ülke, anlaşmalara uluslararası kısıtlamaların dahil edilmesi sebebiyle, kendi içinde uranyumu zenginleştiremiyor. Bunun yerine, reaktörler için yakıt ithal ediliyor.

Bu anlaşmayla Washington, zenginleştirilmiş uranyum ve kullanışmış yakıt üzerinde denetim sahibi olacak. ABD, bu yakıtların bomba yapımında kullanılmayacağını vurguladı.

On milyarlarca dolar değerinde olduğu hesaplanan anlaşma, Biden yönetimi döneminde tasarlanan planın devamı niteliğinde. 2021’de başlanan plan, Suudi Arabistan’ın İsrail ile resmi ilişkiler kurması karşılığında ABD’nin nükleer işbirliğini kabul etmesini öngörüyordu. Ancak İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki yakınlaşma süreci, İsrail’in Gazze’ye savaşı nedeniyle sekteye uğradı. Trump yönetimi, İsrail’in onayını almadan bu anlaşmayı imzaladı.

Anlaşma neden bu kadar tepki çekti?

Anlaşmanın tamamen yanlış zamanda masaya konulduğu belirtildi. 

Nükleer silah karşıtı gruplar, böyle bir anlaşmanın yıllardır Suudi Arabistan’ı nükleer silah geliştirme yoluna sokabileceği konusunda uyarıda bulunuyordu. Suudi Arabistan geçmişte, bölgesel rakibi İran’ın nükleer silah edinmesi durumunda kendisinin de nükleer silaha ihtiyaç duyacağını belirtmişti.

ABD, İran’a yönelik askeri stratejisini bu gerekçeyle açıklıyordu. İran’ın nükleer silah üretmesini engellemeyi amaçladığını söylüyordu. Uzmanlar, Suudi Arabistan’a verilen bu iznin Washington’ın mesajını zayıflatacağını düşünüyor. Nükleer zenginleştirme seviyelerinin kötüye kullanılmasından korkuluyor.

Eleştirmenler anlaşmanın zamanlamasına tepki gösterdi. Nükleer silah karşıtı gruplar yıllardır uyarı yapıyordu. Böyle bir adımın Suudi Arabistan’ı nükleer silah geliştirmeye itebileceğini savunuyorlardı. Riyad yönetimi geçmişte net bir mesaj vermişti. Bölgesel rakibi İran nükleer silah edinirse kendisinin de aynı yolu izleyeceğini söylemişti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmayla ilgili endişeleri reddetti ve “ABD, nükleer silahların yayılması riskine yol açacak hiçbir ülkeyle anlaşma yapmayacak” diye konuştu.

Trump yönetiminin nükleer işbirliği anlaşması, yeterli izleme sağlayacağını söylediği ayrı bir “ikili güvenlik önlemleri anlaşması” ile birlikte imzalandı. Ancak uzmanlar, anlaşmanın standart nükleer anlaşmaların denetim ve güvenlik önlemlerinden yoksun olmasından endişe duyuyor. Suudi Arabistan’ın, Birleşmiş Milletler (BM), nükleer gözlem kuruluşu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) denetimine tabi tutulmayacağı bildiriliyor.

IAEA “Ek Protokolü” onlarca ülkede uygulanıyor. Trump’ın ilk döneminde çekildiği İran nükleer anlaşmasında da bu kural vardı. Protokol, nükleer malzemenin sadece barışçıl amaçlarla kullanıldığını doğrulamak için kapsamlı denetimler içeriyor.

Kaynaklar: GuardianAl Jazeera

Derleyen: Cemre Sanlav

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş