Cumhuriyet davasının altıncı duruşması tanık ifadeleriyle devam ediyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet davasının altıncı duruşması Silivri’de görülüyor. Ahmet Şık, Murat Sabuncu ve Akın Atalay’ın tutuklu olarak yargılandığı duruşmada Mehmet Faraç, Namık Kemal Boya ve Leyla Tavşanoğlu tanık olarak dinlendi. Bir önceki duruşmada Ahmet Şık, mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarılmış, Akın Atalay ve Murat Sabuncu savunma yapmamıştı. 

Tanık ifadeleri nedeniyle gergin bir havada geçen duruşmada Namık Kemal Boya, Aydın Engin’den “İlhan Selçuk’un gazeteden kovduğu Aydın Engin” diye bahsedince Engin, “Bilmeden, içinden geçenlerle tanıklık yapmak bir avukat için çok acı. Ben İlhan Selçuk döneminde yazı işleri müdürlüğü yaptım, anlaşarak içeride çalışmak istemediğim için ayrıldım” açıklamasını yaptı.

Tanıklardan Leyla Tavşanoğlu, “Fikir uyuşmazlığım olsa dahi hiçbirinin terör bağı olduğunu düşünmek bile istemem. Gazetenin benden sonraki işleyişi konusunda söyleyeceğim hiçbir şey yoktur. Yargılananlar gazeteci ve hukuk insanıdır” dedi.

Turhan Günay ise tanık ifadeleri sürerken “Dikkat ediyorum tüm tanıklar Uğur Mumcu ve İlhan Selçuk’u anıyor. Mumcu öldürüldüğünde milyonlar yürüdü ama o dönem ki tirajı biliyorlar mı? 19 bindi. Mumcu ve Selçuk’un anısına sığınmaktan vazgeçilmesini istiyorum” diyerek araya girdi.

Mehmet Faraç “Bizim mesleğimizin en iyi yanı, her şey arşivde 2010’da bugün bu davada yargılananların talimatıyla gazeteden çıkarıldım. Bunun tek gerekçesi Kubilay’ın ölümüyle ilgili bir yazıdır” ifadesini verirken Avukat Tora Pekin ise Faraç’ın ifadelerine karşı çıktı, ifade verdiği dönemde Faraç’ın Aydınlık Gazetesi’nde yazdığını belirtti, tirajlara dair bilgiyi nereden aldığını sordu. Dava savunma tanıklarının ifadeleriyle devam ediyor.

Altan Öymen tanıklar tarafından yöneltilen iddiaların akıl alacak gibi olmadığını söyledi ve “Cumhuriyet öncelikle Atatürk’e bağlıdır. 1924’ten beri zaman içinde çok şey olmuştur ama bu değişmemiştir. Atatürkçülüğün yanlış kullanımına da karşıdır. ‘Bu Atatürkçülükse ben Atatürkçü değilim’ sözü Nadir Nadi’ye aittir. Ben örgütün birçok eylemini Cumhuriyet’ten öğrendim. Hikmet Çetinkaya’nın yazılarından, Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” kitabından.Cumhuriyet öncelikle demokratik değerlere, Atatürkçülüğe, laikliğe bağlıdır” diye konuştu.

Savunmanın ikinci tanığı olarak dinlenen DİSK Başkanı Kani Beko ise “FETÖ’yü öven bir gazete DİSK’in kapısından bile giremez. Biz Cumhuriyet ile ilgili böyle bir şey duymadık bilmiyoruz. Cumhuriyet bu ilkeleri savunduğu müddetçe biz de Cumhuriyet’i savunmaya devam edeceğiz” dedi.

Mahkeme Başkanı Dağ; “yargılamanın geldiği bu aşamada toplanacak daha fazla delil kalmadı. Heyetimizle adli tıbba giden Çetinkaya ve Engin’e ait SIM kartlara ait çözümleme gelmedi. Tanık dinleme olayı bitmiştir.Gelinen aşamada fazla da yapılabilecek bir şey kalmadı. Rıza Türmen’den vazgeçilmesi bizim için rahatlatıcı olur. Böylece biz de adli tıptaki bilgileri davayı uzatıcı aşama olarak görmeyiz. Artık bir sonraki aşamaya ilerlememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Bunun ardından mahkeme başkanı, savcılık makamının son mütalaasını dinlmek üzere durşmaya 15 dakika ara verdi.

Son duruşmada Ahmet Şık, mahkeme başkanı tarafından salondan çıkarılmış, Akın Atalay ve Murat Sabuncu da Ahmet Şık’ın duruşma salonundan çıkarılmasına tepki göstererek savunma yapmamışlardı. Dava ayrıca Çağlayan’dan Silivri’ye alınmıştı.

 

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus