Suudi Arabistan’ın “iş bitirici” veliaht prensi Muhammed bin Salman, nasıl zengin olduğunu Wall Street Journal’a anlattı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD’nin İran’la hesaplaşma sürecinde Başkan Trump’ın himayesinde İsrail ile birlikte başrole soyunan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, son dönemde Amerikan medyasında “genç, hırslı ve reformcu” bir lider olarak sıkça yer buluyor. Wall Street Journal gazetesi de, dün, isminin ilk harflerinden oluşma MBS lakabıyla bilinen prensin “iş bitirici iş insanlığı” yönünü öne çıkaran uzun bir yazı yayınlamış.

prensim

Şöyle başlıyor yazı:

“Prens Muhammed bin Salman -o sıralar prens olan- babası Kral Salman bin Abdulaziz’in kraliyet standartlarına göre yoksul olduğunu, delikanlılığında fark etmiş. Suudi Arabistan’ın kurucusunun diğer oğulları devlet şirketleri aracılığıyla zenginleşirken, Riyad valisi olan Salman, Kral kardeşinin bağışlarıyla ailesine bakıyormuş. Muhammed işte bu durumu değiştirmeye karar vermiş.”

Wall Street Journal MBS’in yaklaşık 20 yıl sonra bugün “fevkalade” zengin olduğunu yazıyor: “Geçtiğimiz yıllarda dünyanın en büyük yatını, Fransa’da bir sarayı ve daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağışlayacağı 450 milyon dolarlık Leonardo da Vinci resmini satın aldı.”

Peki nasıl olmuş da, bu kadar zengin olmuş? Gazete anlatıyor: Prens Muhammed devlet destekli şirketlere kimyasal madde tedarik eden bir şirketin %20 sahibi ve genel müdürü. Prensin küçük kardeşleriyle beraber sahip olduğu bir diğer şirket de geçen yıl devletten broadband lisansı ihalesini almış. MBS 2015 yılında da Avrupa uçak devi Airbus SE ile Suudi Arabistan’ın devlet havayolu şirketi arasında multi milyar dolarlık anlaşmanın imzalanmasına yardım ederek büyük miktarda komisyon almış. Fakat Airbus yetkilileri, adli soruşturmaya konu olabileceği gerekçesiyle, anlaşmanın ayrıntılarıyla ilgili bilgi veremiyeceklerini söylemişler. 

prens slicon vadisi

Gazete Suudi Arabistan’ın Kral Abdulaziz ibn Saud tarafından 1932’de kurulmasından bu yana, oğulları ve akrabalarının gelirlerini devlet şirketlerinden elde ettiğini hatırlatıyor. MBS’in babası ise, tercihini kardeşleri ve diğer akrabaları gibi zengin olmaktan yana değil yerine iktidar sahibi olmaktan yana kullanmış ve Kral’dan maaş alan bir devlet çalışanı -Riyad Valisi- olmak istemiş. Bugün 32 yaşında olan oğlu MBS de, 2000’li yılların başında -henüz 16-17 yaşındayken- babasının yeterince zengin olmadığını fark edince, derhal akrabalarından bulup buluşturduğu 100 bin dolarla Suudi borsasına girip yatırım yapmış. 10 yıl içinde MBS’in koyduğu 100 bin dolar, olmuş size yüzlerce milyon dollar.

Wall Street Journal Suudi resmi kayıtlarını da incelemiş ve Prens Muhammed’in beş ayrı emlak şirketi ile bir de geri dönüşüm şirketinin sahibi olduğunu görmüş. Yukarıda da bahsedilen kimyasal madde tedarik eden şirket ile kardeşinin sahibi göründüğü ama kararları MBS’le birlikte aldıkları Tharawat adlı balık çiftliklerinden, teknolojiye, tarımdan restoran işletmeciliğine her alanda iştiraki bulunan yatırım şirketi de cabası. Tharawat’ın ABD’de girdiği çeşitli ortaklıklar ve Suudi devletinden aldığı ihalelerin -360 milyar dolarlık inşaat yatırımı gibi- MBS ve kardeşlerine milyonlarca dolar olarak geri döndüğü de gazetede vurgulanıyor.  Haberde MBS’in özel uğraşları ile tamamlanan yine multi milyar dolarlık yukarıda sözü edilen Airbus ile varılan anlaşma da detayları ile aktarılmış. Nihayetinde, Suudi veliaht prensinin bu anlaşma için sarf ettiği şu sözler hem yazının nihayeti hem de başlığı olmuş: “Bu işlerin pîri benim.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus