Erdoğan: “Madem MHP ‘Biz yolumuza’ diyor, biz de ‘Herkes kendi yoluna’ deriz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bugün yaptığı “İttifak yok” açıklamasıyla ilgili “Gördük ki MHP farklı bir tercih yaptı. Madem ‘Biz yolumuza’ diyorlar, biz de ‘Herkes kendi yoluna’ deriz.” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında ittifak konusunda öne çıkanlar şöyle:

Türkiye siyasi işbirlikleri hususunda yeni bir döneme girdi. Bu işbirliği zemininin çok önemli katkısı olmuştur. MHP ile yeni yönetimin hayata geçirilmesi sürecinde son olarak 24 Haziran’da çok verimli bir ittifak sergiledik. Cumhur İttifakı adını verdiğimiz bu zemini hazırlayan milletimizdir. Milletimizin sesine kulak verdik ve samimi bir dayanışma içinde olduk. Yeni yönetim sisteminin inşası gibi temel konularda ittifak içinde olmak, iki partinin aynı çizgiyi takip etmesini gerektirmiyor. AK Parti ve MHP iki ayrı partidir. Farklı düşündüğümüz konularda kendi yolumuzu takip ederiz.

MHP ile kimi hususlarda farklı düşündüğümüz görülüyor. Cumhur İttifakı’na verdiğimiz önem üzerine bu farklılıklara yapıcı bir dil ile ifade etmeye çalıştık. Kimseye kişisel olarak saygısızlık etmeyi aklımızdan geçirmeyiz. Esasen bizim siyaset tarzımızda böyle bir üslubun yeri yoktur.

Af gündeme geldiğinde, bu işi tam manasıyla masaya yatırdık. Teklife sıcak bakmadığımızı çeşitli örneklerle anlatmaya çalıştık. Burada temel bir ilke var. Temel ilke bir devlet kendisine karşı işlenen suçlara af yetkisine sahip olabilir ama kişilere karşı işlenen suçlara karşı devlet af yetkisine sahip değildir.

 

 

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine dair detayları açıklayacağını söyleyen Erdoğan, cinayete dair detayları grup toplantısında şöyle paylaştı:

 

15 kişiden oluşan bu ekip ayrı ayrı gelip başkonsoloslukta buluşuyor

Grup konuşmamızın bu bölümünde Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluğunda öldürüldüğü kesinleşen Cemal Kaşıkçı ile kapsamlı bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Cemal Kaşıkçı evlilik işlemleri için Suudi Arabistan başkonsolosluğuna gidiyor. Kaşıkçı’nın bu ziyaretinin haber verildiği anlaşılıyor. Hazırlık çalışmalarının ülkelerinde yapıldığını işaret ediyor.

Operasyondan bir gün önce 16:30’da 3 kişilik bir ekip otele yerleştikten sonra konsolosluğa gidiyor. Bir diğer ekip de Belgrad ormanında ve Yalova’da keşiflerde bulunuyor.

Toplam 15 kişiden oluşan bu ekip ayrı ayrı gelip başkonsoloslukta buluşuyor.

Önce Başkonsolosluğun harddiskinde kamera görüntüleri sökülüyor. Akşam saat 17:50’de ülkemiz resmi makamlarına Kaşıkçı’nın zorla alıkonulduğuna dair ihbar geliyor.

Viyana Sözleşmesi de artık masaya yatırılacak. İlk önce başkonsolosluk çalışanlarına hakkında işlem yapılamıyor.

Araştırma ve soruşturma derinleştirildikçe çeşitli uçaklarla 15 Suudi görevli ve adli tıpçının ülkemize geldiği ve daha sonra özel uçaklarla ülkemizden ayrıldığı tespit ediliyor.

Dublör ve yanındaki şahsın da akşam Riyad’a hareket ettiği görülüyor. Riyad önce iddiaları tümüyle reddediyor. Başkonsolos, Reuters muhabirine 6 Ekim’de kendini savunmaya çalışıyor.

Olay günü konsoloslukta çalışan personel bir odada denetleme bahanesiyle oda da tutuluyor. Bir diğer personel grubuna da izin veriliyor.

Bu olay İstanbul’da oluyor. Sorumluluk makamındayız, sorgulamak hakkımız. Hiç kimseyi zan altında bırakmamak için araştırmaların sonucunu bekledik.

Kral’a ilk telefon görüşmemizde olayı anlattım. Ortak çalışma grubu kararımızı ilettim. Kral’a Başkonsolos’un yetersizliğini ilettim, Kral da aynı şeyi söyledi. Ertesi gün de başkonsolos görevden alındı. Ardından Kral’ın talimatı üzerine Başkonsolosluk binasına giren ekipler burada çeşitli incelemeler yaptı.”

 

“Cinayetin planlı bir şekilde işlendiğine dair güçlü deliller var”

“Suudi Arabistan, cinayetin kabulünün ardından olaya karıştığı belirtilen 18 kişinin şu an tutuklandığını bana ifade etti. Türkiye olarak süreci devlet ciddiyetine ve uluslararası hukuka uygun yürüttük. Sınırlarımız içinde işlenen cinayeti tüm boyutları ile araştıracak gereğini yerine getireceğiz.

21 Ekim’de ABD Başkanı Trump ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirerek olayın aydınlatılması konusunda mutabık kaldık.

Şu ana kadar ortaya çıkanlar Cemal Kaşıkçı’nın vahşi bir cinayete kurban gittiğini gösteriyor.

Cinayetin planlı bir şekilde işlendiğine dair güçlü deliller var. Cinayet günü bu 15 kişi niçin İstanbul’da toplanmıştır? Bu kişiler kimden emir almıştır? Başkonsolosluk binası niçin günler sonra açılmıştır? Öldürüldüğü resmen kabul edilen bir kişinin cesedi niçin hâlâ ortada yok?

Cesedin yerli işbirlikçiye verildiği iddiası doğruysa bu yerli işbirlikçi kimdir? Sıradan birisi bu yerli işbirlikçiden bahsetmiyor. Suudi Arabistan’dan yetkili bir kişi bundan bahsediyor. Öyleyse bu işbirlikçiyi açıklamak zorundasın.

Hiç kimse bu sorular cevaplanmadan meselenin üzerinin kapatılacağını aklından bile geçirmesin.

Buradan şimdi bir çağrı yapmak istiyorum. Bu çağrım Suudi Arabistan kralı ve üst yönetiminedir. Olayın cereyan ettiği yer İstanbul’dur. Tutuklanan bu 18 kişinin yargılanmasının İstanbul’da yapılması teklifimdir. Takdir kendilerindedir.”

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus