İnkardan övünmeye: Çin Şincan’daki toplama kamplarına dair söylemini nasıl değiştirdi?

Guardian’ın haberine göre; Çin Devlet Televizyonu CCTV, geçen hafta aylardır varlığını reddettiği Şincan’daki toplama kamplarına dair bir video yayınladı. Videoda kamplar, içinde insanların eğitim aldıkları, üretim yaptıkları ve iyi muamele gördükleri yerler olarak gösteriliyor.

15 dakikalık videoda Hotan şehrindeki bir kamp ziyaret ediliyor. Resmi adı Hotan Şehri Mesleki Yetenekler Eğitim ve Öğretim Merkezi olan kampı tanıtan yetkililer, kameralara resmi medyada çıkan açıklamaları kelimesi kelimesine tekrar ederek insanların Çince, hukuk, mesleki eğitim alanlarında dersler aldığını söylüyor.

Öğrenciler ise vücut bakımı, fırıncılık, dikiş nakış, marangozluk gibi konularda eğitim alırken görülüyor. Genç bir kadının donuk bir ifadeyle “Eğer burada okumuyor olsaydım, nerede olacağımı tahmin etmek bile istemiyorum. Belki o dini aşırılıkçıların peşine takılıp suça batmış bir hayata sahip olurdum. Hükümet ve parti beni tam zamanında buldu ve kurtardı” sözleri dikkati çekiyor.

Araştırmacılar ve insan hakları savunucuları Çin’in aşırılıkçı hareketleri bitirmek adına yürüttüğü kampanyanın insan hakları ihlallerine, yeniden eğitim kamplarının kurulmasına ve Uygurlar, Kazaklar ve diğer Müslümanların kitlesel gözetimine ve gözaltında tutulmasına sebep olduğunu söylüyordu.

Çin, uluslararası kamuoyunca 12 milyon Müslümanın yaşadığı Şincan eyaletindeki politikalarına yapılan eleştirileri savuşturmak için en saldırgan atağını başlattı. Aylar süren inkarın sonunda yetkililer yeni bir strateji benimsemişe benziyor: kampları, insanların süresiz tutulabildiği hapishaneler yerine daha çok yaz kamplarına benzeyen “ücretsiz mesleki eğitim kampları” olarak göstermek.

Kamplar “fevri cinayetleri durdurmak ve insanları rahata kavuşturmak için” açılmış!

Rose Hulman Teknoloji Enstitüsü’nden, Çin’in etnik gruplara yönelik politikalarına odaklanan Timothy Grose, Çin Komünist Partisi’nin mesele üzerindeki kontrolünü kaybetmeye başladığını söylüyor: “Sadece birkaç hafta içinde, Çinli otoriteler yeniden eğitim kamplarının varlığını şiddetle reddederek Batı’yı karışıklık çıkartmakla suçlamaktan, kampları partinin fedakârlığının bir göstergesi olarak gururla sunmaya geçtiler.”

Geçen hafta salı günü Çin resmi ajansı Xinhua’nın yayınladığı Şincan Valisi Şöhret Zakir’le yapılan bir röportajda Zakir, kamplardan “insani yönetim ve bakım merkezleri” olarak bahsetti. Şimdiye dair konuya dair konuşan en üst düzey yetkili olan Zakir’in “eğitim” kelimesini kullanmaması dikkati çekti. Zira “eğitim” kelimesi, 1950’lerde başlayıp 2013’te kaldırılan “çalışma yoluyla eğitim” sistemini andırdığı için, geçmişteki totaliter uygulamaları hatırlatıyor.

BM İnsan Hakları Konseyi panelinden önce makyaj

Söylem değişikliği, kasım ayının başlarında diğer hükümetlerin Çin’in etnik politikalarını sorgulaması beklenen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi panelinden önce geldi. Özellikle geçen ağustos ayında BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin Şincan’da 1 milyon Müslüman azınlığın tutuklandığını ve kitlesel denetimin arttığını belirten raporundan sonra, Şincan’ın panelde önemli bir konu olması bekleniyor.

Analistler, kampanyanın Çin’in Şincan’daki politikalarının yönü hakkında önemli ipuçları barındırdığını söylüyor. Şincan’a odaklanan araştırmacı Adrian Zenz’e göre, kampları “mesleki eğitim merkezleri” olarak sunmak sadece uluslararası kamuoyuna değil, aynı zamanda Şincan halkına da yönelik bir hamle. Melbourne’daki La Trobe Üniversitesi’nde Çin etnik politikaları üzerine çalışan James Leibold, “Eğitim sürecini yasallaştırmak, standardize etmek ve nihayetinde normalleştirmeyi amaçlayan daha derin işaretler var” diyor: “Nihai amacın, Şincan’daki azınlıklara yönelik mesleki ve vatansever bir eğitim sisteminin oluşturulması olduğunu düşünüyorum.”

Videodaki dikkat çekici ayrıntı

Çin devlet televizyonu CCTV’nin videosu yine de kampların “ıslah merkezi” niteliğini gizlemede başarısız oldu. Bir sahnede, içinde en az beş tane kamera bulunan sınıfta bir grup tutuklu “Her zaman medeni, dürüst olmalı, yaşlılarıma saygı duymalıyım. Yasalara uymalı, düzgün giyinmeli, işi sevmeli, çalışkan ve tutumlu davranmalıyım” derken görülüyor.

Videoya ulaşmak için tıklayınız

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar