NATO’dan medyaya ambargo: Onlarca gazetecinin akreditasyon talebi gerekçesiz reddedildi

NATO Türk gazetecilere ambargo

İSTANBUL (Medyascope) – Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne günler kala, aralarında Medyascope’un da olduğu çok sayıda kurumun akreditasyon başvurusu gerekçe gösterilmeden reddedildi. Türkiye’deki pek çok gazeteci ve kıdemli diplomasi muhabirleri, ülkelerinde düzenlenecek zirveyi yerinde takip edemeyecek. İşte NATO’dan Türk gazetecilere ambargo ve tepkiler…

Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • NATO, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi için birçok medya kuruluşunun akreditasyon başvurusunu gerekçe göstermeden reddetti.
  • Reddedilen medya kuruluşları arasında Medyascope, Cumhuriyet, Halk TV ve T24 gibi kurumlar da bulunuyor.
  • Meslek örgütleri, akreditasyon taleplerinin reddini antidemokratik bir uygulama olarak kınadı.
  • Siyasi partiler, durumun Meclis gündemine taşındığını ve ret kararlarının gerekçesinin açıklanmasını talep ettiklerini açıkladı.

Türkiye’de birçok medya kuruluşu ve gazeteci, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne katılamayacak çünkü NATO, çok sayıda gazetecinin zirveyi takip etmek için yaptığı başvuruyu gerekçe göstermeden reddetti.

Ret kararları, başvuru sahiplerine NATO Stratejik İletişim Ofisi’ne bağlı Akreditasyon Birimi tarafından e-posta yoluyla bildirildi.

NATO’dan Türk gazetecilere ambargo kararı, basın özgürlüğü ve kamuoyunun haber alma hakkı tartışmalarını beraberinde getirdi.

Akreditasyon talebi reddedilen kuruluşlar arasında Medyascope da var. Medyascope Dış Haberler Editörü Senem Görür Yücel ve Ankara muhabiri Özgecan Özgenç’in başvurusu “nihai ret kararının gerekçelerinin açıklanamayacağı” bildirilerek reddedildi.

Yücel de NATO’dan gelen yanıtı X hesabı üzerinden paylaşarak “Türkiye’deki gazeteciler olarak ülkemizdeki NATO Zirvesi’ni yerinde takip edemiyoruz. Nedenini sormayın, açıklayamazlarmış” tepkisini gösterdi:

Öte yandan ret kararı verilen kurumlar arasında Cumhuriyet, Halk TV, Sözcü, ANKA Haber Ajansı, Nefes, İlke TV ve T24 de var.

Aydınlık Gazetesi Ankara Haber Müdürü Aykut Diş ve Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Adnan Türkkan da akreditasyon başvuruları reddedilen gazeteciler arasında.

NATO’dan ilk açıklama: “Ev sahibi ülkenin değerlendirmelerine bağlıyız”

Ambargonun ardından NATO Sözcüsü ve Stratejik İletişim Ofisi Direktörü Allison Hart’ın X hesabından yapılan açıklamada, gazetecilerin akreditasyon başvurularına ilişkin ret kararlarının Ankara’dan yapılan değerlendirmeler sonucu verildiği anlamına gelen bir mesaj paylaştı:

“NATO, büyük etkinlikler için uzun süredir devam eden medya akreditasyon prosedürlerine sahiptir. NATO Karargâhı dışında düzenlenen zirve ve bakanlar toplantıları için NATO, toplantı yerine erişimi sağlamak amacıyla ev sahibi ülkenin kendi ülkelerinden gelen gazetecilerle ilgili değerlendirmeler sağlamasına dayanır. Medyanın büyük etkinliklere bizzat katılabilmesi, NATO için çok önemlidir” denildi.

NATO’dan Türk gazetecilere ambargo: Kim, ne tepki gösterdi?

Öte yandan kıdemli diplomasi muhabiri ve Diplomasi Muhabirleri Derneği Başkanı Duygu Güvenç’in de akreditasyon talebi kabul edilmedi. Güvenç, “Ne yazık ki bu kez yaşadığım şehir Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ni izleyemeyeceğim” diye yazdı.

Gazeteci Murat Yetkin ise henüz kendisine ne ret ne de kabul verildiğini belirterek, karara “Nedir engellenmek istenen?” sözleriyle tepki gösterdi.

Akreditasyon başvurusu reddedilen gazetecilerden biri de Deniz Zeyrek. Zeyrek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 32 yıldır gazetecilik yaptığını ve bu yılların önemli bölümünü diplomasi muhabiri olarak geçirdiğini hatırlatarak, “Ne yazık ki, NATO’nun akreditasyon kısıtlamaları nedeniyle, kendi şehrim Ankara’da gerçekleşecek olan NATO Zirvesi’ni takip edemeyeceğim” diye yazdı.

Zeyrek, paylaşımını Hart’a yönelik “Bu utanç sizin, Allison Hart” sözleriyle tamamladı.

Bir diğer kıdemli diplomasi muhabiri Barçın Yinanç ise akreditasyon için NATO’ya başvurmadığını hatırlatarak, “Mesele bireysel olmaktan çıkıp kurumsal tepkiye dönüşmeli” dedi.

Zirveye başvuru yapmayan isimlerden bir diğeri ise Cansu Çamlıbel. Yıllardır Washington ve Brüksel’deki tüm resmî kurumlara akredite olduğunu belirten Çamlıbel, Ankara’daki NATO Zirvesi’ne başvurmadığını yazdı. Çamlıbel, “Türk hükümetinin NATO’ya bir akreditasyon listesi sunacağından ve benim gibi gazetecilerin orada olmasını istemeyeceğinden eminim. Sürpriz olan bu talep değil, NATO’nun bu talebe tereddütsüz uyması” diyerek tepki gösterdi.

Meslek örgütlerinden tepki

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, akreditasyon taleplerinin reddedilmesine tepki gösterdi, “Ret gerekçesini ortaya koymayan, itiraz hakkına peşinen sırt çeviren bu prosedürü kabul etmiyor, Türkiye toplumunun haber alma hakkı gereği gazetecilere yönelik şeffaf ve pozitif bir prosedür işletilmesini talep ediyoruz” dedi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) de , “Güvenlik veya organizasyon gerekçeleri, basın kuruluşları arasında ayrımcılık yapılmasının bahanesi olamaz. İktidarın eleştirel ve bağımsız medyaya yönelik dışlayıcı tutumu, Türkiye’nin demokratik standartları açısından kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Basına yönelik bu ayrımcı uygulamayı kınıyor, kamuoyunu, uluslararası basın kuruluşlarını ve meslek örgütlerini bu antidemokratik tutuma karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz” açıklamasını yaptı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu da gazetecilerin akreditasyon taleplerinin gerekçesiz biçimde reddedilmesinden kaygı duyduğunu açıkladı, NATO’nun bu ambargo ile halkın haber alma hakkını da engellediğine vurgu yaptı:

Kamuoyunu ilgilendiren ulusal ve uluslararası toplantıların izlenmesi, gazetecilerin mesleki görevi olduğu kadar toplumun haber alma hakkının da bir gereğidir. NATO bu kararıyla halkın haber alma hakkını da engellemiştir. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde de vurgulandığı üzere gazetecinin temel görevi, gerçekleri araştırmak, kamuoyuna eksiksiz ve doğru bilgi ulaştırmaktır.

NATO ambargosu Meclis gündeminde

Akreditasyon krizini İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez de Meclis gündemine taşıdı. NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Üyesi sıfatıyla NATO PA Başkanı Marcos Perestrello ve NATO PA Türk Grubu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’na mektup yazan Çömez, ret kararlarının gerekçesinin açıklanmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Çömez, akreditasyon engeli uygulanan kuruluşların ortak özelliğinin hükümet politikalarını eleştiren veya bağımsız yayın çizgisine sahip medya organları olması dikkat çekerek, “Akreditasyonu reddedilen medya kuruluşlarının tamamına yakınının hükümet politikalarına eleştirel yayın yapan kuruluşlar olması tesadüf müdür?” diye sordu.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de “Türkiye NATO’nun aslı üyesidir ve kararlarda veto yetkisine sahip. AKP iktidarı eğer kendi koydurmadıysa bu keyfi ambargoyu derhal kaldırtmalıdır” diyerek tepkisini gösterdi.

Ambargo NATO’nun ilkeleriyle çelişmiyor mu?

Akreditasyon kararları, NATO’nun kendi kurucu metinlerinde vurguladığı demokrasi, bireysel özgürlük ve hukuk devleti ilkeleriyle çelişiyor.

NATO’nun kuruluş anlaşması Kuzey Atlantik Antlaşması’nın giriş bölümünde, tarafların “halklarının demokrasi, bireysel özgürlük ve hukuk devleti ilkelerine dayanan özgürlüğünü, ortak mirasını ve medeniyetini korumakta kararlı” oldukları belirtiliyor.

Aynı metinde, taraf devletlerin Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerine bağlılıklarını teyit ettikleri, tüm halklar ve hükümetlerle barış içinde yaşama arzularını yineledikleri ve kolektif savunma ile barış ve güvenliğin korunması için çabalarını birleştirmeye kararlı oldukları ifade ediliyor.

Ancak Ankara Zirvesi öncesinde çok sayıda bağımsız ve eleştirel medya kuruluşunun gerekçe gösterilmeden dışarıda bırakılması, NATO’nun bu ilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş