İsrail’de bir mağarada bulunan çene kemiği ile insanlık tarihi yeniden yazılıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

bilim insanları Afrika dışındaki en eski fosili buldu

İsrail kıyılarında, çöken bir mağaradan en az 175,000 yıllık olduğu tahmin edilen eski bir çene kemiği bulundu. Çene kemiğinin insan türüne ait olduğu keşfedildi. Mağarada ayrıca taştan yapılmış gelişmiş aletler de bulundu.

3866

Bilim Dergisi’nde yayımlanan rapora göre, bulunan çene kemiği ‘Homosapien’ insan türüne ait ilk bulguların ortaya çıkarıldığı Afrika dışındaki ilk fosil. Daha önceki araştırmalarda modern insanın diğer kıtalardaki insanlarla iletişime geçmesinin 60,000 yıl önce başladığı bilinirken, bu yeni bulgu ise  eski insanların dünyayı fethetmeye başlamadan önce Avrasya’ya kısa süreli geziler yaptığını gösteriyor.

Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nde yönetici olan Rick Potts (http://humanorigins.si.edu/about/human-origins-program-team/rick-potts)’a göre yeni bulunan bu çene kemiğinin sahibi muhtemelen eski dönemlerde yaşamış başarısız kaşiflerden biri olabilir.  İsrail’de ortaya çıkan fosili eski dönemlerde yaşamış ve başarısız kolonileşme girişimlerinde bulunmuş bazı topluluklarla karşılaştıran Potts şunları belirti.

“ Bu yeni bulgu doğal olarak büyüleyici ve ilginç. Sadece tarihi açıdan değil, tarih öncesi anlamak için de önemli. Bu durumla benzer olan bazı öncüler vardı ancak yaşayamadılar.”

İçinde hala sekiz diş gömülü şekilde bulunan çene kemiği tam olarak İsrail’in Carmel Dağı’nın batı yamacındaki Misliya Mağarası’nda bulundu. Yaklaşık 150,000 ila 250,000 yıl öncesine kadar sağlam olduğu düşünülen mağaranın çok büyük ve derin olduğu söyleniyor.  Haifa Üniversitesi’nde çalışan arkeolog Mina Weinstein-Evron’a (http://hippos.haifa.ac.il/index.php/staff/51-mina-weinstein-evron) göre, Akdeniz kaynaklarına özgü kıyı ovaları ve ormanlık dağ sıralamaları ile bu mağaraya ulaşmak kolay ve bu alan eski insanların hayatta kalabilmesi için mükemmel bir sığınak.

FQQHFVD6VY7ODLFJJHH34EFSK4

Yaklaşık 20 yıldır Misliya Mağarası’nda çalışan Weinstein-Evron, bu bölgede 100,000 yıl öncesine ait hayvan kemikleri, kullanılmayan aletler ve yangın kanıtlarına kadar pek çok şey keşfettiklerini söyledi. Çene kemiği ise insan türüne ait bulunan bu mağarada bulunan ilk kalıntı.

Tek bir çene kemiği bu kişi hakkında her şeyi açıklamasa da pek çok şey söylüyor. İlk bakışta modern insanın ağız yapısına benzetilen  fosil, Neandertal insan türünün kimi özelliklerinden yoksun. Çenesinin şekli direkt olarak Homosapien’e benziyor.

Araştırma sonuçlarına göre, fosil 177,000 ve 194,000 yılları arasına ait. Cinsiyeti belirlenemeyen fosilin köylü olmadığı söyleniyor. Fosil sahibinin Levallois adlı taş şekillendirme adı verilen bir teknik kullandığı belirtiliyor. Bu tekniği kullanan eski insanlar taşı istedikleri gibi mükemmel bir şekle sokabiliyor.

Homosapienlerin 75,000 ve 60,000 yılları arasında Afrika dışındaki ülkelere göç etmeye başladığı biliniyor. Fosil dişleri üzerinde uzman olan antropolog Shara Bailey, bu yeni bulgunun süpriz olmadığını önümüzdeki dönemlerde Afrika’dan ayrılarak diğer kıtaları keşfetmeye başlayan bir çok kaşifin fosillerine daha ulaşılabileceğini belirtti.

WTB5HA2ULQYABPMOZJYD4A3JDA

Çalışmada yer alan bir diğer antropolog Israel Hershkovitz ise bu yeni bulguyla beraber Asya’nın batısında yaşayan türlere ait bir çok yeni sorunun ortaya çıktığını belirtiyor.  Bu sorulardan bazıları ise şunlar:

“Homosapienler ve Neandertallar birbirleriyle karşılaşıyor ve Batı Asya’da diğer eski türler var. Pek bu durumda ne oldu? Burada yaşayan eski insanların Çin’de bulunan eski fosillerle bir ilgisi var mı? Olabilir. Eski kaşiflerin İsrail’e seyahat etmesinin belirli bir nedeni var mı? İklim değişikliği mi? Bölgenin özellikleri daha sonraki insan evrimini etkiledi mi?”

Potts ise şu soruları soruyor; “ dünya çapında bir kolonileşme neden başlamadı? Diğer gruplar birbirinden çok mu izole bir şekilde yaşıyordu? Hayatta kalmalarını zorlaştıran çevresel sorunlara dayanıklı değiller miydi?”

Bu soruların cevapları sadece bir çene kemiği fosili ile açıklanamayacak kadar geniş. Ancak bu çene kemiği ile birlikte  100,000 yıl sonra gelen yeni nesillerin ayak izlerini anlayabilmek mümkün.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus