AB, Macaristan ve Polonya’ya ekonomik yardımda kesintiye gitmeyi planlıyor

Avrupa Birliği (AB) yönetimi, 2021-2027 yılı bütçe ayarlamasında Macaristan ve Polonya’nın aldıkları ekonomik yardımdaki paylarını düşürmek istiyor. Bahsi geçen ülkelerdeki AB karşıtlığı üzerinden beslenen siyasi trend ile mücadele etmek de zorlanan AB yöneticileri, ekonomik yollara başvurarak bu hükümetlere karşı bir üstünlük sağlamayı planlıyor. Ancak bu, gerçekleşmesi çok kolay bir seçenek değil.

Üye devletlerin veto hakkının bulunması -her ne kadar demokrasiden uzaklaştığı düşünülse de- demokratik yollarla seçilmiş liderlere karşı herhangi bir cezalandırmayı zora sokuyor. Bu cezalandırmayı mümkün kılmak için yapılacak herhangi bir AB anayasası değişikliği ise veto hakkından oy birliğine geçişi sağlasa dahi cezalandırmayı garanti etmezken, siyasi ve ekonomik sorumlulukların belirlenmesinde ciddi karmaşalar yaratabilir. Oy birliği sistemi ile ittifak içi gruplaşmaların daha derin bir boyut kazanabileceği ve üyeler arasındaki anlaşmazlıkların birliğin bütünlüğünü tehdit edebileceği öngörülüyor.

Son olarak, her ne değişiklik olursa olsun 2021 yılından önce uygulamaya konulamayacak olması da AB’yi zor durumda bırakan hususlardan biri. Bu üç yıl içerisinde Macaristan ve Polonya hükümetlerinin potansiyel kısıtlamalara karşı önlemler alması ve fikirlerini yaygınlaştırma ihtimali Brüksel’de kaygı yaratıyor.

Neler olmuştu?

Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın Nisan 2010’daki seçim zaferinin ardından kültürel değerler ve ekonomik politikalar üzerinden yürüttüğü eleştirel AB siyasetine Polonya da katılmıştı. 2015 yılında Andrzej Duda’nın başında bulunduğu muhafazakâr ve AB politikalarına karşı eleştirel bir yaklaşımda olan Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), Polonya seçimlerini kazanmış ve AB yönetimine karşı yeni bir tehdit olarak siyasi arenada yerini almıştı. Viktor Orban’ın partisi Fidesz ile yakın ilişkiler kuran parti, AB’nin ekonomik politikaları, mülteci alımı konusundaki tutumu ve genel anlamda AB’nin ulus devletlerin egemenlik alanını kısıtladığı fikirleri üzerinden AB Parlamentosu da dahil olmak üzere çoğu yerde eleştirilerini açıkça belirtmeye başlamıştı.

Son yıllardaki siyasi gelişmelere karşı AB’nin dile getirdiği en büyük kaygı ise Macaristan ve Polonya’daki popülist ve ‘illiberal’ olarak nitelendirdikleri hükümetlerin git gide otoriterleştiği, medya ve yargıyı tekelleştirmeye çalıştığı ve bunu yaparken de AB’den aldıkları ekonomik yardımları kullandıkları yönündeydi. AB’nin ekonomik yardım adı altında para ile üye devletleri kendi politikalarını gerçekleştirmeye zorladığına dair eleştirilerde bulunmalarına rağmen, Macaristan ve Polonya hükümetleri AB’den en çok ekonomik yardım alan ülkelerin başında geliyorlar.

AB’nin 2013 yılında belirlenen bütçesinin yüzde 9’u Polonya’ya, yüzde 2.5’i ise sadece 9 milyon nüfusa sahip Macaristan için harcanmakta. AB’den gelen bütçe Polonya’nın altyapı harcamalarının yüzde 61’ini oluştururken, Macaristan’ın da yüzde 55’ini oluşturuyor. AB aynı zamanda spor kompleksi, okul ve kamuya açık alanlardaki projeler içinde bu iki ülkeye ekonomik yardımlarda bulunuyor.

AB kabine başkanlarından Juho Romakkaniemi, 22 Ekim 2017 tarihinde, kişisel Twitter hesabından, “Polonya, Macaristan ve şimdi de Çek Cumhuriyeti, AB bütçesinden en büyük yardımları alan ülkeler olmalarına rağmen, AB’ye karşı her geçen gün daha da eleştirel oluyor” paylaşımını yapmıştı. AB’nin ekonomik yardımlarının ana fikrinin yardım yapılan üye devletlerdeki demokratik kurumların sağlamlaştırılması ve liberal değerlerin yayılması olduğunu paylaşan Romakkaniemi, Macaristan ve Polonya hükümetlerin popülist tutumlarının üye devletleri AB değerlerinden koparacağına inandığını da eklemişti.

Romakkaniemi tweet

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar