Üç aylığına YPG’ye katılan Avustralyalı sendikacı müebbete mahkum olabilir

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Matthew Gardiner, 1971 doğumlu Avustralyalı bir sendikacı ve siyasetçi.Hizmet ve sağlık sektörü çalışanlarını temsil eden Kuzey Bölgeleri Emekçi Sendikası’nın lideriyken bir gün ansızın ortadan kayboluyor; Suriye’ye, IŞİD’le savaşan Kürtlere yardım etmeye gidiyor. Üç ay sonra geri döndüğünde havalimanında kendisini, sorgulamak üzere Avustralya Federal Polisi karşılıyor. Cephede neler yaşamıştı? Matthew Gardiner bir yıl sonra sessizliğini gazeteci Julie Szego’ya bozdu. Anlattıkları YPG’ye katılmaya giden Batılıların saikleri hakkında aydınlatıcı; aynı zamanda YPG’nin savaştığı cephe hakkında da önemli bilgiler sunuyor.
Sendikaya istifa mektubu yazıp, 15 Ocak 2015’te karısıyla üç çocuğuna dahi Suriye’ye gittiğini söylemeden Avustralya’dan ayrılan Matthew Gardiner, Dubai üzerinden Süleymaniye’ye uçmuş, oradan da karayoluyla Toyota pikap arkasında 400 km Batı’ya yolculuktan sonra Suriye’nin Haseke eyaletinde YPG’ye katılmış.

IŞİD’e katılmaya gidenlere öfkelenip YPG’ye katılmış

Muharip mühendis olarak 1993’te Avustralya ordusuyla Somali’de görev yapmış olan Gardiner, askerlikten istifa ettikten sonra bir süre hastabakıcılık yapmış ardından da sendikaya genel sekreter seçilmiş. Suriye’ye gitme kararını, 2014 yılında İŞİD’e katılan iki Avustralya vatandaşına dair çıkan bir haber üzerine aldığını söylüyor. “İmamları aşırı şişman oldukları için IŞİD’e katılamayacağını söyleyerek, bu iki kardeşi savunmaya kalkmıştı. Gazete ise ‘Avustralyalılar Cihad’a katılmak için çok şişman’ diye manşet atmış. Yezidilerin IŞİD’çiler tarafından seks kölesi yapıldığı zamandı. Bu insanlar ideolojik nedenlerle değil, tecavüz ve yağma için Suriye’ye gidiyorlardı. ‘Avustralya bu değil, değerlerimiz bunlar değil’ diye düşündüm. Birileri bu haydutlara katılıyorsa, diğerlerinin de karşı tarafa katılması lazım’ diye düşündüm.”

landcape_chapeter_01-hr

Gardiner Facebook üzerinden, Batılıların YPG’ye katılmasına yardım eden Kader adlı kadınla iletişim kurmuş. Haseke’ye vardığında aralarında iki Amerikalı, bir İngiliz, bir Fransız da bulunan 15 kişilik bir Batılılar grubu olmuşlar. Gardiner cephede ne yaptığını detaylı anlatmıyor zira Avustralya yasaları vatandaşlarının ordu görevi dışında başka bir ülkede savaşmalarını suç sayıyor. Gardiner hakkında da soruşturma açılmış durumda. Polise verdiği ifadede “insani yardım için” gittiğini söylemiş, ama savaşmak üzere orada bulunduğu kanıtlanırsa ömür boyu hapis cezası alabilir.

YPG’nin Marksist olması Batılı gönüllüleri zorluyor

Avustralyalı sendikacı yola çıkmadan önce YPG’nin ideolojisini, Rojava anayasasını çalışmış. Ama Gardiner, gönüllü savaşçı eski-asker Amerikalıların, akşam ateşin etrafında pide ile tuzlu keçi peynirini paylaşırken YPG’nin Marksist olduklarını öğrendiklerinde ideolojik açıdan zorlandıklarını, hatta bazılarının Kürtlerin laikliği savunmakla beraber kültürel olarak Müslüman olduklarını öğrendiklerinde şoke olduklarını anlatıyor. Nöbette uyuyan bir askere verilecek cezayı silah arkadaşlarının toplanıp aralarında kararlaştırması, ya da bir kiliseye bağış yaptığında YPG’nin bütün dinlere aynı mesafede olması gerektiği gerekçesiyle eleştirilmesi gibi örnekleri ise, Gardiner, Batılıların tümünü şaşırtan bir “demokratik askerlik” deneyimi olarak aktarıyor.
Kürtçe kelime dağarcığı yetersiz olduğu için zorluk çektiğini anlatan Gardiner en yakın arkadaşının İngilizce dahil bir kaç dil bilen bir kadın savaşçı, YPJ’den Seran Altunkılıç olduğunu söylüyor. İtalya’da genetik doktorasını yarım bırakıp Suriye’ye gelmiş 2015 Mayıs’ında hayatını kaybeden Altunkılıç Kırşehir’de defnedilmişti.

Seran Altunkılıç
Seran Altunkılıç

Gardiner, IŞİD’in YPG’ye katılan yabancı savaşçıların başına 20 bin dolar ödül koyduğunu, ama bu kişi CNN’de adı geçtiği için “meşhur” olmuş biri olursa ödülün 200 bin dolara kadar çıktığını söylüyor. Eline silah aldığını söylemese de Suriye’ye gitmesinin nasıl bir kazanımı olduğu sorusuna, Gardiner, Haseke haritasında Tel hamis ve Tel Brak yerleşimlerinin YPG tarafından IŞİD’den temizlendiğini göstererek yanıtlıyor: “Kürtler bu başarıları eski AK-47’lerle elde ettiler, düşmanın elinde parlak yeni M16’ları, altlarında Humwee jipleri vardı. Ama ABD Kürtlere hava desteği veriyordu. Havada AC-130ları görünce, ‘yaşasın teşekkürler’ diye seviniyordunuz. Kurtardığınız köyde kadınların çarşaflarını çıkarışlarını görünce, ‘işte özgürlük bu’ diye düşünüyorsunuz.”

Dava açılıp açılmayacağı belirsiz

Gardiner, YPG komutanlarıyla profesyonel eğitim almış Batılı savaşçılar arasında strateji farklıları olduğunu söylüyor. Nihayetinde savaşarak ölmek yerine dönmeye karar vermis Gardiner ve Mart ayında birkaç Batılı ile birlikte kontrol noktasında doğru grubun bayrağını üniformalarına takarak Suriye’den Irak’a geçmişler. Stockholm ve Singapur üzerinden ülkesine döndüğünde havaalanında polis tarafından karşılanıp 8 saat sorguya çekilmiş. Ertesi gün de evinde arama yapılmış. Hakkında açılan soruşturma devam ediyor. Bu mülakatı vermeden iki hafta önce, benzer gerekçelerle Avustralya vatandaşı Sydneyli gazeteci Renas Lelikan PKK üyeliği ile suçlanmış. Şubat ayında ise Suriye’ye YPG’ye katılmak üzere yola çıkmışken havalimanından döndürülen bir başka Avustralyalı Jamie Reece Williams için takipsizlik kararı çıkmış. Dolayısıyla Gardiner henüz hakkındaki soruşturma bir ceza davasına dönüşecek mi bilmiyor. Bu koşullar altında iş bulamadığı için oyalanmak üzere Charles Darwin Üniversitesinde hukuk fakültesine kayıt olmuş.
Suriye’deki deneyimini İspanya içsavaşında faşistlere karşı savaşan Enternasyonal Tugayları ile karşılaştırıyor: “Doğru olanı yaptığımı biliyorum. Bir fark yarattım ama hayattayken bunun tanındığını göremeyeceğim. Kanberra’da İspanya İç Savaşı’na katılanların anısına bir anıt var ama 60 yıl gerekti gerekti bunun için. Yine de çıkarılacak ders şu: ‘Kazanan daima ilericiler’ olur.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus