Reuters, Myanmar’da ordu ve sivil milislerin ücra bir köyü yakıp yağmalayıp toplu katliam yaptığını belgeledi

Çoğunluğun Budist olduğu 53 milyonluk Myanmar’da, iki yıl öncesine kadar nüfusları bir buçuk milyonu bulmayan Müslüman azınlık Rohingyaların varlığı öteden beri sorun: Etnik azınlık olarak sayılmıyor, vatandaşlığa kabul edilmiyor, herhangi bir devlet hizmetinden yararlandırılmıyorlar. Bangladeşli göçmenler oldukları iddiasıyla yaşadıkları tarihi adıyla Arakan, devletin koyduğu adıyla Rakhine eyaletinden ülke dışına sürülmek, hatta ülkeden silinmek istiyorlar. Nitekim 2015’te bölgedeki Budistlerin Rohingyalara karşı başlattığı tedhiş kampanyası büyük bir mülteci akınına yol açmıştı. 2016’dan bu yana ise ordu, Arakan’da direniş örgütleyenleri gerekçe göstererek meşru olduğunu savunduğu “temizlik operasyonları” yürütüyor. Hükümet de 100 bin civarında Rohingya’yı gıda, ilaç ya da eğitime erişimin kısıtlı olduğu kamplara kapatmış durumda. Birleşmiş Milletler bu operasyonların “soykırım” sayılabileceğini tartışırken, ABD “etnik temizlik” olarak nitelendiriyor.

Belgelenen katliam

Bugüne kadar Rohingyaların maruz kaldığı şiddeti sadece kurbanların anlattıkları üzerinden bilebiliyorduk. Ama Reuters haber ajansı faillerle de mülakat yapmayı başardı. Ajans, Inn Dinn köyünde, ikisi 18 yaşından küçük 10 erkeğin askerler ve köylüler tarafından nasıl katledilip, cesetlerinin nasıl toplu mezara gömüldüğünü, Rohingyaların evlerinin nasıl yakılıp, nasıl bir şiddete maruz bırakıldıklarını fotoğrafları ve belgeleriyle detaylı olarak aktardı. Bu haberle ilgili araştırmayı yapıp gerçekleri ortaya çıkaran iki Reuters muhabiri, Wa Lone ve Kyaw Soe Oo ise Myanmar hükümeti tarafından tutuklanıp hapse atılmış durumda. Reuters, katliama ilişkin detayları açıklayarak, gazetecilerin sadece kamu yararı için çalıştığını göstermeyi hedeflediğini duyurdu. “Myanmar’da Katliam” başlığıyla verilen haberin geniş bir özetini aktarıyoruz.

Köylüler bıçakladı, askerler kurşunladı

Birbirlerine bağlanmış 10 Müslüman Rohingya tutsak, Budist komşularını mezarları olacak çukuru kazarken izlediler. Ardından, 2 Eylül sabahı, 10’u da öldürülmüştü. Mezar kazıcıların söylediğine göre, en az ikisini Budist köylüler ölümüne bıçaklamış, diğerlerini de Myanmar ordusunun askerleri kurşunlamıştı.
Inn Din’in etnik Rakhine nüfusuna mensup 55 yaşındaki emekli asker Soe Chay “10 kişiye tek mezar” dedi. Çukurun kazılmasına yardım etmiş, katliama tanık olmuştu. Askerlerin, her birini iki ya da üç kez kurşunladığını anlattı: “Gömülürken bazıları hâlâ ses çıkarıyordu. Diğerleri ölmüştü.”
Ağustos’tan bu yana 690 bin Müslüman Rohingya köylerinden kaçıp Bangladeş’e sığındı. Ekim ayında, Inn Din’de yaşayan 6 bin Rohingya’dan tek kişi kalmamıştı köyde.
Inn Din köyünde Rohingyaların evlerinin yakılıp yağmalanması ve 10 erkeğin toplu katliamına ilişkin bu haber, olaylara katılan köylülülerinin tanıklıklarının yanısıra bir başka önemli hususu içeriyor ki bu da ilk defa oluyor: Askerlerle paramiliter polisin de bu eylemlere katıldığı ilk kez güvenlik güçlerinin bizzat kendi ifadeleriyle doğrulanmış oluyor. Paramiliter polis mensupları Rohingyaların Inn Din’den tehcirini hedefleyen operasyonun ayrıntılarını Reuters’le paylaştılar ve askerlerin de bu kampanyada rol aldığını doğruladılar.

Fotoğraflarla belgelendi

Kurbanların Bangladeş’te bir mülteci kampına sığınmış olan aileleri ise Reuters’in gösterdiği fotoğraflardan yakınlarını teşhis ettiler. Öldürülenlerden ikisi, Abulu (17) ve Raşid Ahmed (18) öğrenci, biri, Abdül Malik (30) imam; beşi, Dil Muhammed (35), Nur Muahmmed (29), Shoket Ullah (35), Habizu (40) ve Şakir Ahmed (45) balıkçıydı. Abul Haşim (25) balıkçılara ağ ve diğer malzemeleri satıyordu; sekiz çocuk babası Abdul Mecid’in (45) de küçük bir bakkal dükkanı vardı.

myanmar1
Reuters’in haberinde bu 10 köylünün öldürüldükten sonraki görüntüleri var ancak yayınlamak istemedik

Köyün yaşlı bir Budist sakini tarafından Reuters’e verilen üç fotoğraf, bu 10 kişinin 1 Eylül gecesi askerler tarafından yakalanıp 2 Eylül sabahı saat 10 sıralarında öldürülmesine kadar geçen sürede önemli anları belgeliyor. İlki iki fotoğraf tutsakların yanyana sıralanıp yerde oturtuldukları sırada, biri 1 Eylül’de, diğeri 2’sinde öldürülmelerinden hemen önce çekilmiş. Üçüncü fotoğrafsa üst üste atıldıkları çukurdaki cansız bedenlerini görüntülüyor.
Bu haberle ilgili araştırmamız üzerine, 12 Aralık’ta, Myanmar vatandaşı muhabirlerimiz Wa Lone ve Kyaw Soe Oe, Myanmar polisi tarafından, Rakhine eyaletiyle ilgili gizli belgileri ele geçirdikleri iddiasıyla tutuklandı. Myanmar ordusu, 10 Ocak’ta muhabirlerimizle ilgili yayınladığı açıklamada, Inn Din’de 10 Rohingya erkeğinin öldürüldüğünü, bazılarının Budist köylülerce bıçaklandığını diğerlerinin askerlerce vurulduğunu doğruladı. Aynı gün savcılık da muhabirlerimiz hakkında gizli belge temin etme iddiasıyla 14 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

Katliamı belgeleyenn Reuters muhabirleri Wa Lone (önde) ve Kyaw Soe Oe tutuklandı

Resmi açıklama ve gerçekler

Inn Din’de olanlara dair ordunun açıkladıkları ile Reuters’in tanıklardan öğrendiği bilgiler arasında fark var. Ordu bu 10 kişinin güvenlik güçlerine saldıran 200 kişilik bir “terörist” grubun üyesi olduğu iddiasında. Ölüdürlme gerekçesi olarak da bölgedeki çatışmaların yoğunluğu nedeniyle tutuklanmaları için polise teslim etmelerinin imkansız olması.
Bu haber için görüştüğümüz Budist köylüler Inn Din’de bu tür bir saldırı yaşanmadığını söyledi. Rohingya tanıklar da köyde kendilerine yönelik saldırılar başlayınca kadın, erkek, çocuk sahile kaçan yüzlerce kişilik bir grup içinden, askerlerin bu 10 kişiyi rastgele seçtiğini anlattı.
Reuters muhabirleri, aralarında Budist Rakhine köylüler, askerler, paramiliter polis, Müslüman Rohingya köylüler ve yerel yöneticilerin de bulunduğu onlarca kişi ile mülakat yaptı. Anlattıklarıyla ortaya çıkan resim şöyle:
* Ordu ve paramiliter polis Inn Din ile iki diğer köyün Budist sakinlerini Rohingyaların evlerini yakmak için örgütledi.
* Inn Din’deki Rohingya mahallelerinin “temizlenmesi” için ordunun üst kademelerinden emir verilmişti. Askerler baskınlar sırasında tanınmamak için sivil kıyafetler giymişlerdi.
* Paramiliter polislerin bazıları evleri yağmaladı.
* Inn Din’deki operasyonu, 8. Paramiliter Polis Taburu’nun desteğinde 33. Hafif Piyade Tugayı yürüttü.

“Yasalar çerçevesinde gereği yapılır”

Reuters’in ortaya çıkardığı kanıtlarla ilgili görüş aldığı hükümet sözcüsü Zaw Htay şu açıklamayı yaptı: “İnsan hakları ihlalleri olduğuna dair suçlamaları yadsımıyoruz. Güçlü ve güvenilir birinci dereceden kanıtlar varsa, hükümet soruşturur. Kanıtlar ve ihlallerin doğru olduğu anlaşılırsa, yasalar çerçevesinde gereği yapılır.”
Zaw Htay, paramiliter polisin ordudan emir aldıklarını söylediğini aktardığımızda, “İçişleri Bakanlığı ve polise sorup doğrulamamız gerek” dedi. Yağmalamaları, ev yakma olaylarını araştıracaklarını, ancak doğrulamanın mevcut koşullar altında zor olacağını söyledi.
Htay Rakhine’de süregiden askeri operasyonları da savundu: “Uluslararası toplum terör saldırılarını ilk kimin yaptığını anlamalı. Bu tür terör saldırıları Avrupa’da, ABD’de, Londra’da, New York’ta olsa medya nasıl verirdi?”

Milis gücünün faaliyetleri

Bengal Körfezi kıyısındaki Inn Din köyünde, pirinç yetiştirip balıkçılık yapan 1000 kadar Budist ile 6000 bin civarında Müslüman yaşıyordu.. 2016 yılında Rohingya militanlar Rakhine eyaletinin kuzeyinde üç polis karakoluna saldırı düzenlediler. Bu olaylardan sonra Inn Din’deki Rohingyalar Budistlerin artık onları çiftliklerinde çalıştırmadığını, Budistler de Rohingyaların işe gelmediğini iddia ediyorlar.
Geçen yıl 25 Ağustos’ta Rohingya militanlar 30 polis karakolu ile askeri üsse saldırdılar. Bu saldırıların hedefindeki en yakın karakol Inn Din’e 4 km uzaktaydı ve köyde karşılıklı suçlamalar arttı.
27 Ağustos’ta 33. Hafif Piyade Tugayı’na bağlı birlikler, Budistleri Rohingyalardan koruma gerekçesiyle Inn Din’e girdi ve Reuters’e konuşan Budist sakinlerin söylediğine göre birliğin komutanı kendilerine katılacak gönüllüler için çağrı yaptı. 80 ila 100 kişilik, bıçaklarla ve sopalarla silahlanmış gayri resmi bir milis gücü böylece oluştu. Yine Budist tanıkların anlatımıyla, Rohingyaları köyden kaçırmak amacıyla baskınlar yapılmaya evler yakılmaya başlandı.
Myanmar ordusu Reuters’in konuyla ilgili görüş alma taleplerine yanıt vermedi.
BM Operasyonel Uydu Uygulamaları Programı’ndan alınan veriler Rakhine eyaletinde 110 km’ye uzanan bir alanda yüzlerce Rohingya köyünün yakıldığını belgeliyor. New York Merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre 25 Ağusto’u izleyen üç ay içinde yakılan köy sayısı 350’yi aşıyor.
Inn Din’in 65 km kuzeyindeki Laungdon köyünün Budist sakinleri arasından da Reuters’e benzer eylemlere katıldıklarını söyleyenler oldu. Laungdon’ın 15 km kuzeyindeki Ta Man Tha köyündeki bir Budist öğrenci bir ordu subayının topladığı 50 gönüllü ile beraber motosikletlerle gittikleri bir Rohingya köyünü nasıl yaktıklarını şöyle anlattı: “(Askerler) bizi gruplara ayırdılar. Köye girmemiz yasaktı. Önce çevresini sarmamız gerekiyordu. Sonra ordu silahla atış yaptı ve bizden köye girmemizi istedi.”
Inn Din’de, Reuters ekibine fotoğrafları veren yaşlı Budist’e neden bu bilgileri bizimle paylaştığını sorduğumuzda, şöyle diyecekti: “Bu olayda şeffaf olmak istiyorum. Gelecekte böyle birşeyin bir daha yaşanmasını istemiyorum.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar