Hakan Atilla’nın suçlu bulunmasının ardından AKP iktidarından ilk açıklamalar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD’de görülen Reza Zarrab/Hakan Atilla davasında jüri kararını açıkladı. Jüri, Halkbank Eski Genel Müdür Yardımcısı Atilla’yı beş suçtan suçlu buldu. Verilen kararla birlikte Türkiye’den ardı ardına açıklamalar gelmeye başladı.  İlk resmi açıklama Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada kararı “haksız ve talihsiz bir gelişme” ifadeleriyle özetlerken söz konusu dava ile “Daha önce örneğine rastlanmamış bir şekilde” Türkiye’nin içişlerine müdahil edildiğini söyledi. “FETÖ mensuplarının yargı sürecini etkilediğini” belirten Dışişleri’nin yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde:

“(…) Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın jüri tarafından altı suçlamanın beşinden suçlu bulunmuş olması haksız ve talihsiz bir gelişmedir. ABD mahkemesi, sahte ve siyasi istismara müsait sözde ‘delillere’ dayanarak gerçekleştirilen ve Türkiye’nin iç meselelerinin gerçek dışı kurgular temelinde tartışıldığı bir süreçte, daha önce örneğine rastlanmamış bir şekilde Türkiye’nin içişlerine müdahil edilmiştir. Bu arada ABD tarafından maddi ve lojistik destek sağlanmak suretiyle bazı FETÖ mensuplarının yargı sürecini etkileyecek gerçek dışı iddialarda bulunmalarına ve sahte deliller sunmalarına fırsat verilmesi mahkeme sürecinin ciddiyetini ve inanılırlığını yok etmiştir. Bu haliyle bir hukuk ayıbına dönüşen kararın düzeltilmesi en büyük temennimizdir.”

Bozdağ: “Siyasi bir kumpas”

AKP hükümetinden konuyla ilgili ilk açıklamayı yapan isim Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ oldu. Twitter hesabından yaptığı açıklamada davayı “siyasi bir kumpas” olarak niteleyen Bozdağ, “Zarrab Davası, Türkiye’de ve ABD’de FETÖ ve CIA, FBI, ABD yargısı iş birliğinin de somut ispatıdır” dedi. Bozdağ, bu kararın kendileri için sürpriz olmadığını ve Türkiye için hukuki bir değer taşımadığının altını çizdikten sonra açıklamasını şu cümlelerle bitirdi:

“Zarrab Davası, Türkiye’de ve ABD’de FETÖ ve CIA, FBI, ABD yargısı iş birliğinin de somut ispatıdır. Türkiye, FETÖ dahil hiçbir terör örgütüne boyun eğmediği gibi terör örgütlerinin yularını elinde tutan güçlere de boyun eğmemiştir. Bundan sonra da boyun eğmeyecektir. Türkiye, tam egemen ve tam bağımsız bir ülkedir. Başka bir ülke, Türkiye’yi ve Türkiye’nin kurumlarını yargılayamaz. Bu karar, uluslararası hukuka da aykırıdır.”

Halkbank’tan KAP’a açıklama

Halkbank, Eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın suçlu bulunmasının ardından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada sürecin henüz tamamlanmadığı hatırlatılarak, temyiz dahil tüm yasal yolların kullanılacağını belirtti. Banka “Bahse konu davada Bankamız taraf olmadığı gibi Mahkeme tarafından Bankamız hakkında alınmış herhangi idari veya mali bir karar bulunmamaktadır” sözleriyle şu an için Halkbank’ı etkileyen bir durum olmadığını söyledi. Tüm işlemlerin şeffaf bir şekilde yapıldığını ifade eden Halkbank’ın KAP’a yaptığı açıklama şu şekilde:

“(…) Bundan sonraki süreçte, verilen karar hakkında temyiz dahil tüm yasal yollara müracaat edilmesi imkân dahilinde olup dava ile ilgili hukuki süreç henüz sonuçlanmamıştır.

Bahse konu davada Bankamız taraf olmadığı gibi Mahkeme tarafından Bankamız hakkında alınmış herhangi idari veya mali bir karar bulunmamaktadır.

Genel Müdür Yardımcımız hakkındaki Mahkeme Jürisi kararına dayanılarak, henüz hukuki süreci tamamlanmayan davayla ilgili olarak Bankamızın güven ve itibarını sarsıcı nitelikte açıklama veya haber yapılmasının Bankacılık Kanununun “İtibarın Korunması” başlıklı madde hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini hatırlatmak isteriz.

Bankamız, tüm iş ve işlemlerinde ulusal ve uluslararası düzenlemelere her zaman hassas bir şekilde uymakta olup uyum politikasını uluslararası standartlarda daha da geliştirmek için yoğun bir çaba harcamaktadır.

Bankamız tarafından, bankacılık hizmetleri sunulurken mevcut düzenlemeler ve diğer tüm bankalarca bilinen ve izlenen dış ticaret uygulamaları dışında herhangi bir mekanizma, yöntem veya sistem kullanılmamaktadır. Yapılan dış ticaret işlemleri ve para transferleri açık, şeffaf ve ilgili otoritelerce izlenebilir durumdadır. Bankamız, işlemlerindeki şeffaflık ve uluslararası düzenlemelere uyum politikasını bundan sonra da kararlı bir şekilde devam ettirecektir.”

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus