Tanıklığının ikinci gününde Reza Zarrab’ın dakika dakika ifadesi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kamuoyunda “Reza Zarrab davası” olarak bilinen davada bugün Reza Zarrab, tanık sıfatıyla verdiği ifadesine devam ediyor. Medyascope.tv, Zarrab’ın ifadelerini ve davada yaşananları an be an aktarıyor:

Reza Zarrab bugünkü duruşmaya, dünkünün aksine hapishane kıyafetiyle değil, sivil bir kıyafetle geldi. Zarrab savcının kıyafeti ile ilgili sorusuna, “dün avukatlarım, hakimin izniyle sivil kıyafetler giyebileceğim konusunda beni bilgilendirdi” şeklinde cevap verdi.

Reza Zarrab, savcının “neden FBI’ın gözetimi altındasınız?” şeklindeki sorusuna, “güvenlik nedeniyle, zira cezaevindeyken tehditler alıyordum” cevabını verdi.

Reza Zarrab, ticari ilişkilerini, dünkü duruşmada olduğu gibi yine şema çizerek anlatıyor.

Zarrab, İranlılar ve Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan arasında birçok kez toplantılar olduğunu ve bunların bazılarına kendisinin de katıldığını söyledi.

“İran Ulusal Petrol Şirketi’nden yetkililer de Halkbank’la yapılan toplantıya katılmıştı. Ancak İran Petrol Bakanı bu toplantıda yoktu.”

Screen Shot 2017-11-30 at 18.09.40

 

Savcı “Halkbank’tan bu toplantıda kimler vardı? diye sordu, Zarrab, Süleyman Aslan ve Mehmet Hakan Atilla’nın ismini verdi. Söz konusu toplantıyı anlatmaya devam eden Zarrab, toplantıya katılan kişilerin, toplantıda konuşulan planların basına sızmasından endişe ettiklerini söyledi.

Zarrab: “Süleyman Aslan’ın toplantıda İran adına uluslararası ödemelerde aracılık edemeyeceklerini, ancak mevcut sistem üzerinden ödemelere devam edebileceklerini söyledi. Bunu söylerken “mevcut sistem”den kastı bendim.”

Zarrab, İran’ın Hindistan’da bulunan parasının nasıl aktarıldığını anlatıyor. Bunun için paranın önce Halkbank’a aktarıldığını söyleyen Zarrab, paranın daha sonra da Arap Türk Bankası’na aktarıldığını söyledi. Hakimin, bu işlemin sebebini sorması üzerine Zarrab, “paranın kökenini saklamak için araya bir banka koymak” cevabını verdi.

Reza Zarrab; Süleyman Aslan’ın, yapılan işlemlerin içerdiği büyük riskten dolayı kendini “rahatsız hissettiğini” ve “geleceğini garanti almak istediğini” söylediğini aktardı. Zarrab, Aslan’ın bu hissini para talebi olarak yorumladığını ve kendisine geri döneceğini söyledi. Ne hakkında kendisine geri döneceği sorulduğunda ise “Zafer Çağlayan’ın onayına ihtiyacım olduğu için” cevabını verdi. Zarrab ayrıca, Zafer Çağlayan’ın kendisine ait hesap ekstrelerini bizzat incelediğini de söyledi.

Zarrab: “Tıpkı Zafer Çağlayan gibi, bunun da para istediğini söylüyorum”. (Gazeteci Zavadski, “bu” ile kastedilenin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan olduğunu belirtiyor.)

Reza Zarrab, o dönem, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ın da İran ticaretinde yer almak istediğini söyledi.

İfade sırasında Zarrab’a  o dönemde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın kim olduğu soruldu, Zarrab da cevap olarak “Recep Tayyip Erdoğan” dedi. Ardından ifadesine devam eden Zarrab, “Dediğim şu: Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Maliye Bakanı … bu ticareti başlatma emrini verdi” dedi.

Duruşmada döneme ait bazı kritik telefon görüşmelerinin deşifresi okunuyor.

Gazeteci Katie Zavadski: “Zarrab’a ait bir telefon konuşmasında ‘Başbakan ve Ali Babacan [ticaretin başlatılmasına] onay verdi’ deniyor”

Adam Klasfeld: “Zarrab, Erdoğan ve Babacan’ın talimat verdiğini Zafer Çağlayan’dan öğrendiğini söyledi”

Zarrab: “Aynı İranlı Sarmayeh Bankası gibi birçok İran bankasının da Halkbank’ta hesabı var.”

Gazeteci Zavadski: “Zarrab ifadesinde; Süleyman Aslan’a rüşvet vermenin Zafer Çağlayan’a rüşvet vermekten daha önemli olduğunu zira Süleyman Aslan’ın asıl kritik kişi olduğunu söyledi.”

Duruşmayı takip eden gazeteci Zavadski: “Zarrab tüm ifadesinde, bütün suçu Aslan’a, Çağlayan’a, Erdoğan’a, Babacan’a atıyor, Atilla’nın adı çok nadiren geçiyor.”

Gazeteci Adam Klasfeld, Zarrab’ın “işlemlerin dışında kalacağından” endişe ettiği yönünde ifade verdiğini bildirdi. Klasfeld, Zarrab’ın şunları söylediğini kaydetti: “İranlıların verdiği uluslararası para talimatlarını yerine getiriyordum ve İranlılarından gelen istek bunu Halkbank’ın yapması yönündeydi. Halkbank’ın bunu yapmayı kabul etmesi durumunda ben tamamen saf dışı kalmış olacaktım.”

Gazeteci Katie Zavadski: “Atilla’nın avukatı Cathy Fleming, yeni deşifrelere, e-postalara vs. sürekli itiraz ediyor fakat mahkeme itirazı sürekli reddediyor. Ama Fleming, gelecekteki olası bir temyize zemin hazırlıyor.”

 

Zavadski: “Zarrab: ‘Atilla’ya “kesinlikle” rüşvet vermedim. Zaten Türk Ekonomi Bakanı’na rüşvet veriyordum. Halk Bankası’nda başka birine rüşvet vermeme gerek yoktu. Ayrıca Atilla da rüşvet istemedi.'”

Adam Klasfeld: “Savcı Zarrab’a Halkbank’tan başka herhangi birine -Levent Balkan ya da Atilla- rüşvet verip vermediğini sorunca, Zarrab, ‘Kesinlikle hayır’ dedi. Savcı ‘Neden?’ diye sordu ve Zarrab, ‘Zaten Ekonomi Bakanı’na rüşvet veriyordum yani gerek yoktu.'”

–Duruşmaya ara verildi.–

Saat 22:10: Duruşmaya yeniden başlandı.

Katie Zavadski: “Zarrab dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’den yardım istediğini söyledi. Barış Güler o dönemde Zarrab’ın şirketinde danışman olarak görev alıyordu.”

Çin’deki şirketi üzerinden yaptığı transflerin İran’la bağlantısından endişe ettiklerini söyleyen Zarrab, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’den yardım istediğini söyledi.

Adam Klasfeld: “Babası [Muammer Güler] İçişleri Bakanı’yken oğlu Zarrab için çalışıyormuş. Zarrab, Barış Güler’i şahsen tanıdığını, telefonla görüştüğünü ve Whatsapp üzerinden yazıştıklarını söyledi.”

Gazeteci Katie Zavadaski, Çin ile ilgili anlatılanları şöyle özetliyor: “Çin’in, İran’ın para/altın ticaretinde bulunmamasını sağlamak için Türkiye’den daha sorumlu davrandığı konuşuluyor. Zarrab ifadesinde Çin’in, İran bağlantısı olduğunu anlar anlamaz ticarete son verdiğini belirtti.”

An itibariyle Zarrab’ın ifadesi Zarrab’ın Royal Maritime isimli şirketine odaklandı.

Adam Klasfeld: “ZARRAB: ‘Para olarak aldığımız miktara denk düşecek şekilde altın ihracatı yapmamız gerekiyordu. İsterseniz tablo üzerinden size açıklayabilirim’

Hakim daha fazla tablo üzerinden anlatım istemediğini söyledi. İfade devam ediyor.”

 

Atilla’nın avukatı Cathy Fleming, tanığın dolaylı tanıklık verdiğine ısrarla itiraz ediyor.

Adam Klasfeld: “Zarrab, HSBC işlemlerinin İran’a dair işlemlerle bir alakası olmadığını söyledi. Savunma tarafı bu ifadeye karşı çıktı. İfade devam ediyor.”

Atilla’nın avukatları Whatsapp yazışmalarının gösterilmesine karşı çıktığı için beş dakikalık ara verildi. Hakimle özel olarak görüşüyorlar…

Screen Shot 2017-11-30 at 23.15.02

 

Mehmet Hakan Atilla ile telefon görüşmesinin ses kaydı dinletildi.

Zarrab’ın kayıtlarda Atilla’ya “Gıda işi altından biraz farklı” dediği duyuluyor.

Zarrab kayda ilişkin şunları söyledi:

Hakan Süleyman Bey’le olan görüşmemin sonucunda gıda ticaretinin başlayacağını biliyordu. Ancak burada (Hakan) Atilla’ya gıda ticaretinin çok daha farklı olacağını açıklamaya çalışıyorum.”

 Çünkü altınla Türkiye’den dışarıya ihracat yapılabiliyor. Gıda işindeyse, Dubai’den transit yollarla İran’a gönderiliyor gibi görünecekti”
https://twitter.com/katiezavadski/status/936341503940726785

Hakim Richard Berman, “hamama giden terler” şeklinde bir espri yaptı…

Hakim Richard Berman, (yarın) Cuma günü davanın yarım gün görüleceğini açıkladı…

Cuma günkü oturumunsa yarım gün, yerel saatle 9.30 ila 14.00 arasında yapılacağını söyledi.

–Duruşma sona erdi–

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus