CHP lideri Kılıçdaroğlu: “Cesaret ediyorsanız yerel seçimleri bir an önce yapalım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün Beşiktaş Belediyesi önünde gelerek Murat Hazinedar’ın görevden uzaklaştırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu iktidara “Yerel seçimleri erken çekelim” çağrısında bulundu ve ekledi: “Türkiye’nin dünya kadar derdi var. Belediyelerimizle uğraşıyorlar. Buradan sesleniyorum, bütün Türkiye, bütün dünya duysun. 14 belediye başkanımızı alsan dahi ne yaparsan yap İstanbul’u alacağız.”

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından öne çıkan bölümler:

“Bizi hakimleriyle, savcılarıyla korkutacaklar… Eğer bir ülkede suçluyu hakim değil de siyasi otorite belirliyorsa o ülkede adalet iflas etmiş demektir. Bugün geldiğimiz nokta budur. Gece yarısı hakimler değiştiriliyor. Hakimler Savcılar Kurulu’na sesleniyorum, iradenizi siyasi iktidara ipotek ettiyseniz hakimiz, savcıyız diye gezmeyin.

İhalede usulsüzlük var… Olabilir bir vatandaş şikayet eder, bir esnaf şikayet eder olabilir. İncelenmesi gerekiyor mu? Evet. İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu incelemiş mi evet. Usulsüzlük yok diyor mu evet. Daha ne istiyorsun? İhaleye fesat karıştırma… Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü incelemiş. Bir şey var mı, yok. Danıştay’a gitmiş mi gitmiş. O ne demiş. Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün dediği doğru demiş. Sen ne yapıyorsun, belediye başkanını açığa alıyorsun. İstiyorlar ki CHP işçinin, memurun, emeklinin, çiftçinin sorunlarıyla uğraşmasın kendini savunma pozisyonunda kalsın.”

“Balyoz’da Ergenekon’da ne yapıldıysa aynısını bize yapıyorlar”

“Efendim belediye başkanımızı FETÖ’cülükle suçluyorlar. Ne FETÖ’cüsü kardeşim. Aynı menzile yürümüyor muydunuz? Ey Fetullah Gülen diyen sen değil miydin? Şimdi kalkmış bizi suçluyor. Ben senin ne mal olduğunu çok iyi biliyorum. Cesaretin varsa, yüreğin varsa senin istediğin televizyon kanalında senin istediğin gazetecilerle çık karşıma.

Belediye başkanıyla ilgili ihbar var FETÖ’cü diye. 18 ay geçmiş. Başkan diyor ki soruşturun kardeşim soruşturun. Pasaportları iptal etmişsin. Çocuk okula gidemiyor yurt dışında. Soruşturun. Balyoz’da Ergenekon’da ne yapıldıysa aynısını bize yapıyorlar ama biz birileri gibi değiliz. Balyoz’da Ergenekon’da püskürttüler ama bizi püskürtemeyecekler.”

 “Bir kuruş FETÖ’ye kaynak aktarılmışsa gelir belediye başkanımı ben görevden alırım”

“Efendim FETÖ’ye kaynak aktarılmış. Gel beraber FETÖ’ye kim kaynak aktarmış tartışalım. Bu belediyeden, bizim belediye başkanımızdan bir kuruş FETÖ’ye kaynak aktarılmışsa gelir belediye başkanımı ben görevden alırım. Şimdi FETÖ FETÖ diye geziyorsun. Kol kolaydın, bilek. FETÖ yöntemiyle mücadele ediyoruz. Sanıyor ki FETÖ bunları korkuttu, bunlar da bizi korkutacak. Boğazımızdan haram lokma girmedi ki korkalım.

Türkiye’de en çok denetlenen belediye Beşiktaş. 180’in üzerinde müfettiş geldi. Hesap vermek demokrasilerde de, inanç sahibi olanlarda da vazgeçilmezdir. Şimdi ben soruyorum saraya ne kadar harcıyorsun, örtülü ödeneğe ne kadar gidiyor? Bütçeyi kaçırıyorlar. Hesap vermiyorlar.”

https://www.youtube.com/watch?v=7Tu5LMFMwRo

Bugüne kadar neler yaşandı?

Murat Hazinedar dün akşam saatlerinde İçişleri Bakanlığı tarafından Anayasa’nın 127. maddesinin verdiği yetki doğrultusunda görevinden alındı. İçişleri Bakanlığı, Hazinedar’ın görevden alınma gerekçelerini şu şekilde sıraladı:

  • Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamında mal varlığına yönelik olarak yürütülen soruşturma,
  • FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan yürütülen soruşturma,
  • Belediye hizmetlerinin zorunlu bağışa tabi tutularak iş sahiplerinden zorla para alınması,
  • Usulsüz ihale ve ruhsat verilmesi,
  • Kamu malının özel şahısların menfaatine kullandırılması ve bunun karşılığında haksız menfaat temin edilmesi,

Bu gelişmenin ardından CHP ve AKP’den açıklamalar ardı ardına geldi. Önce CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan olayı “kumpas” olarak niteledi ve “hiçbir hukuk devletinde kabul edilebilir olmadığını” söyledi.

“Beşiktaş Belediyesiyle ilgili geçen hafta açıkladığımız yazı kumpastır. İçişleri Bakanlığı İstanbul Valiliği’ne diyor ki, “Ben Beşiktaş Belediye Başkanı’nı görevden uzaklaştıracağım ama gerekçe bulamıyorum. Senin gönderdiğin yazı yeterli değil, onun için benim elimi güçlendirecek bahaneler yarat” diyor. Sonra müfettiş ordusu yığıyorlar.Bu bir hükümet kumpasıdır. Bu hükümet kumpasçı bir hükümettir. Bu hükümet seçilmiş belediye başkanlarına kumpas kurmaktadır.

(…)  Bugün Beşiktaş’a yönelik hamle Beşiktaş halkına yöneliktir. Biz uzaklaştırma konusunda kararımızı verdik siz delil bulun diye büroksiye zorlayan, vicdanları kanatan bir uygulamadır. Bu kampanyaya FETÖ döneminde yapılan yöntemlerle devam edilmiştir. FETÖ usulüdür. Şimdi sistematik olarak havuz medyasıyla haber yapılıyor, sonra görevden alınıyor. İBB’yi kaybedeceğini anlayan hükümet burayı kurtarmak için yapmaktadır.”

Hazinedar: “Değil ben, ailemde, sülalemde bir tane darbeci cemaat üyesi bulamazsınız”

Akşam saatlerinde Beşiktaş Belediyesi’nin önüne gelen Murat Hazinedar kendisine destek vermeye gelenlere seslendi. Hazinedar hakkındaki FETÖ suçlamalarına “Değil ben, ailemde, sülalemde bir tane darbeci cemaat üyesi bulamazsınız” sözleriyle sert tepki gösterdi. Belediye olarak tarihte görülmemiş sayıda inceleme ve araştırmaya tabi tutulduklarını söyleyen Hazinedar’ın konuşmasının öne çıkan kısımları şunlardı:

“Değil ben, ailemde sülalemde; değil bu darbeci terör örgütü olan cemaate, hiçbir cemaate mensup bir tek kişi bulamazlar. İktidarın bu terör örgütünü meşru gördüğü, 17-25 Aralık’tan önce dahi avukat ve iş adamı kimliğimle bu gruplar, terör örgütünün organizasyonuyla minnacık, nokta kadar bir ilişkimiz ne siyaseten, ne ticareten ne sosyal olarak bir iletişimim olmuştur. Ailemin de. Bu soruşturma sadece şahsıma yönelik değildir; oğluma, eşime de yönelmiştir. Yurt dışına çıkışları engellenmiştir.

Aileleri bu işlere karıştırmayın. İl Başkanımızın ifade buyurduğu gibi, hakkımda belediye başkanı sıfatıyla açılmış tek bir dava bulunmamıştır. İlgezdi’nin uzaklaştırıldığı tarihe kadar bütün ön inceleme, araştırma ve soruşturmalarda lehime karar verilmiştir.

Ama 1 Aralık tarihinde belediyemize tam tamına 16 müfettiş ve teftiş görevlisi gönderilmiştir. Bunlar bugüne kadar tek bir şey bulamamıştır. CHP Sözcüsü Tezcan’ın geçen hafta ifade ettiği gibi, ‘Biz karar verdik, gerekçelerini yazın’ talimatına istinaden benim henüz tebliğ almadığım evrakı düzenlemişlerdir.

Yerel belediyecilik tarihinde görülmemiş sayıda inceleme ve araştırmaya tabi tutulduk. Tam 180 tane. Burada bir şey bulamayanlar, biz kararımızı verdik demişlerdir. İlahi adalete inanıyorum. Sonuç itibariyle biz abdestimizden şüphesi olmayan insanlarız. Hak doğrunun yanındadır.”

Erdoğan: “Burada bir su kaçağı var”

Erdoğan, Fransa ziyareti öncesi havalimanında yaptığı açıklamada Murat Hazinedar’ın görevden alınmasıyla ilgili yöneltilen bir soru üzerine ‘Burada bir su kaçağı var’ değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, konunun İçişleri Bakanlığı kontrolünde gerçekleşen olağan bir durum olarak niteledi.

“Zaman zaman özel mülkiye müfettişleri çıkarmak suretiyle yapılan kontroller vardır. Özel mülkiye müfettişleriyle yapılan kontroller genellikle istihbarat üzerine yapılır. Bunlar belediye başkanları için bilinen şeylerdir.

Benim mesela belediye başkanlığı dönemimde mülkiye müfettişleri vardı. Onlara oda tashih etmiştim. Asıl önemli olan şu anda açığa alma kararını İçişleri Bakanlığı veriyorsa burada demek ki bir su kaçağı var. Atılan adımla ilgili olarak Ataşehir’de ne olduysa burada da bu oldu. Bize gelen bilgiler çok daha farklı. Onu da söyleyeyim. İş adamlarımız, vatandaşlarımız kendilerinden rüşvet talebinde bulunulduğu zaman (yüzleşmeye var mısın’ dediğimizde kaçıyor. Bundan kaçarsanız biz o zaman hakikaten görevi kötüye kullananları nasıl ortaya çıkaracağız. Burada da böyle bir süreç söz konusu.

Yurt dışına çıkma vs. hepsi İçişleri Bakanlığımızın yasal haklarıdır ve hukuk çerçevesinde kullanmıştır. Tabii orada çocuklarımın da yurt dışına gitmesi durumu var deniyor. Burada bir düzeltme yapmamız lazım. Benim çocuklarım kendi öz vatanında okuma imkânı olmadığı için gitmek durumunda kaldı. Şimdi sayın başkanın ailesiyle ilgili konuda da yurt dışına çıkışıyla ilgili hukuki bir engel olmadığı durumda İçişleri Bakanlığımızın bir engel yapacağını sanmıyorum.”

Başbakan Binali Yıldırım konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Bu bir hukuki süreçtir. Vatandaştan yetki alanlar bu yetkilerini yerli yerinde kullanmak durumundalar. Yanlış işlem olursa karşılığı bellidir. Haksız uygulamalara sebep olan icraatlar yapılmışsa bunun yolu da mahkemelerdir. Süreçler işliyor, bu ilk değildir. Bundan sonra icap ederse yine yapılabilir” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus