İnsan Hakları İzleme Örgütü, Şincan’daki siyasi eğitim kamplarında yaşanan insan hakları ihlalleriyle ilgili rapor yayınladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) Çin’in kuzeybatısındaki, Uygur halkının nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturduğu Şincan bölgesinde yapılan insan hakları ihlalleri hakkında bugün bir rapor yayınlandı. Şincan bölgesinde yaşamış 58 kişiyle yapılmış olan görüşmelerden yola çıkarak kaleme alınan, “‘İdeolojik Virüsleri Temizlemek’: Çin’in Şincan Bölgesinde Yaşayan Müslümanlara Yönelik Baskı Kampanyası” başlıklı raporda, Çin’in Uygurlar’a karşı uyguladığı ihlallere örnek olarak keyfi ve toplu gözaltılar ile işkence ve kötü muamelenin yanı sıra Uygur halkının gündelik yaşamı üzerinde kurduğu denetime de yer veriliyor.

Raporda, ihlallerin, hükümetin 2014’te “Terörist Şiddete Darbe Vur” şiarıyla başlattığı hareketin ardından bölgenin liderliğini üstlenen Komünist Partisi Genel Sekreteri Chen Quango’nun göreve gelişiyle birlikte artış gösterdiği kaydedildi.

“İslam dini fiilen kanun dışı”

İnsanların, WhatsApp ve benzeri kitle iletişim araçlarını kullanmak gibi suç teşkil etmeyen nedenlerle siyasi eğitim kamplarında tutulduğu ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğinin belirtildiği raporda, HRW’nin Türkçe sitesinden aktardığına göre bir görüşmecinin “Yetkililere avukat tutup tutamayacağımı sordum; bana ‘Hayır, çünkü senin hakkında bir mahkumiyet kararı verilmedi. Kendini herhangi bir şeye karşı savunmak zorunda değilsin. Burada bir siyasi eğitim kampındasın. Tek yapman gereken ders çalışmak’ dediler” şeklindeki ifadesi yer alıyor. HRW’nin Jamestown Vakfı’na dayandırdığı bilgilere göre, söz konusu siyasi eğitim kamplarında 1 milyona yakın tutuklu bulunuyor.

Yine rapora göre bu kamplardaki tutuklular, bayrak çekme törenlerine, siyasi toplantılara, toplu ihbar ve inkar toplantılarına katılmak zorunda bırakılıyor. Öte yandan metinde, gözaltı merkezindeki yetkillierin, tutukluların dini ritüellerini yerine getirmelerine karşı koymuş oldukları kısıtlamaların boyutunun “İslam dininin fiilen kanun dışı ilan edilmesine vardığı” ifadesine yer veriliyor.

BM Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Komitesi (CERD) geçtiğimiz ağustos ayında Şincan’ı “insan haklarının bulunmadığı bir bölge” olarak tanımlamış, Çin delegasyonu ise bu tanımlamaya itiraz etmiş ve siyasi eğitim kamplarının “mesleki eğitim merkezleri” olduğunu savunmuştu. 

Rapor özetini ve tavsiyeleri içeren Türkçe metin için bağlantıya tıklanabilir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus