Pervin Buldan: “Kayyumları aday göstermelerinin tek amacı, Kürtleri inkar politikasına devam etmektir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan partisinin grup toplantısında konuştu. Buldan’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“Dönemin Başbakanı Çiller’in emriyle gerçekleştirilen bombalamada, Ersin Yıldız hayatını kaybetmiş, onlarca çalışan yaralanmıştı. Gazetenin (Özgür Ülke) binası yerle bir olmuştu. Yıldız şahsında tüm özgür basın şehitlerini saygıyla anıyoruz. Özgür basının isyan ateşi hiç sönmedi, yanmaya devam ediyor.”

“HDP olarak her zaman engelli yurttaşlarımızın yanındayız”

“Engelli vatandaşlarımız asla yalnız değildir. Biz HDP olarak her zaman engelli yurttaşlarımızın yanındayız, tüm sorunlarının takipçisiyiz. Bu vesileyle tüm engelli kardeşlerimizi selamlıyor, dayanışma ve destek mesajlarımızı yolluyoruz. Tüm engelleri hep birlikte kaldıracağımızın sözünü veriyoruz onlara.”

“Bu ülke AKP iktidarında işçi emekçi mezarlığına dönüştürüldü. Elbette bu zulmün hesabını hep birlikte, işçi, emekçi kardeşlerimizle soracağız.”

“Tecrit kilidi kırılmadan, hukuka, demokrasiye vurulan kilit asla kırılmaz”

“Amed zindanından yükselen bu direniş, İmralı’nın kapısına vurulan kilidi mutlaka ama mutlaka kıracaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın! Önceki komplolar nasıl boşa çıkarıldıysa, tecritle İmralı’da zamana yayılmış idam komplosunu boşa çıkarmak hepimizin önünde tarihsel bir sorumluluk olarak durmaktadır. Türkiye kamuoyu da tecritle geliştirilen büyük oyunu ve komployu mutlaka ama mutlaka görmelidir. Kendisine dayatılan bu faşizme karşı mutlaka karşı çıkmalıdır. Hep birlikte direnirsek, mücadeleyi yükseltirsek bu komployu boşa çıkarabiliriz. Tecrit kilidi kırılmadan, hukuka, demokrasiye vurulan kilidin asla kırılamayacağını hepimizin bilmesi gerekmektedir. Buradan tüm halkımızı ve demokratik kamuoyunu Leyla (Güven) arkadaşımızın direnişini her yerde sahiplenmeye, aynı talepler etrafında kenetlenerek direnmeye çağırıyoruz.”

“Böyle tutarsızlık, böyle ikiyüzlülük olmaz”

“Türkiye’nin yapması gereken Demirtaş, Yüksekdağ dahil tüm seçilmişleri, siyasileri özgür bırakmaktır. İdris Baluken ve tüm seçilmiş arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekir. AKP Genel Başkanı, yargıya talimat verircesine davaya müdahale ediyor. Kendisine sormak isteriz: Mahkeme başkanı mısınız, Cumhurbaşkanı mı? Türkiye muz cumhuriyeti midir, bir kabile devleti midir de kararı tanımıyor! Böyle bir keyfilik olabilir mi? Bir yandan AB’yle ilişki kurmaya çalışacaksınız, diğer yandan ise AİHM kararını tanımayacaksınız. AİHM’i tanımayan Erdoğan çıkmış bir de Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ‘Uluslararası kuruluşlara başvuracağız’ diyor. Elbette başvurabilirsin. Ama başvurduğun uluslararası alanın tüm kararlarını da tanımayı, saygı duymayı öğreneceksin. Böyle tutarsızlık, böyle ikiyüzlülük olmaz.”

“Menderes’i Yassıada’ya hapseden zihniyetle, Demirtaş’ı Edirne’de rehin tutan anlayış aynıdır. Erdoğan, Edirne’yi Yassıada’ya çevirme gayreti içerisindedir. Bakanlar Komitesi derhal devreye girmelidir. AİHM kararının gereğinin yerine getirilmemesi halinde AB, Türkiye ile tüm ilişkileri dondurmalıdır! Aksi takdirde bu hukuksuzluğa alet olacaktır.”

“Ağzını açanı cezaevine alıyorlar”

“AKP yeni cezaevleri vaat ediyor. Yani halka diyorlar ki, ‘Sizi cezaevine atacağız.’ Cezaevlerinde sayı neredeyse 260 bini aşmıştır. Şu anda cezaevlerinde insanlar, yerlerde yatıyor. Dönüşümlü olarak uyuyorlar. Ağzını açanı cezaevine alıyorlar. Yetmiyor, cezaevlerinde tutsaklara işkence ediliyor. Ayakta sayım, çıplak arama gibi faşist yöntemlere başvuruyorlar. Tutsakların uzak cezaevlerine sürgün edilmesi nedeniyle aileler büyük bir mağduriyet yaşıyor. Ailelere de zulmediliyor. Özellikle Hakkari’de olan bir ailenin yakını Edirne’ye konuluyor. Bu zulümdür. Bunu kınıyoruz. ‘İşkenceye sıfır tolerans’ diyerek iktidara geldiler. Şimdi işkencecilere bin tolerans tanıyan oldular. En başta söylüyoruz; şartsız ve koşulsuz hasta tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır. Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir hastanenin ‘cezaevinde kalamaz’ raporu, bir hasta tutsağın tahliyesi için yeterli olmak zorundadır. Aksi takdirde cezaevlerinde yaşanacak ölümlerden AKP hükümeti sorumlu olacaktır.”

“Seçimler Türkiye için bir demokrasi referandumudur”

“31 Mart’ta bu iki ayrı yoldan yürüyenler hesaplaşacaktır. Bu nedenle bu seçimler Türkiye için bir demokrasi referandumudur; Türkiye halklarının irade beyanıdır. Soruyorum size; Özgürlük sandıklara sığar mı? Özgürlük sandıklara asla ve asla sığmaz. Özgürlük bir direniş türküsüdür, ağızdan ağza yayılır, sandıkta, sokakta her yerde onu söylemeye, onu haykırmaya devam edeceğiz.”

“Bu kayyumlar ortada kalacak”

“Bu kayyumlar ortada kalacak. O gaspçı şimdiden 31 Mart gecesi için Ankara’ya uçak biletini alsın. Çünkü diğer kayyumlardan yer bulamayabilir uçakta. Tabii sormadan edemiyoruz. Recep Bey madem aday bulamadın, sen aday olsaydın. Ya da Soylu’nu gönderseydin. O olmuyorsa damadı aday yapsaydın. Ya da Bahçeli gitseydi. En azından Osmaniye’den ilerisini görmüş olurdu. Bunların gaspçı kayyumları aday göstermelerinin tek amacı var, o da Kürtleri inkar politikasına devam etmektir. Kürt halkı, kendi iradesini yok sayanı yok sayacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.”

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus