İrlanda’da ‘dine hakaret’ referandumu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Quartz’ın haberine göre, İrlanda’da bugün gerçekleştirilecek referandum ile vatandaşların dini konular hakkında saygısızlık olarak nitelendirilebilecek şekilde konuşmalarının hukuki sonuçları olup olmayacağıyla ilgili karar verilecek.  Referandumda hem ‘dine hakaret’ olarak kabul edilen ifadeleri yasaklayan kanun oylanacak hem de bununla ilgili 2009 yılında çıkmış yasanın üst mahkemece bozulup bozulmayacağına karar verecek. Ayrıca yine bugünkü referandumla eşzamanlı olarak, önümüzdeki yedi yıl boyunca görev yapacak olan yeni İrlanda cumhurbaşkanı seçilecek. Yapılan anketlere göre, halen görevdeki Cumhurbaşkanı Michael D. Higgins’in tekrar seçilmesi bekleniyor.

“Dine hakaret” suçu nedir ve neden İrlanda bu konuyla ilgili referanduma gidiyor?

1937’de yazılan İrlanda Anayasası’nda, “Dine hakaret eden, halkı galeyana getirecek ve toplum ahlakına aykırı ifadelerin yayınlanması veya söylenmesi, yasalara uygun olarak cezalandırılacak bir suçtur” ifadesi yer alıyor.

2009 yılında ise İrlanda Parlamentosu, yasada, ‘dine hakaret etmek’ olarak algılanabilecek eylemlerin kapsamının daha açık bir şekilde tanımlandığı kanunu kabul etmişti. İrlanda Hakaret Yasası’na göre bir yazının ‘dine hakaret’ olarak değerlendirilebilmesi için, herhangi bir dine hakaret etmesi, bu hakaretin bu dine mensup insanların büyük çoğunluğu arasında derin bir rahatsızlık yaratması ve yazılan metnin dinin mensupları arasında rahatsızlık yaratma amacıyla yazılmış veya yayımlanmış olması gerekiyordu.

“Dine hakaret” suçunun cezası nedir?

İrlanda’da dine hakaret etme suçunu işlediği düşünülen kişi 25 bin euroya (yaklaşık 160 bin lira) kadar para cezasına çarptırılabiliyordu.

İrlanda’da daha önce kimse “dine hakaret”ten suçlu bulundu mu?

Yakın geçmişte bulunmadı. Bu referandumun gerçekleştirilmesini öneren eski İrlanda Cumhurbaşkanı Enda Kenny’nin ifadesine göre, bu maddeden en son biri 1855 yılında suçlu bulundu.

Yasa gündeme, 2017’nin Mayıs ayında Britanyalı komedyen ve oyuncu Stephen Fry’nin İrlanda Ulusal Radyosu’nda Tanrı’nın varlığını alenen sorguladığı yayından sonra Gardai de olarak bilinen İrlanda polisinin komedyen hakkında soruşturma başlatmasıyla gelmişti. Gardai, Fry’ın açıklamasından rahatsız olmuş ancak yeterli sayıda şikâyetçi bulamadığı için soruşturma iptal edilmişti.

 Referandum ne ile alakalı?

Referandum, Anayasa’nın ‘dine hakaret’ olarak adlandırılan eylemi suç olarak görüp görmeyeceğiyle ilgili. İrlanda halkının çoğunluğu hükümlerin iptali için karar verirse İrlanda Parlamentosu, ‘dine hakaret’ olarak adlandırılan ifadelerin suç olması yönündeki yasayı değiştirebilecek.

Yasanın yürürlükten kaldırılmasını kimler destekliyor?

Irish Times için yapılan yakın tarihli bir anketin sonuçlarına göre, ankete katılanların yüzde 51’i yasanın yürürlükten kaldırılması için oy verecek. Katılanların yüzde 19’u aleyhte oy vereceğini söylerken, yüzde 25’i kararsız olduğunu, yüzde 4’ü  ise oy vermeyeceğini belirtti.

İrlanda Katolik Piskoposlar Konferansı, İrlanda Kilisesi ve Iona Enstitüsü’nün de aralarında olduğu önde gelen bazı dini gruplar yasasının kaldırılması yönünde ‘evet’ oyu kullanacaklarını açıkladı. İrlanda Sivil Özgürlük Konseyi gibi seküler gruplar da yasanın kaldırılmasına destek veriyor.

Yasanın yürürlükten kaldırılmasına kimler karşı çıkıyor?

‘Hayır’ için kolayca anlaşılacak kamplaşmış bir grup olmasa da referandumu eleştirenler mevcut. Bu eleştirilerden bazıları oylamanın kendisini ‘para kaybı’ olarak nitelendirip gereksiz bulurken, bazıları da ülkenin gündeminde referanduma taşınması gereken daha ciddi konular olduğunu öne sürüyor.

Başka bir grup ise referandumu gereksiz bulmasının nedeni olarak, 100 yıldan uzun bir süredir kimsenin bu yasa gereği yargılanmış olmamasını gösteriyor. Senatör Rohan Muller ise referandumu ‘tamamen gereksiz’ olarak nitelendiriyor.

Bazıları ise bu yasanın azınlıkta olan dini grupları koruduğunu öne sürerek ‘hayır’ı destekliyor. Trinity Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve İrlanda İslam Kültür Merkezi’nde üst düzey bir konumda yer alan Ali Selim, anayasada ‘dine hakaret’ suçunun bulunmasının İrlanda’daki farklı toplulukların birbirine olan bağlığını koruduğunu, azınlık olan grupların haklarını ve özgürlüklerini garanti altına aldığını söylüyor.

Bu konu neden önemli?

Aktivistler bu yasanın insanların ‘ifade özgürlüğünü’ kısıtlamak, çoğunluğun bağlı olduğu dine inanmayanları ya da herhangi bir dine inanmayanları cezalandırmak amaçlı kullanıldığını iddia ediyor. Uluslararası Af Örgütü, ‘dine hakaret’ yasalarının dini azınlıklara ve diğerlerine karşı genellikle iftira olarak kullanıldığı ve sivil vatandaşlara adaleti yerine getirme motivasyonuyla, suçlanan kimselere zarar vermeleri hatta öldürmeleri için cesaret verdiği görüşünde. Afganistan örneğini veren örgüt, bu tarz yasaların olası tehlikeli sonuçlarına dikkat çekiyor.

İrlanda hükümeti üyeleri ise bu yasanın kaldırılmasının dünyadaki diğer ülkelere ‘ilerici’ adımlar atmaları için emsal oluşturacağını belirtiyor. ‘Evet’ oyu için kampanya yürüten İrlanda Adalet Bakanı Charlie Flanagan ise konuyla ilgili “Bu hükmü anayasamızdan kaldırarak, ‘dine hakaret’ olarak nitelendirilebilecek yasaların İrlanda Cumhuriyeti değerlerini yansıtmadığına dair dünyaya güçlü bir mesaj gönderebiliriz. Bu tür yasaların olmamaları gerektiğini düşüyoruz” dedi.

Eğer yarınki referandumda çoğunluk oyu ‘Evet’ çıkarsa bu, son yıllarda nüfusunun büyük çoğunluğu Katolik olan İrlanda Cumhuriyeti’ni sarsan sosyal ve politik gelişmelerden sonuncusu olacak. Bu sarsıcı gelişmeler, 2015 yılında eşcinsel evliliklerinin yasallaştırılması, yine 2015’te eşcinsel olduğunu açıklayan ve Hindistan göçmeni bir ailenin çocuğu olan Leo Varadkar’ın geçen yıl başbakan seçilmesi ve geçen mayıs ayında yapılan referandumda kürtajın yasallaştırılması olarak sıralanıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus