ABD kamuoyu, Trump’ın ilk “Birliğin Durumu” konuşmasını beğendi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD Başkanı Donald Trump, dün akşam, Beyaz Saray’daki bir yıllık görevinin ardından ilk kez “Birliğin Durumu” (State of the Union) konuşması yaptı. Her yıl yapılan ve başkanların Senato ve Temsilciler Meclisi üyelerine “Birliğin Durumu” hakkında bilgi verdiği konuşmada, başkanlar iç ve dış politikadaki önemli meselelere değiniyor ve o yıl içinde uygulamayı planladığı politikalardan bahsediyor.  Dün akşam Kongre’nin ortak oturumuna hitap eden Trump, televizyondan da canlı yayınlanan konuşmasında, 2018 yılında iç ve dış politika alanındaki önceliklerini paylaştı. Konuşma, ABD vatandaşlarının büyük bir kısmı tarafından olumlu karşılandı.

Konuşmanın adına yakışır bir şekilde Trump da birlik vurgusu yapmaya gayret etti. “Güvenli, güçlü ve gururlu bir Amerika inşa edilmesi” çağrısında bulunan Trump, Kongre’nin Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili üyelerine “Yalnızca trajedilerde bir araya gelmek yeterli değil. Görüş ayrılıklarımızı gidererek ve ortak bir zemin bularak, kendilerine hizmet etmek için bizi seçen insanlara sunacağımız birliği oluşturalım” dedi.

Trump’tan “ekonomide başarı” vurgusu

“Beyaz Saray’daki ilk yılında, Amerika’yı tüm halkı için yeniden büyük bir ülkeye dönüştürmeye yönelik misyonu kapsamında emin adımlarla ilerlediğini” vurgulayan Trump, konuşmasında özellikle son 12 ay içindeki en önemli başarısı olan  vergi reformuna ağırlık verdi. Vergi indirimlerinin çalışanların ceplerine daha fazla para koyduğunu savunan Trump, bunun hem orta sınıf ABD’liler, hem de küçük işletmeler açısından önemli bir rahatlama olacağını söyledi. Trump ayrıca işverenlere getirilen son vergi indirimlerinin ABD şirketlerini tüm dünyada daha rekabetçi hâle getireceğini kaydetti.

Kongre salonunda en büyük alkışı alan kısımsa, Trump’ın hem siyah Amerikalılar, hem de Latin kökenliler arasında işsizlik oranını tarihi bir şekilde düştüğünü söylemesi oldu. Konuşma boyunca dikkat şeken bir diğer husus da, Trump’ın kendi konuşmasını sık sık alkışlaması ve alkışlarının kendi mikrofonunda patlamasıydı.

“Guantanamo üssü açık kalacak”

Konuşmanın en çarpıcı noktalarından biriyse, Guantanamo Üssü hakkıda söyledikleriydi. Trump, “Savunma Bakanı Mattis’e, askeri gözaltı politikamızı gözden geçirme ve Guantanamo Körfezi’ndeki gözaltı tesislerimizi açık tutma talimatı verdiğim başkanlık kararnamesini imzaladım” dedi. Böylece seçim kampanyasında verdiği bir sözü daha yerine getirdiğini belirten Trump, “teröristlerin sıradan suçlular değil düşman savaşçılar olduklarını” vurguladı. Bilindiği gibi Trump’ın selefi Barack Obama, Guantanamo Üssü’nü kapatmak istemiş ancak başarılı olamamıştı.

IŞİD tamamen yenilinceye kadar mücadelemiz sürecek”

Konuşmasında IŞİD’le mücadeleye de yer veren Trump, “Geçen yıl, IŞİD’i dünya üzerinden yok etmek için müttefiklerimizle çalışacağımıza söz vermiştim. Bir yıl sonra, koalisyonun IŞİD’i yendiğini, Irak ve Suriye’de neredeyse ellerindeki tüm toprakları geri adıklarını söylemekten gurur duyuyorum. Ama daha yapılacak çok şey var. IŞİD tamamen yenilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

“Amerikan yaşamının merkezi Amerikan ailesidir, devlet ve bürokrasi değil” diye konuşan Trump, Kongre’den bakanlarına devlet memurlarını ödüllendirme ve cezalandırma yetkisi istedi. Seçim kampanyasında da sıklıkla “Washington’daki bataklığı kurutacağız” diye bürokrasiyi hedef almış olan Trump, bakanlarının “iyi çalışanları ödüllendirmesi, kamuoyu güvenine zarar veren ve ABD halkını hayal kırıklığına uğratan devlet memurlarını da cezalandırma” hakkına sahip olmasını talep etti.

Trump’tan Kongre’ye: “ABD’nin dış yardımları, yalnızca ABD’nin dostlarına gitsin”

Konuşmasında Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına da değinen Trump, bundan kısa süre sonra BM Genel Kurulu’nda kararı kınayan bir tasarının kabul edildiğini hatırlattı. “BM Genel Kurulu’nda düzinelerce ülke, ABD’nin bu tanıma kararını almaya yönelik egemenlik hakkının aleyhinde oy kullandı. ABD’li vergi mükellefleri karşı oy kullanan ülkelere her yıl milyarlarca dolar cömertçe yardım gönderiyor. İşte bu nedenle bu gece Kongre’den, ABD dış yardım fonlarını her zaman ABD’nin çıkarlarına hizmet etmesini ve sadece ABD’nin dostlarına gitmesini garanti altına alacak bir yasa geçirmesini istiyorum” diye konuştu.

Dört ayaklı göç reformu

Konuşmanın en önemli başlıklarından biri de göçtü. Göçmenlik reformu planını “dört ayak” üzerine oturtan Trump, birinci aşamanın ABD’ye çocukken kaçak olarak sokulan ve sayısı 1 milyon 800 bini bulan kaçak yabancıya vatandaşlık yolu açılması olduğunu söyledi. Söz konusu plana göre bu vatandaşlık süreci yaklaşık 12 yıl sürecek. Trump’ın “ikinci ayak” diye nitelediği “sınır güvenliği” önerisi de Meksika sınırında büyük bir duvar inşa edilmesini içeriyor. Trump, kampanyasından bu yana ısrar ettiği duvar konusunun “suçlu ve teröristlerin ülkemize girmek için istismar ettiği” güvenlik boşluklarını kapatacağını öne sürdü. Ancak 1200 kilometrelik Meksika sınırında örülecek duvarın maliyeti tartışmanın ana konusu.

Trump’ın Birliğin Durumu konuşmasında söz ettiği “üçüncü ayak” Türk vatandaşlarının da ABD’ye göç etme fırsatı bulduğu “Çeşitlilik Vize Programı”, ya da en çok bilinen adıyla “yeşil kart çekilişi”. Ülkeye göçmen vermeyen diğer ülkelerden her yıl çekilişle seçilen 50 bin kişinin getirilmesini amaçlayan yeşil kart çekilişinin sona erdirilmesi ve liyakat temelli göçmenlik sistemine geçilmesi çağrısında bulunan Trump, yeşil kart çekiliş sisteminin “yetenek, liyakat ve halkımızın emniyetini gözetmeksizin rastgele yeşil kart dağıttığını” savundu. Trump’ın göçmenlik reformu planının dördüncü ayağı olarak nitelediği konuysa “zincir göçmenlik” diye tanımladığı, Amerikan vatandaşı olan göçmenlerin aile bireylerini Amerika’ya getirmesiyle ilgili. Trump, “Bu bozuk sistemle, tek bir göçmen buraya neredeyse sınırsız sayıda uzak akraba getirebiliyor” diye konuştu.

Trump’ın konuşmasında öne çıkan diğer bazı kısımlarsa şöyle:

  • “Dünya çapında çıkarlarımıza, ekonomimize, değerlerimize meydan okuyan haydut devletlerle, terör örgütleriyle, Çin ve Rusya gibi rakiplerle karşı karşıyayız…Bu nedenle yüce ordumuza ihtiyaç duyduğu tüm finansmanı sağlaması için Kongre’ye çağrıda bulunuyorum. Savunma stratejimiz kapsamında nükleer silahlarımızı daha da modern hale getirmeli.”
  • “İran halkı, yozlaşmış diktatörlüğün suçlarına karşı isyan ettiğinde, sessiz kalmadım. ABD, cesurca özgürlük mücadelesi veren İran halkının yanındadır. Kongre’den, İran’la yapılan korkunç nükleer anlaşmadaki temel hataların üzerine gitmesini istiyorum.”
  • “Yönetimim, Küba ve Venezüela’daki komünist ve sosyalist diktatörlüklere karşı sert yaptırımlar uyguladı. Ancak hiçbir rejim kendi vatandaşlarına, Kuzey Kore’deki zalim diktatörlükten daha fazla ve gaddarca baskı yapmamıştır.”
  • “Kuzey Kore’nin pervasızca nükleer füzelere sahip olma çabası çok yakında vatanımızı tehdit edecek bir düzeye ulaşabilir. Bunu engellemek için en üst düzeyde baskı uyguluyoruz. Geçmiş tecrübelerimiz bize, rehavetin ve bu konuda verilen tavizlerin sadece saldırganlığa ve provokasyona davetiye çıkardığını göstermiştir”
  •  

ABD’lilerin yüzde 70’i konuşmayı olumlu buldu

Bu arada, ABD vatandaşlarının büyük bir kısmı Trump’ın konuşmasını beğendi. CNN ve CBS televizyonlarının anketine göre, ABD’lilerin yüzde 70’i konuşmaya olumlu tepki verdi. Bu kesimden yüzde 48’i Trump’in ilk Birliğin Durumu konuşmasını “çok olumlu” bulduğunu ifade ederken, yüzde 22’si ise “biraz olumlu” dedi. Yüzde 29’luk kesimse konuşmayı “olumsuz” bulduklarını belirtti.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus