HDP Eş Başkanı Sezai Temelli: “Hükümet kendini savaş siyaseti üzerinden yapılandırıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin olağan grup toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Temelli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

2018 Newroz’u 

2018 Newroz’u, baskılara rağmen yine çok güçlü ve coşkulu bir şekilde kutlandı. Buradan Kemal Kurkut’un ailesine de selam gönderiyoruz. Kemal Kurkut’u unutmayacağız.

Faşizme karşı demokrasi mücadelesinin nasıl birlikte verilebileceğinin örneği Newroz’da gösterildi. Aynı birlikteliği 1 Mayıs’ta da göstereceğiz. Operasyonlar Newroz’dan önce başladı, sonra da devam etti ancak bizleri yıldıramadılar, yıldıramayacaklar. Buradan arkadaşlarımıza operasyon, gözaltı yapanların, onlara işkence yapanların cezalandırılması için İçişleri Bakanlığına da sesleniyorum. İfade özgürlüğüne tahammül yok ama bütün bunlara rağmen mücadele sürüyor.

İşin bir başka boyutu da cezaevlerinde yaşananlar. Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklular 40 gündür açlık grevinde. Bu arkadaşlarımız açlık grevi yaptıkları için ayrıca şiddete maruz kalmaktadırlar. Bu konuda sorumluluğu bulunanların yargı önüne çıkması gerekir.

Afrin Operasyonu

Bu savaş iktidarın devamı için kullanılıyor. Savaş sadece sınır ötesinde sürmüyor, her yerde. “IŞİD yeniden canlanıyor” haberleri geliyor. Nasıl oldu bu? Siz IŞİD artıkları ile, ÖSO’cularla Afrin’e girerseniz IŞİD de palazlanır.

Yağmacıları, ganimet peşinde koşanları izledik ama tabii ki yabancı televizyonlardan. Türkiye televizyonları göstermiyor bunları, ÖSO güzellemeleri yapıyorlar. Bütün bu suçlar örtülmeye çalışılıyor. Bu gerçekliğin teşhiri engellenmeye çalışılıyor. ÖSO’culardan hiç biri Afrinli değil. Bunlar Afrinli olsa evlerine giderler. Onlar yağma yapıyorlar. Afrinlilerin Afrin’e dönmeleri için sizin ÖSO’yla birlikte oradan çıkmanız gerekiyor. Afrinlilerin yaşadığı mağduriyeti de tazmin edin. Afrin’e vali atamaya kalkıyorlar. Nasıl bizim belediyelerimize kayyım atadılar, Afrin’e de vali atıyorlar.

Metal Değil Erdoğan Yorgunluğu Var

Diyor ki metal yorgunluğu var. Aslında seçmenleri için diyor. Onları metal olarak görüyor. Şimdi direniş zamanı diyor. Afrin de bunun başlangıcı diyor. Onlarda metal yorgunluğu yok senin seçmeninde Erdoğan yorgunluğu var. En kısa zamanda kurtulacaklar senden bakma seni alkışladıklarına.

Kürt sorununun çözümsüzlüğünden mi yanasınız?

Her yere bu militarist siyaseti yaymaya çalışıyorlar. Bunun etkisinde kalanlar bu etkiyle aslında Kürt düşmanlığını yükseltmiş oluyorlar. Türkiye’de Kürt meselesi turnusol kağıdıdır. Siz Kürt sorununun çözümsüzlüğünden mi yanasınız? Yoksa siz çözümden mi yanasınız? Siz demokrasiden mi yanasınız, o zaman bu sorun sizin için ayırt edici bir unsurdur. Kürt sorununun çözümü Türkiye’nin savaş siyasetinden kurtulması için en ayırt edici etmendir.

Bugünlerde bir ilkeler modası var. Tamam harika ilkelerde buluşalım peki bu ilkeler ne? Altında ne var bu ilkelerin? Demokrasi meselesi varsa iyi. Kürt sorununun çözümünde demokrasiden yana değil de güvenlikçi politikalara gidiyorsanız samimi değilsiniz. Bunu bulacağınız yer insan hakları. Bunu bulmak için 50 tane Afrin’i feda etmeyeceksiniz. Size hatırlatayım ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diyeceksiniz. O zaman demokrasi meselesinin altına ilkeleri yazarsınız.

Türkiye’de yolsuzluk yapılabilir bir iklim var

Bir tarafta savaş siyaseti diğer tarafta yolsuzluk ekonomisi. Bu ikisi birbirini besleyen unsurlar. Yolsuzluk yükseldikçe baskı ve şiddet artar. Bu ekonomilerin bir arada olması bizi şaşırtmıyor. Türkiye’de yolsuzluk yapılabilir bir iklim var. Hem AB hem OECD araştırmalarında Türkiye yolsuzluk şampiyonu. Bu tür şeylerde birinci olmayı biliyorsunuz seviyoruz. Neden diye baktığımızda iktisat ve ekonomi politikaları bunu açıklıyor.

Dolar 4 liraya geliyor. Algı, ciddiye almayın diyorlar. Arkadaşlar 5 sene içinde dolarda yüzde 115 develüasyon olmuş. Bize en yakın ülke Brezilya. Kırılgan ekonomiler içinde sayılıyor Türkiye. Bence artık saymasınlar. Çünkü artık kırıldı Türkiye. Bakan çıkıyor açıklıyor bunun bize zararı yok. Bunu biliyoruz sizin zaten tuzunuz kuru. Ama çiftçi zor durumda. Çiftçi bize bir şey olmuyor mu diyecek? Asgari ücretli satın alma gücünü yüzde 7-8 yitirmiş durumda. Evet size bir şey olmuyor ama işçiye emekliye, esnafa çok şey oluyor.

Çiftlik Bank

Tosun gitti Uruguay’a 500 milyon diye duyduk. Daha da fazla olduğu 1 milyar olduğu çıktı. Bi ara 6 sıfırı atmıştı ya biri, bunu alıp bu soygunun arkasına ekleyin boyutunu anlarsınız. Ülkeyi kendi çiftliği zanneden bir zihniyet yönetiyor. O yüzden bu vakalarla karşılaşıyoruz. Ama söyleyeyim sen Uruguay’da yapamazsın gel bu işten vazgeç.

Siz Erdoğan’ın konuşmalarından kendinize vazife çıkarıyorsunuz başka da bir şeyle ilgilenmiyorsunuz. Tıpkı Boğaziçi Üniversitesi’nde olduğu gibi… Beğenin beğenmeyin savaş karşıtı gençler eylem yapıyor. Savaş yanlıları da var. Erdoğan çıkıyor komünist gençlere okuma hakkı vermeyeceğiz diyor. Bu sizin hafızanızda var. Türbanlı gençlerin okuma hakkını gasbedilirken böyle deniliyordu. Şimdi de Erdoğan aynı şeyi söylüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus