Kemalbay: “Zarrab meselesi milli, yerli değil rüşvet ve talan meselesidir. Bu metal yorgunluğu da değil, metal çürümesidir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP), TBMM’de partisinin haftalık grup toplantısını gerçekleştirdi. HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kemalbay’ın açıklamalarından satır başları şunlar:

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça Türkiye’de darbe sonrası emekçilere dönük yaşananları tüm dünyaya duyurdu. Onlara dönük saldırılar hukusuzluğun sembolü oldu. Onların işerine geri dönebilmeleri hepimizin talebidir. Vicdansızlıkla örülen bu süreç son bulmalıdır. Onların mücadelesi bizim de mücadelemizdir.

Sur Platformu, Türkiye’de yaşanan kent yağmasını bugüne kadar anlattı. AKP-Saray rejiminin en çok saldırdığı yer Kürt coğrafyası ve orada da Sur en ağır bedeli ödeyen yer oldu. Sur aslında sit alanı, bir çivi bile çakılamaz. Sur’u herkes sahiplenmelidir. Sur bugün AKP’nin kentsel dönüşüm adı altında yağmasıyla karşı karşıyadır. Çatışmaların hiç yaşanmadığı mahallelerde bile rant politikalarının saldırısı altında. Burada mülkün el değiştirmesi söz konusu. 34 bini aşkın insan eşyalarını bile almadan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bir kez daha bütün dünyayı Sur için dayanışmaya davet ediyoruz.

Maden işçileri en ağır koşullarda kölece çalışıyor. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nde Şırnak’ta 3 işçi iş cinayetine kurban oldu. Bunlar kaza değildir. Ocaklarda ortaçağ usulü üretim yapıldığını herkes biliyor. Herkesin bildiği bir ortamda yaşanan şey kaza olamaz. Bu aslında karı insan yaşamının üstünde gören iktidar anlayışının yansımasıdır. Yandaşlar daha çok sermaye biriktirsin diye bütün denetim mekanizmaları ortadan kaldırdı. OHAL işçilerin kötü koşullara mahkum edilmesi için kullanılıyor. Yaşamını yitiren madencileri saygıyla anıyoruz.

Tam 397 gündür milletvekillerimiz rehin alındı. Bu sürede Demirtaş bir kez bile mahkemeye çıkarılmadı. Bu mahkemeler aslında siyasi tasfiyenin aracı olduğu için Demirtaş mahkemeye getirilmiyor. AYM de duruşmanın bir gün öncesine Demirtaş’ın dosyasını görüşme kararı verdi. Sanırım bir yerlerden AYM’ye haber gitti. Saray’dan bir karar alınıyor, o kararın onay merci olarak AYM rol alıyor. Bu halk böyle bir Anayasa Mahkemesini hak etmiyor. Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Zarrab davası için tiyatro dedi. On binlerce kilometre öteye gitmeye gerek yok; önce dönüp HDP’ye yönelttiğiniz suçlamalara bir bakın tiyatro görmek için. 15 Milletvekilimiz aynı gece gözaltına alınarak tutuklandı. Bundan iyi tiyatro mu var?

AKP Genel Başkanı Erdoğan oturup kalkıp kendilerine dönük operasyondan bahsediyor. Siz dört bakanı mecliste aklamadınız mı? Niye yüce divana göndermediniz? Eğer suç varsa onun araştırılacağı yer demokratik kurumlardır. Halkın önünde şeffaf biçimde hesap verirsiniz, ondan sonra iftiraysa herkes görür. Ama siz her şeyin üstünü örtüp, böyle bir şey yok diyorsunuz. Bu süreç de organize suç çetesinin saklanması sürecidir. Aslında bu ülkenin tepesinde bir suç çetesi var. Bu çetenin siyasi ayağı kendisine muhalif olarak gördüğü demokrasi kesimlerine operasyonlar yapıyor.

Reza Zarrab aslında bu ülkede göz altına alındı ve söylediğine göre rüşvetle kurtulmuş. Devletin aymazlığı sebebiyle bir TV kanalına çıkarılıp Türk Bayrağı önüne oturtuldu. Bu fotoğrafı Hrant davasından da biliyoruz. Bu adam yaşanan çürümenin faillerinden ve AKP’nin ortaklarından. Öyle olmasa böyle bir fotoğraf ortaya çıkmazdı. Şimdi bayrakla bu ppisliklerin üzerini örtüyorlar, bu devlete, millete dönük bir saldırı; kulak asmayın diyorlar. Bu millete yapılmış bir saldırı değildir. Şimdi siz sahte düşmanlar yaratarak bu işin altından kalkamazsınız. Bu mesele milli, yerli değil rüşvet ve talan meselesidir. Bu metal yorgunluğu da değil, metal çürümesidir. Ve Türk bayrağı bu pisliğin üstünü örtmeyecektir.

Neden Demirtaş cezaevinde? Man adasında para transferi yapan Demirtaş mı, Ahmet Şık mı? Tüm onurlu insanlar rehin alındı, pisliğe bulaşanlar dışarıda ellerini kollarını sallayarak dolaşıyor. Fakat mızrak çuvala sığmıyor, halk yaşananları görüyor. Halkın bu çürümeyi cezalandıracağını düşünüyoruz. Biz aynı gemideyiz diyenler oluyor. Biz hırsızlarla, rüşvet alanlarla aynı gemide değiliz.

Suriye’de herkesin demokratik çözüm için çaba harcaması gerekirken; Erdoğan savaş kışkırtıcılığı yapıyor. Ne istiyorsunuz Afrin’den? Afrin çatışmalar boyunca savaştan uzak kalmış ve savaştan kaçanların sığınma merkezi olmuştur. Biz bu hükümetin bütün suçlarına ilişkin hesap soracağız. Öyle kenara çekilemezler, yolsuzluk ve rüşvetin de, sivil ölümlerinin de hesabını soracağız Erdoğan’dan.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus