İsrailli “dindar feministlerin anası” Alice Shalvi: “İsrail gerici bir ülke”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İsrail’de “dindar feministlerin anası” olarak bilinen Alice Shalvi, ülkesinin şeriatla yönetildiğini savunarak “devlet ve din işlerini Hahamların elinden kurtaracak bir devrim” umut ettiğini söyledi. İsrail’in en çok satan gazetesi Yedioth Ahronot’a mülakat veren 91 yaşındaki Shalvi, ultra ortodoks Haredi Yahudilerin hayatın her alanında giderek belirleyici olmaya başladıklarını vurgulayarak, İsrail’i “gerici bir ülke” olarak niteledi:

“İsrail gerici bir ülke. 1970’lerden beri gerileme var. Bir yandan eğitimli kadınların sayısı eğitimi erkeklerinkini geçiyor ama diğer yandan üniversitede kalan akademisyenliği sürdüren kadınların sayısı değişmiyor. Neyse ki çok şükür, kadın rektörlerimiz var.”

Bütün insanlar arasında eşitliği savunduğu için feminizmin sosyalizm ve pasifizmle entegre bir dünya görüşü olduğunu savunan Shalvi, Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı profesörü ve dindar kadınların gittiği prestijli Pelech okulunun da müdürü. Halen Kudüs’teki Siyon Kongresi’nin başkanlığını da yürüten Shalvi, kadınların da Yahudi Hukuku Halaka üzerine çalışıp Hahamlık yapması için kampanya yürütüyor.

feminist yahudiİsrail’deki mevcut sosyal yapıyı değiştirmek ve kadınların ilerlemesini sağlamak için ne yapılmalı sorusuna ise, Shalvi ordu ve Hahamlık kurumlarının toplum üzerindeki etkisinin geriletilmesi gerektiğini söyleyerek yanıt veriyor:

“Barış sağlanmadan ve ordunun merkezi konumu gerilemeden toplumsal değişim mümkün değil. Bir Genel Kurmay Başkanı neden siyasete girsin ki? Hangi becerisinden ötürü? Her general başbakan olabilir mi bilemem ama hepsinin “maço” oldukları kesin.

İkinci olarak Hahamların toplumdaki rolü de değişmeli. Tüm nüfusu temsil etmediği halde herkesi kontrol edebilen tek kurum Hahamlık. Tümüyle erkek egemen bir kurum. Tek kadın yok içlerinde. Halaka’ya uygun hüküm verecek bir tek kadın bile yok mu yani?

İsrail’de sorun din işleri ile siyasetin birbirinden ayrılmamış olmasında yatıyor. Haredi siyasi partiler belirleyici konumda. Ama herkes yaşam tarzlarını Hahamlar belirlesin istemiyor. İsrail hepimize ait, dolaysıyla hepimiz temsil edilebilmeliyiz.

İşte bu iki merkez, ordu ve Hahamlık, İsrailli kadınların ilerlemesine engel.”

 

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus