Şii Afganlar Suriye’de neden savaşıyor? Para mı, iman mı?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Washington Post gazetesinde Pamela Constable imzasıyla yayınlanan haber; Suriye’de Beşşar Esad yönetimine destek veren İran bağlantılı grupların saflarında çatışan genç Şii Afganlar’ın hikayelerini aktarıyor.

İnsan hakları örgütleri ve araştırma kuruluşlarının verilerine göre son dört yılda 5 bin ila 12 bin arası Şii Afgan, İran destekli Fatımiyun Bölüğü’ne katılmak ve Suriye’de savaşmak üzere ülkelerinden ayrıldı. Bunların 840 kadarının çatışmalarda hayatlarını kaybettikleri tahmin ediliyor. Carnegie Endowment’ın araştırmasına göre; Şii Afganlar, Lübnan Hizbullah’ının ardından Suriye’deki çatışmalarda en çok kayıp veren ikinci İran destekli grup. Gözlemcilere göre; Esad güçlerinin özellikle Halep’i geri almasında Afgan savaşçılar çok kritik roller oynamışlar.

Suriye’de çatışmalara katılan Şii Afganlar’ın tam sayısını tespit etmek ise neredeyse imkansız, zira Suriye ile Afganistan ve İran arasında sürekli hareket halindeler. Çoğunun aileleri nerede olduklarını bilmiyor. Ayrıca başka bir ülke hesabına savaşmak suç olduğundan, Afganistan’da hapse atılma tehlikesi de onları bekliyor. Bu yüzden Suriye’de çatıştıklarını saklamak zorundalar.

Screen Shot 2018-07-30 at 17.07.51

Maddi çıkarlar ön planda

Habere göre; her ne kadar Suriye’ye gidenlerden kimileri kendileri için kutsal sayılan çeşitli mekanları koruduklarına inansalar da, genç Şii Afganlar’ın bu maceraya atılmalarının esas sebebini dini motivasyonlar oluşturmuyor. İran’dan ciddi maddi destek alan bu gençlerin, hayatlarını tehlikeye atmalarının sebebi daha çok maddi çıkarlara dayanıyor. Suriye’deki iç savaşta hangi uluslararası aktörün hang role sahip olduğu ve kimin kimi desteklediği konusunda fazla fikir sahibi olmayan gençlerin çoğu, bu gruplarda yer almanın karşılığında ödenen birkaç yüz doları memleketlerine götürmenin derdinde.

Gençlerin çoğunluğunu ise mülteci olarak ya da çalışmak için geçici süreyle İran’da bulunanlar ve İran-Afganistan sınırındaki fakir şehir ve köylerde yaşayanlar oluşturuyor.

“Bizi kimse savaşmaya zorlamadı, ancak bu bir gurur meselesi” diyor, her yerinde yaralanma izlerini görmek mümkün olan 26 yaşındaki Hazara azınlığına mensup Hüseyin isimli Afgan vatandaşı. İran’da marangoz olarak çalışırken IŞİD’in kafa kesme videolarından birine rastlamış ve 2014 yılından iki ay önce İran’a dönünceye kadar Suriye’de çatışmalara dahil olmuş. Ayda 600 dolar kazanarak, Suriye’nin dört farklı bölgesinde yer almış. Hüseyin; “İranlılar size bol para ve yiyecek veriyor, daha fazla sağlık imkanı sağlıyor. Ayrıca İran’da serbestçe dolaşmanıza yarayan belgeler de sağlıyorlar. Bu yüzden bu görevi yapmak için bir bakıma kendinizi zorunlu  hissediyorsunuz” diyor.

Screen Shot 2018-07-30 at 17.07.35

İran iddiaları reddediyor

Tahran yönetimi ise, kendi güçlerinden kayıp vermemek adına İranlı olmayan kişileri Suriye’deki çatışmalara sürdüğü yolundaki iddiaları reddediyor. İran yönetimine göre, Şii Afganlar sadece dindar gönüllüler.

Bunun yanında Esad güçleri ülkede kontrolü sağladıkça, İranlılar’ın çatışmalara sokmak için devşirdiği Afgan sayısı da azalıyor. Hüseyin, çatışmalar yeni başladığında yaşına, fiziksel özelliklerine bakılmaksızın herkesin kabul edildiğini söylüyor. “Sabah katılım için başvuran biri, öğleden sonra askeri eğitimlere katılıyordu” diyen Hüseyin, şu an ise İranlılar’ın daha seçici olduğunu belirtiyor.

Hüseyin; insanların ilk başlarda bir amaç için çatıştıklarına inandıklarını ancak zaman içinde bunun kaybolduğunu ve işin maddiyata bağlandığını söylüyor. Ayrıca Suriye’de savaşmak kendilerine prestij de sağlamış. “İran’da önceleri mülteci olarak görülüyorduk, şimdi ise herkes bize saygı duyuyor” diyor Hüseyin, “bir daha asla Suriye’ye dönmem” demesine rağmen.

Şu anda Afganistan’ın Herat kentinde yiyecek satan 27 yaşındaki Naeem ise 2015 yılında Suriye’ye gitmiş. Bir keresinde içinde bulunduğu tankın isabet almasıyla ağır yaralanan Naeem’in kuzeni de Suriye’de gözünün önünde öldürülmüş. “Bizim için hiçbir yerde iş yok” diyor, “çatışmalara girmekten başka yapacak hiçbir işimiz yoktu. Hayatımla kumar oynadığımı biliyordum ama bu bir zorunluluktu” diye de ekliyor.

Naeem, Afganistan’daki nişanlısıyla evlenmek için başlık parası benzeri bir ödeme yapmak zorundaymış. Suriye’ye gitmesinde, orada alacağı dolarlarla evlenmeyi planlamasının da etkisi olduğunu söylüyor. Afganistan şartları için hiç de az sayılmayacak bir meblağ olan 700 dolarla evine döndüğünde ise kötü bir sürprizle karşılaşmış: Artık onu beklemek istemeyen gelinin ailesi, evlilikten vazgeçtiklerini söylemiş. Naeem de aynı gece, dışarı çıkmış ve kazandığı tüm parayı kumarda harcamış.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus