Robert Fisk: “Suriye’de IŞİD’e karşı savaş çölde kazanılmış olabilir ama henüz bitmedi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD’nin desteklediği, YPG ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri (SDG), 17 Ekim itibariyle Rakka’nın denetimini ele geçirdiklerini, kentin IŞİD’den tamamen temizlendiğini duyurdu. Haberi İngiltere merkezli Suriye Gözlemevi de doğruladı. İngiliz Independent gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, bu gelişmeden bir gün önce kaleme aldığı, ama 17 Ekim tarihinde yayınlanan yazısında, belki de bundan sonra herkesin sorması gereken soruyu soruyor: “IŞİD Rakka’yı kaybetti. Peki savaşçılarının bir sonraki durağı neresi olacak?”

Robert Fisk
Robert Fisk

Fisk her zamanki kinayeli üslubuyla yazısına, IŞİD üyelerinin ölümüne savaşmayı seçmedikleri için Rakka’nın düştüğünü; kenti 24 saat içinde alacaklarını duyuran Suriye Demokratik Güçleri’nin de demokratik olmayıp güçlerini Amerikan hava kuvvetlerine borçlu olduklarını vurgulayarak başlıyor.

Toplu teslim olmaların anlamı

Deneyimli muhabir, Pazartesi günü yerel aşiretlerin arabuluculuğuyla SDG’ye teslim oldukları duyurulan IŞİD mensubunun akibetini de sorguluyor:
“Belli ki serbest bırakılmış olan ve Suriyeli oldukları söylenen en az 275 IŞİD savaşçısı Suriye hükümeti ve ordusu için büyük endişe kaynağı. Suriye çöllerinde dolaşıp Suriye ordusuna saldırmalarına göz mü yumulacak? Yoksa hükümet güçlerince henüz tamamen alınmamış olan Deyr Zor’daki silah arkadaşlarına mı katılacaklar?”
Robert Fisk, bir hafta içinde ikinci kez toplu teslim olma haberi geldiğine dikkat çekerek, Fırat nehri kıyısında SDG ve Rusya hava kuvvetleri ile irtibat ofisi bulunduran Suriye ordusunun, bu kişiler hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyeceğini kaydediyor:
“İlk önce –ümit edelim ki, Musul’u ele geçiren Iraklı Şii güçlerin IŞİD tutsaklarına davrandığından daha insancıl bir şekilde- sorgulanacakları- Rakka’nın dışındaki Hawi el Hawa hapishanesine götürüldükleri düşünülüyor. Rakka’daki kısa ateşkes, savaşçıların eş ve çocukları da dahil yüzlerce sivilin kentten kaçmasını sağlamıştı. Belli ki çoğu kendisi de ölmüş olan IŞİD liderleri, kahramanca ölüm ve cennet hayallerini artık savaşçılarına layık bulmuyorlar. Düşmanlarıyla konuşmayı seçmiş olmaları olağanüstü bir adım ama benzer bir toplu teslim olma örneği, bu yıl başında Lübnan sınırında, Hizbullah savaşçıları ile Suriyelilerin, IŞİD ve diğer İslamcı grupların Ersal kentini terk etmesine izin verdiklerinde yaşanmıştı.”

“Rakamlar abartılıyor olabilir”

Robert Fisk, IŞİD’in yabancı savaşçılarının ise böyle bir affa tabi olmayacaklarını yazıyor. IŞİD’in el Mayadin kentini de kaybettiğini hatırlatan İngiliz gazeteci, “savaş çölde kazanılmış olabilir ama henüz bitmedi” diye uyarıyor ve ölü ve yaralı sayıları konusunda verilen rakamların gerçekleri yansıtmıyor olabileceğine dikkat çekiyor:
“Amerikalılar Suriye ve Irak’ta 80 bin IŞİD savaşçısının öldüğünü iddia ediyor. İnandırıcı değil -40 bin Irak’ta 40 bin Suriye’de ölü fazla düzgün bir istatistik. Kürt savaşçılarsa Rakka’ya düzenledikleri operasyona, ölümünü doğrulayabildikleri tek kişinin, Ağustos’ta şehir merkezinde ölen Arap komutanları Adnan Ebu Amced’in adını verdiler.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus