Barselona saldısının arkasındaki 34 yaşındaki cami imamı Es Satty

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Geçtiğimiz hafta İspanya’nın Barselona kentinde 15 kişinin ölümü ve 130’dan fazla kişinin yaralanması ile sonuçlanan saldırıları gerçekleştirenlere ilişkin yeni ayrıntılar su yüzüne çıktı.

Barcelona ve Cambrils’deki saldırıların ardından Katalan polisinin Barcelona’nın batısında dün düzenlediği bir operasyonda, Barcelona saldırısının baş faili Faslı Yunus Ebu Yakub’un öldürüldüğü açıklandı.

Polis açıklamasında, kentin batısındaki Subirats’da düzenlenen operasyonda öldürülen şüphelinin, Barcelona saldırısının baş faili olduğu teyit edildi. Katalan polisi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Subirats’da öldürülen şüphelinin, Barcelona saldırısının faili Yunus Ebu Yakub olduğunu teyit ediyoruz” ifadesini kullandı.

Barselona saldırısının baş faili ölü ele geçirildi

Barcelona ve Cambrils’deki saldırıların arkasında olduğu belirlenen 12 kişilik İslamcı terör hücresinin tek firari üyesi olan Ebu Yakub, üzerinde intihar yeleği olduğu şüphesiyle polis tarafından vurularak etkisiz hale getirildi. Ancak bomba imha robotunun yaptığı incelemeler sonucunda Ebuyakub’un üzerinde patlayıcı olmadığı tespit edildi.

kapak
(Yunus Ebu Yakub)

Saldırıyla ilgili soruşturma sürerken Ebu Yakub’un kaçışıyla ilgili yeni ayrıntılar da bulundu. Saldırıdan bir buçuk saat sonra şehrin üniversite bölgesine giden Ebu Yakub’un, polis kontrol noktasını aşmak için bir araba kaçırdığı; aracın 34 yaşındaki sürücüsü Paù Pérez’i bıçaklayıp öldüren Ebu Yakub’un Pérez’i arka koltuğa atıp aracı kullandığı ortaya çıktı.

“Taragona Hücresi” diye bilinen 12 kişilik hücrenin lideri olduğu tahmin edilen Fas asıllı imam Abdelbaki Es Satty’ın da geçtiğimiz hafta Alcanar’daki patlamada ölenler arasında olduğu Katalan polisi tarafından teyit edildi.

Hücrenin lideri Abdelbaki Es Satty kimdir?

Hücrenin lideri olduğu düşünülen Faslı Es Satty, 2016 yılından beri İspanya’nın Ripoll kentindeki Annour Camii’nde imamlık yapıyordu. 2010-2014 yılları arasında uyuşturucu ticareti suçundan hapis yatan Es Satty, iki yıldır Ripoll’deki küçük bir dairede 4 aydır manavlık yapan ev arkadaşı ile birlikte yaşıyordu. Fransız Le Monde gazetesine konuşan ev arkadaşı, Es Satty hakkında şöyle diyor: “Çok az konuşur, hemen hemen bütün vaktini bilgisayar başında geçirirdi. İnterneti olmayan eski ve küçük bir telefonu, birkaç da kitabı vardı. Salı sabahı [saldırıdan iki gün önce] Fas’a tatile gittiğini söyleyerek evden ayrıldı.”

es satty
(Abdelbaki Es Satty)

Es Satty’nin imamlığını yaptığı camiye gidenler Es Satty’nin cemaat karşısında son derece normal ve sıradan biri olduğunu belirtirken, Es Satty ile aynı sokakta oturan 64 yaşındaki dekoratör Francese Gimeno ise Es Satty’nin aşırıcılığını vurguluyor. Gimeno, “Koyu bir İslamcı olmasıyla bilinirdi. Tüm Faslıların kendisi gibi düşünmesini isterdi. Onun için din, her şeyin üzerindeydi.”

Es Satty, 2016 yılında Ocak ayından Mart ayına kadar Belçika’da kalmış. Es Satty’nin Belçika’da kaldığı 42 bin kişilik Vilvoorde, 2014 yılında 20 sakinini IŞİD’e vermiş bir kent. İspanya’da ve Belçika’da olduğu süre zarfında, 2004 yılında Madrid’de gerçekleşen, 192 kişinin öldüğü ve 2 binden fazla kişinin yaralandığı bombalı saldırıyla bağlantığı kişilerle görüştüğü biliniyor.

Belçika’da olduğu sürede Brüksel yakınlarındaki bir camide açılan imamlık pozisyonuna başvuran Es Satty’nin başvurusu, Belçikalı yetkililer tarafından “ radikal ve kutuplaştırıcı” olduğu gerekçesiyle reddedilmiş. Ancak İspanyol yetkililer böyle bir tehlike görmemiş olacak ki Es Satty, Ripoll’deki camiide iki yıla yakın bir süredir imamlık yapıyordu. Söz konusu camiye bağış yapanlar listesindeyse Barselona’daki saldırıda aracı süren Yunus Ebu Yakub’un da adı var.

Ebu Yakub’un dedesiyse bu gençlerin IŞİD’e dahlini Le Monde’a şöyle açıklıyor: “İki yıl önce Yunus ve kardeşi, o imamın [Es Satty] tesiriyle radikalleşmeye başladı.”

İspanya’nın cihatçılıkla imtihanı

İspanya’nın Katalonya bölgesi 1990’lardan beri cihatçılar için verimli bir bölge olmasıyla biliniyor. İspanya emniyetinin cihatçılarla ilk karşılaşması, Cezayir İç Savaşıu’ndan sonra ortaya çıkan Silahlı İslami Grup (Groupe Islamique Armé) üyelerinin 1995’te tutuklanması ile olmuştu.

Yıllar içerisinde birçok cihatçı hücrenin çökertildiği İspanya’nın doğusundaki cihatçılık ve Selefilik varlığı 2014 yılı ile birlikte IŞİD bünyesinde toplandı.

İspanyol düşünce kuruluşu Real Instituto Elcano’nun 2016 verilerine göre; 1996-2013 yılları arasında terör suçuyla yargılanan kişilerin yüzde 20,6’sı Katalonya bölgesinden. Bunun sebeplerinden biri de kuşkusuz Müslüman göçmen nüfusu. Barselona nüfusunun yüzde 16’sını göçmenler oluşturuyor.

11 Mart 2004’te Madrid’de gerçekleşen bombalı saldırıdan bugüne IŞİD bağlantısı sebebiyle 700 kişinin tutuklandığı 124 kişininse hapis cezası aldığı İspanya’da, emniyetin aktardığı bilgilere göre; Haziran 2017 itibariyle 259 kişi takip altındayken 500’ü aşkın kişinin telefonu sürekli dinleniyor.

Haziran 2013 – Mayıs 2016 tarihleri arasında IŞİD bağlantısı sebebiyle tutuklanan kişilerinse yüzde 45’i İspanyol iken yüzde 41’i Faslı.

Bu kişilerin çoğu ise İspanya’nın Kuzey Afrika’da Fas sınırındaki küçük toprakları olan Ceuta ve Mililla şehirlerinden geliyor. İspanyol ve İsrail istihbaratlarınınn sıkı takibinde olan bu iki şehir, uzmanlara göre bir tür “radikalleşme merkezi”. Bu iki küçük şehrin hemen güneyğindeki Fas’ta ise 1500’ü aşkın IŞİD militanı olduğu tahmin ediliyor.

Cihatçılar arasında Endülüs topraklarının mitolojik bir yeri var. 700 yıl boyunca Müslümanların hakimiyetinde bulunan Güney İspanya’daki Endülüs toprakları cihatçılık mitolojisinde “kaybedilmiş topraklar” olarak görülüyor. IŞİD’inse Endülüs’ün geri alınması yönünde propaganda yaptığı biliniyor.

2016 başında, Fransız vatandaşı bir cihatçı, çektiği bir propaganda videosunda şöyle diyordu: “Endülüs, sabret! Sen İspanyol değilsin, sen Portekizli değilsin. Sen Müslümansın!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus