Tunceli’nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor

TUNCELİ (Medyascope, Hıdır Yıldız) – Tunceli’de kuşaklar boyunca ustadan çırağa aktarılan taş ustalığı, bağlama ve kunduracılık gibi meslekler; çırak yetişmemesi, artan maliyetler ve değişen yaşam koşulları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Kentte bu meslekleri sürdüren son ustalar, yalnızca geçimlerini değil, yılların bilgi birikimini ve kültürel mirasını da ayakta tutmaya çalışıyor.

Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Tunceli’de taş ustalığı, bağlama ve kunduracılık gibi meslekler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
  • Artan maliyetler ve çırak yetişmemesi, bu meslekleri sürdüren son ustaları zorluyor.
  • Ustalar, mesleklerini ve Tunceli’nin kültürel mirasını geleceğe taşımaya çalışıyor.
  • Gençlerin emek yoğun mesleklere ilgi göstermemesi ustaların en büyük endişesi.
  • Bölgedeki zanaatkarlar, geçim mücadelesi verirken kültürel değerleri de korumaya çalışıyor.

Emek yoğun zanaatlar günümüzde son ustalarla ayakta kalmaya çalışıyor. Zanaatkarlar kendilerinden sonra bazı mesleklerin yok olmasından endişe ediyor.

Tunceli’de taş ustalığı, bağlama yapım ustalığı ve kunduracılık gibi yüzlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan zanaatlar hem ekonomik koşulların ağırlaşması hem de gençlerin bu mesleklere ilgi göstermemesi nedeniyle geleceğe taşınmakta zorlanıyor. Artan hammadde maliyetleri, el emeği ürünlere talebin azalması ve çırak yetişmemesi, kentte bu meslekleri sürdüren son ustaları ayakta kalma mücadelesiyle karşı karşıya bırakıyor.

Bir zamanlar ustadan çırağa aktarılan bilgi ve deneyim, bugün birkaç atölyede yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Ustalar ise yalnızca mesleklerini değil, Tunceli’nin kültürel hafızasının önemli bir parçasını da geleceğe taşımaya çalışıyor.

“Eskiden sanatına değer veriyorlardı”

55 yaşındaki taş ustası Nihat Kalaycı, mesleği babasından öğrenmiş. Kalaycı’ya göre taş, yalnızca yapı malzemesi değil, insanın doğayla kurduğu ilişkinin de bir parçası.

“Babam ustaydı. Ailede vardı. Biraz da merak vardı, seviyorduk” diyen Kalaycı, geçmişte taş ustalarının yaptıkları işe sanat gözüyle baktığını anlatıyor:

“Eskiden ustalar her bir taşı özenle yontuyordu. Sanatına değer veriyordu. Mayamızı oradan aldık. Her insan kendi doğasına göre şekilleniyor.”

Artan maliyetlerin taş yapılara olan ilgiyi azalttığını belirten Kalaycı, buna rağmen en büyük sorunun mesleği sürdürecek gençlerin olmaması olduğunu vurguluyor.

“Bağlama bizim özümüz”

Yaklaşık yarım asırdır bağlama üreten Hüsnü Güngör de mesleğini babasından devralan ustalardan.

1978 yılından bu yana bağlama yapan Güngör, artan hammadde maliyetlerinin üretimi zorlaştırdığını ancak mesleğini bırakmayı hiç düşünmediğini söylüyor.

Bağlamanın yalnızca bir müzik aleti olmadığını vurgulayan Güngör, köylerin boşalmasıyla birlikte üretim kültürünün de zayıfladığına dikkat çekiyor:

“Bizim insanlarımız üretime değil tüketime yönelmiş durumda. Köylerimiz bomboş. Üretim yok çünkü. Üretim olmayınca tüketim de çabuk bitiyor.”

Tunceli'nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor
Tunceli’nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor

“Gelsinler mesleği öğreteyim”

Kent merkezinde uzun yıllardır kunduracılık yapan Yaşar Çakmak, gençlerin emek yoğun mesleklere ilgi göstermediği görüşünde:

“‘Gel çalış, para kazanır, meslek öğrenirsin’ dediğim gençler oldu. Ancak genelde ‘Ben o işte mi çalışacağım?’ yanıtını aldım.”

Ekonomik kriz nedeniyle hem üretmenin hem de küçük esnaf olarak ayakta kalmanın her geçen gün zorlaştığını ifade eden Çakmak, buna rağmen mesleğini sürdürmeye çalışıyor.

Günümüzde Tunceli’nin hiçbir ilçesinde kunduracı kalmadığını belirten Çakmak, sözlerini bir çağrıyla tamamlıyor:

“Ben bırakırsam artık insanlar Elazığ’a gidecek. Elemansız olmuyor. Gelsinler, öğreteyim…”

Tunceli'nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor
Tunceli’nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor

Üç usta, ortak kaygı

Taş ustası, bağlama ustası ve kunduracı… Üç farklı meslek, üç farklı hayat hikâyesi. Ancak hepsinin ortak kaygısı aynı: Mesleklerini devredecek gençlerin olmaması.

Ustalar için mesele yalnızca bir iş kolunun sona ermesi değil; taşa, ağaca ve deriye işlenen yılların emeğiyle birlikte bir yaşam kültürünün de kaybolması…

Tunceli'nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor
Tunceli’nin son zanaatkarları: Bir meslek değil, hafıza kayboluyor

Hıdır Yıldız kimdir?

2018 yılından bu yana gazetecilik yapıyor. Hak temelli, ekoloji, kadın ve emek odaklı haberler üretiyor. Gazete Patika’nın gönüllü muhabirliğini yapıyor.

Proje hakkında

Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş