Daha Kudüs kararını açıklamadan Trump’a dünyanın dört bir yanından tepki yağıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı alacağının duyulması, başta Filistin davasını yıllarca sahip çıkma iddiasındaki taraflar olmak üzere, pek çok ülkede büyük tepkiyle karşılandı.

Filistin yönetimi lideri Trump’un kendi ifadesiyle ‘kabul edilmesi mümkün olmayan’ bu adımı atmasının önlenmesi için dünya liderleriyle temasa geçerken, ABD’nin bölgedeki en yakın müttefiklerinden Ürdün Kralı Abdullah da bu adımın bölgenin istikrar ve güvenliğini tehlikeye atacağı uyarısı yaptı.

Mısır Cumhurbaşkanı el Sisi, Ortadoğu’da barış fırsatını yok edebileceği endişesini dile getirirken, İran’ın dini lideri Ayetullah Hamaney ise bu adımın ABD’nin başarısızlığı ve beceriksizliği yüzünden atıldığını savundu. Hamas lideri İsmail Haniye “ABD yönetiminin işgal altındaki Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması bilinen tüm kırmızı çizgileri aşmaktır” dedi. Haniye, Arap liderlerine gönderdiği mesada Filistinlilerin böyle bir komploya izin vermeyeceklerini dile getirerek, topraklarını ve kutsal alanları korumak için gerekeni yapacaklarını ifade etti.  Arap Birliği de, bölgede “fanatizm ve şiddetin” yeniden alevlenebileceği uyarısı yaptı.

Suudi Arabistan bile tepkili

Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün “Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir” diyerek, İsrail ile diplomatik bağları koparma tehdidinde bulunmuştu.

Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu çok sayıda NATO ülkesi de İsrail-Filistin anlaşmazlığının daha da tırmanmasından duydukları endişeyi dile getirirken, Birleşmiş Milletler genel Sekreteri Antonio Guterres tek taraflı atılan adımların iki devletli çözüm çabalarını baltaladığını kaydetti.

ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına, Başkan Trump’ın damadı ve Ortadoğu özel temsilcisi Jared Kushner’in hazırladığı barış anlaşmasına hami ve sponsor olmaya hazırlanan Suudi Arabistan’dan bile tepki geldi. Suudi Arabistan Kralı Selman telefonda görüştüğü ABD Başkanı’na “ciddi endişe duyduğunu” ve atacağı adımın “bütün Müslümanlar tarafından provokasyon olarak algılanacağını” aktarırken, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasının Filistin halkının Kudüs üzerindeki tarihi haklarını hiçe saymak anlamına geleceğini ve ABD’nin tarafsızlıktan vazgeçmesinin olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtti.

Trump’ın damadının yeni” barış” planı

Kushner’in, Suudların veliaht prensi Muhammed Bin Salman’ın da desteğini alarak hazırladığı barış planı taslağı geçtiğimiz günlerde basına sızmıştı. Buna göre, Filistinlilere bağımsız devlet vaadinde bulunuluyor. Ancak Batı Şeria’daki mevcut Yahudi yerleşim birimlerinin tahliyesi öngörülmediği için, bu devletin toprak bütünlüğü olmayacak. Filistinliler başkent ilan etmek için de Doğu Kudüs’te 1967 sınırının da gerisine düşen Abu Dis semtiyle yetinmek zorunda kalacaklar. Buna karşılık Filistinli mültecilere geri dönüş hakkının da tanınmadığı söz konusu planda Filistin halkına Suudi Arabistan’dan büyük mali destek sözü verildiği ileri sürülüyor.

Bu barış planının Kushner ve Salman’ın ortak düşman addettikleri İran’ı hedefe koyan bölgeye ilişkin daha geniş kapsamlı projelerinin bir parçası olduğu düşünülüyor.

Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin Riyad’da istifa ettirilip alıkonulmasından birkaç gün önce, Filistin lideri Mahmud Abbas’ın da Suudi Arabistan’a çağrılarak bu taslağı kabul etmesi için baskı yapıldığı söyleniyor. Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in birleşik ve bölünmez başkenti olarak ilan etmesi halinde, Suudların bu planı kabul ettirme şansının tümüyle ortadan kalkacağını savunanlar olduğu gibi, özellikle Hamas ve Hizbullah’ı kışkırtacağı için asıl hedef olan İran’a saldırıya zemin hazırlayacağını ileri sürenler de var. Hizbullah lideri Nasrallah ise konuya ilişkin henüz açıklama yapmadı.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus